|
 |
|
|
Türkiye'yi İran sandı
Fransa cumhurbaşkanlığı seçiminde Sosyalist Parti'den aday olmak için yarışan Royal, TV tartışmalarında dış politikada yetersiz olduğunu ortaya koydu. Nükleer silahlar tartışılırken Türkiye'nin AB sürecinden söz etti
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Fransa'yı, Nisan 2007'de yapılacak cumhurbaşkanlığı heyecanı sararken, muhalefetteki Sosyalist Parti'nin adayı olmak için yarışan Segolene Royal (53), televizyon tartışmalarında birbiri ardına gaflar yapıp çok kötü bir performans sergileyince partinin ileri gelenleri arasında hayal kırıklığı yarattı.
Öğretmenlerin haftalık çalışma saatlerinin uzatılmasını isteyerek parti tabanının yüzde 20'sini oluşturan bir kesimin şimşeklerini üzerine çeken Royal, özellikle dış politika konularına hiç hâkim olmadığını da ortaya koydu. Royal, Sosyalist Parti'nin adayı olmak için yarışan öteki 2 aday adayıyla katıldığı ve üçü televizyondan yayımlanan tartışma programlarından birinde, nükleer silahların sınırlandırılması konusunda fikrini açıklarken büyük bir ihtimalle İran'ı Türkiye ile karıştırarak, tartışılan konuyla hiç ilgisi olmayan Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili görüşünü anlattı.
Royal, seçim öncesinde verdiği sözleri yerine getirmeyen politikacıların yargılanıp cezalandırılması şeklindeki tuhaf önerisiyle de siyaset elitini korkuttu. Tartışmalarda Royal, solcu bir kültüre sahip olmasına rağmen totaliter eğilimleri güçlü bir kişilik profili çizdi.
Sego-Sarko düellosu
Sosyalist Parti yöneticileri, Royal'in kendi adayları olması halinde, sağ kesimin adayı olmasına kesin gözüyle bakılan şimdiki İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy (52) karşısında hezimete uğrama riskinden söz etmeye başladılar. Bu çevrelere göre, olası "Sego-Sarko" düellosundan Royal'in bu performansıyla sağ çıkma şansı hemen hemen hiç yok.
İngiliz The Times gazetesinde yer alan habere göre, son yapılan kamuoyu yoklamalarında Royal'e Sosyalist Parti içinden verilen destek yüzde 5 oranında düşerek yüzde 58'e indi. Aday adayı eski Maliye Bakanı Dominique Strass-Kahn'ın (57) desteği 5 puan artarak yüzde 32'ye yükseldi.
Royal bu hafta 217 bin parti mensubunun oy kullanacağı aday seçiminde Elysee Sarayı'na gidebilecek tek Sosyalist'in kendisi olduğunu iddia etti. Partililerin kendisini ilk turda seçmelerini talep eden Royal, ikinci tura kalırsa Sarkozy karşısında şansının azalacağı uyarısında bulundu. Royal, "Sağı yenebilecek tek aday benim" şeklinde konuştu.
Le Pen'e artık kimse gülmüyor
Cumhurbaşkanlığı seçiminde aşırı sağcı Ulusal Cephe'den aday olmaya hazırlanan 78 yaşındaki Jean Marie Le Pen, şimdiye kadar adaylığını koyduğu 4 seçimde öteki adaylar tarafından ciddiye alınmamasına karşılık bu kez ciddi bir tehdit olarak görülüyor.
Şampanya ve eski Fransız şarkılarına olan tutkusuyla bir anlamda sevimli ihtiyar olarak görülen ve adaylıkları hep bir şaka olarak algılanan Le Pen, 2002'deki seçimde Sosyalist aday Lionel Jospin'i geride bırakarak Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın ardından ikinci olmuş ve tüm Avrupa'yı şoka sokmuştu.
Bu kez durum daha da vahim. Le Monde için yapılan bir anket Fransızların yüzde 18'inin kesin olarak Le Pen'e oy vermeye kararlı olduklarını ortaya çıkardı. Bu oran, Le Pen'in oylarının 2002'ye göre 9 puan daha arttığını gösteriyor. Le Pen ise "Amacım nisanda ikinci tura kalmak değil, başkanlığı almak" diyor. Seçimin favorileri Sarkozy ve Royal için "fikirlerimi çalıp satmaya çalışıyorlar ama onların patenti bende" diyen Le Pen, halkın taklidi değil orijinali seçeceğini savunuyor. Le Pen için hazırlıkları yapılan kampanyanın temel sloganı da şimdiden belirlendi: (Fransa'yı) Ya sev, ya terk et.
|
|
|

|