Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Kasım 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İzmir'i bekleyen tehlike

Satır Arası / Deniz Sipahi

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEU) Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÇEVMER) Müdürü Prof. Dr. Aysen Müezzinoğlu'nun açıklamaları bir uyarı niteliğinde.
Müezzinoğlu diyor ki.
"İzmit'teki İZAYDAŞ, 10 yıl önceden kontratı olan fabrikaların dışındaki fabrikalardan yaklaşık bir yıldır, tehlikeli atık kabul etmiyor. Son derece vahim bir durumla karşı karşıyayız. İzmir'in çevresi tehlikeli atıklarla dolmaya başladı. İzmir Nazım İmar Planı'nda tehlikeli atık depolama ve işleme yeri belirlendi mi, belirlenmedi mi bu da belli değil. Çok acil bir şekilde, tehlikeli atıkların depolanacağı alternatif yerler tespit etmeliyiz."
İzmir'deki fabrikaların tehlikeli atıklarının nereye atıldığının belli olmaması bir zaafiyet değil midir?
Son yıllarda özellikle kanser hastalığı ile çevre kirliliği arasında bir bağ kuruluyor. Buna göre zehirli ya da radyasyonlu atıkların kansere yol açtığına dair yaygın bir kanaat hakim.
Kamuoyunun da tartıştığı Kocaeli'nin Dilovası Beldesi buna çok güzel bir örnek.
Özellikle kimya, demir çelik ve enerji sektörünün ağırlıklı olarak üretim yaptığı Dilovası Beldesi'ndeki araştırmalar bize önemli mesajlar veriyor.
* * *
Dilovası'nda yaşanan bu sağlık sorunları ve özellikle kanser olaylarındaki anormal artışlar üzerine Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı konu ile ilgili bir çalışma yapmış. Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu'nun başkanlığında yapılan incelemelerde şu sonuçlar ortaya çıkmış.
Dilovası'nda son sekiz yılda gerçekleşen ölümlerin yüzde 32.3'ü kanser nedeniyle olmuş. Kanser nedenli bu ölümlerin yüzde 44'ü akciğer, 19.5'i de mide kanserinden.
Dilovası'nda yaşanan kansere bağlı ölümler hem Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine, hem de Türkiye ortalamalarının çok üzerinde. Bölge halkı genelin 2.5 katı miktarda gerçekleşen kansere bağlı ölümleri Dilovası'ndaki çevre kirliliğiyle ilişkilendiriyor.
İzmir için belki bu kadar acil bir durum söz konusu değil ama atık envanterinin oluşturulamaması da riskin giderek büyümesine neden oluyor.
Türkiye Avrupa Birliği'yle müzakere sürecinde belki birçok dosyayı kolaylıkla geçecektir ama çevre konusunda zorlanacaktır.
* * *
Ne yazık ki; Avrupa standartlarında çevre uygulamalarına sahip değiliz.
Türkiye katılım ortaklığı belgesindeki çevre başlığındaki bırakın uzun vadeli hedefleri kısa vadeli olanları bile yerine getiremedi. Sürdürülebilir kalkınma kavramını daha yeni tartışmaya başlıyoruz.
Atıkların yönetmeliğine uyumda ilerleme kaydedildi ancak elimizde sağlıklı veriler mevcut değil.
Türk yasaları, AB'nin sular ile ilgili çerçeve yönetmeliğine uyumlu değil. Gürültü yönetmeliğine uyumda gelişme var; ancak sanayi atıkları, değişime uğramış organizmalar ve risk yönetimde uyum sağlanamadı.
Oysa bugün dünyadaki çevre uygulamaları planlı uygulamalar sayesinde neredeyse sıfır riske doğru gidiyor. Prof. Dr. Aysen Müezzinoğlu'nun açıklamaları İzmir'in de risk altında olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Bana göre Kalkınma Ajansı'nın üzerinde durması gereken konuların başında çevre geliyor. Avrupa Birliği fonları çevresel kalkınmayı destekliyor ve İzmir örnek projelerle bunlardan en kısa sürede yararlanmalıdır.

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Her şey bir kaç saniye
Emeklilik hakkında her şey
Hani İzmir tıpkı Rio gibi olacaktı?
İnciraltı'nda demokrasi arayışı
İzmir'i bekleyen tehlike





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet