Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Kasım 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İnciraltı'nda demokrasi arayışı

Görüş / Engin Önen

Geçen hafta İzmir Şehir Plancıları Odası ile Dokuz Eylül Üniversitesinin ortaklaşa düzenlediği "6. Şehircilik Kongresi"nde, "Kent, Demokrasi Ve Yurttaşlık Krizinin Sosyolojik Boyutları" başlıklı bir bildiri sunmaya çalıştım.
Bu kongrenin yapıldığı günlerde, İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilecek bir toplantı için çağrılar yapılıyordu. "İnciraltı'nın Geleceğini Birlikte Kuruyoruz" temasıyla, İnciraltı tartışmaya açılıyordu. Tam da sunduğum bildiri için doğrudan bir gözlem olanağı ortaya çıkmıştı.
Dört güne yayılacak şekilde planlanan ve İzmir Ahmet Piriştina Kent Arşivi Müzesi'nde gerçekleştirilen toplantının ikincisini baştan sona izlemeye çalıştım.
Çok demokratik bir usuldü. Mal sahiplerinden sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlerden yerel siyasetçilere söz isteyen herkese, söz hakkı veriliyordu. Benim katıldığım toplantıda söz alanlar içinde ağırlığı bölgedeki mal sahipleri oluşturuyordu. Söz alan sivil toplum temsilcilerinin bir kısmının da İnciraltı'nda mülk sahibi olması dikkat çekiyordu.
Onun için söz alanların toplantıda yarattığı hava, İnciraltı'nın imara açılması yönünde esiyordu. Konuşmacıların bir kısmı esprili bir kısmı ise dramatik üslupla mağduriyetlerini aktardılar.
Bölgenin koruma amaçlı planlarının tutarsızlığına dikkat çektiler. Bornova ve Bostanlı gibi bölgelerdeki yapılaşma ve imar uygulamaları ile İnciraltı'na reva görülen sınırlamaları çifte standart olarak nitelendirdiler.
Kimisi bölgenin tarımsal alan vasfını yitirdiğini anlattı uzmanca, bazıları geniş aralıklı ama çok katlı yapılaşmanın sağlayacağı yararlardan söz etti. Kimisi tarımsal alandan akciğer olamayacağını anlatırken, bazıları buranın turizm için ne kadar uygun olduğunu ve yaratacağı istihdam olanaklarından bahsetti. Konuya daha doğrudan temas edenler de oldu. Onlara göre, burası eninde sonunda imara açılacaktı, bari tamamı rantçıların eline geçmeden ve mal sahiplerinin yararlanacağı şekilde değerlendirilmeliydi.
Karşı görüş bildiren sadece iki konuşmacı ise biraz uzmanca gerekçelerle biraz da çevreci/ideolojik gerekçelerle farklı sorunlara dikkat çektiler.
Kentlerin kaderini sadece uzmanların görüşüne terk etmek, demokrasiden vazgeçmek anlamına gelir. Ama demokrasi için, kentlerin, kenti ortak değerler ve kolektif bir topluluk olarak algılayabilecek hemşehri/yurttaşlara ihtiyacı var.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Her şey bir kaç saniye
Emeklilik hakkında her şey
Hani İzmir tıpkı Rio gibi olacaktı?
İnciraltı'nda demokrasi arayışı
İzmir'i bekleyen tehlike





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet