Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Kasım 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ABD'de Bush'un ipliği pazara çıktı ama...


Dünyada olup biteni izlemeye çalışmanın, biri olumlu, diğeri olumsuz, iki yan etkisini hissediyorum zaman zaman.
Olumlu olanı "teselli etkisi" diye tanımlayabilirim. Dünyada yaşanan rezaletleri, yolsuzlukları, ilkellikleri; ufuksuz liderlerin ve çapsız yönetimlerin akıl almaz zaaflarını izlerken, Türkiye'de yaşanan kimi gelişmelere odaklanıp "Biz adam olmayız" sonucuna varmanın pek de doğru olmadığını düşünüyorum ve bununla teselli buluyorum. Özellikle Bush yönetiminin marifetlerini (!) izlerken sıkça tattım bu duyguyu.
Beni olumsuz etkileyen süreci de Bush yönetimi tetikledi. Küreselleşmenin çok daha karmaşık hale getirdiği dünyamızda, olan biteni kavrayamayan Bush gibi çapsız liderlerin yarattığı çıkmazlar, adaletsizlik artarken kabaran toplumsal tepkiler, her an bir felakete yol açabilecek olan potansiyel riskler, dünyanın ve insanlığın geleceği konusunda giderek derinleşen bir karamsarlığa sürükledi beni. Çevrenin, barışın, can güvenliğinin, fikir özgürlüğünün, demokrasinin tehdit altına girmekte olduğunu hissetmeye başladım.

Kirli seçim
Bush'un Irak macerasını uzun süre destekleyen New York Times'ın ünlü yazarı Thomas Friedman gibilerin ve Amerika'daki seçmen çoğunluğunun, Bush yönetiminin Amerikan halkını aptal yerine koyduğunu anlaması bir hayli süre aldı ama sonunda, geçen salı yapılan Kongre seçimlerinde tam bir hezimete uğradı Bush çetesi.
ABD'yi ve dünyayı kendi çiftliği gibi yönetmeye kalkışan Bush'tan kurtulma yolunda ilk adım gibi göründüğü için, ilk bakışta olumlu sayılabilecek bir gelişmeydi bu. Ancak böylesine ufuksuz ve ölçüsüz bir yönetimin bu kadar süre ABD'nin başında kalabilmesi ve son seçimlerde yaşananlar, Amerika'nın ve dünyanın geleceği konusunda iyimser olmayı zorlaştırıyor.
Adayların seçilmek için 2.3 milyar doların üzerinde rekor harcama yaptığı bu seçim, çoğu gözlemci tarafından "ABD tarihinin en kirli ve pespaye seçimi" olarak nitelendi. Bush yönetiminin benzersiz Irak fiyaskosu seçimlere damgasını vurdu ama bunun dışında kampanyanın neredeyse tümü, adayların birbirlerine çamur atma yarışıyla geçti. Irkçılık, anti semitizm, yolsuzluk ve cinsel sapkınlık iddiaları havada uçuştu. Demokratların senatör adaylarından Jim Webb'in yıllar önce yazdığı bir romandaki karakterin seks düşkünlüğü bile Webb'i vurmak için silah olarak kullanıldı.

Cinnet devri bitti mi?
Bu kirli seçim sonucunda Kongre'nin yönetimi muhalefetteki Demokratların eline geçti ama icra yetkisi hâlâ Başkan Bush'un elinde. Öte yandan seçimi kazanan Demokrat adayların önemli bir bölümünün, dünya görüşü olarak ılımlı Cumhuriyetçilerden çok farklı olmayan, muhafazakâr Demokratlardan oluştuğu belirtiliyor.
Şimdi bu seçimin sonucuna bakarak, gazeteci arkadaşımız Zeynep Atikkan'ın Amerikan Cinneti adlı önemli kitabında anlattığı çok boyutlu buhranın aşıldığını ve Amerika'nın bir anda değişeceğini düşünmek kolay değil. Ancak baştan beri Bush'dan yaka silken, aklı başında Amerikalıların, farklı bir dönemi başlatma potansiyeline sahip olduğunu da unutmamak gerekiyor.

oulagay@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
'Lades' mi, 'aklımda' mı?
Politika oyununun aktörleri; politikacıların ...
Melih AŞIK
Sonsuzluğa doğru
Ankara böylesi mahşeri bir törene son kez Uğu...
Fikret BİLA
Ecevit'e "Cennet Kapısı"ndan uğurlama
Bülent Ecevit, son yolculuğuna, GATA'nın "Cen...
Hasan CEMAL
Acıklı bir pazar yazısı...
Bilgisayarın başına oturuyorum, haftanın son ...
Güneri CIVAOĞLU
Ecevit'in serveti
"Ecevit'e veda" ile "AKP kongresi" örtüştü. A...
Can Dündar
Ecevit'in son mitingi
Ecevit'in 50 yıllık siyasi yaşamı 12 Eylül'l...
Abbas GÜÇLÜ
Roma, İtalyanlar ve biz
Roma ile İstanbul'un pek çok ortak özelliği v...
Hasan PULUR
Polisin not defteri...
EMNİYET Müdürü Feyzullah Arslan'ın "Gül, Güld...
Derya SAZAK
Umudun yürüyüşü
Ecevit son yolculuğuna, CHP'nin 1977 seçimler...
Meral TAMER
Ecevit, "Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş"u hiç kabul etmemiş
Bülent Ecevit'in Robert Kolej'den arkadaşı Al...
Ece TEMELKURAN
Sevenleri google'lamayın!
"Araştırılır" ya damat adayları, ebeveynler t...
Osman ULAGAY
ABD'de Bush'un ipliği pazara çıktı ama...
Dünyada olup biteni izlemeye çalışmanın, biri...
Güngör URAS
Otelciler talep tırmanışının keyfini yaşıyor
Amerika'da 11 Eylül'den sonra insanlar daha a...
Serpil YILMAZ
"MASAK gitti, Evcil'in işi bitti"
Demir çelik sektörüne yaptığı yatırımlarla iş...

© 2006 Milliyet