Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Kasım 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Türkiye'nin önündeki engel Avrupa'nın kimliği'

BM Genel Sekreteri Annan, "Türkiye'nin Avrupa Birliği yolu Müslümanları dışlayan Avrupalı kimliği yüzünden engellerle kaplı" dedi

İPEK YEZDANİ, ŞAKİR AYDIN İstanbul


Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, Türkiye'nin AB'ye üyelik yolunun "üstü kapalı veya açık şekilde Müslümanları dışlayan Avrupalı kimliği" nedeniyle büyük engellerle kaplı olduğunu söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise Medeniyetler İttifakı'nın "21. yüzyılın küresel barış projesi" olduğunu belirterek, "Türkiye'nin AB üyeliği, bu projenin mümkün olduğunu bütün dünyaya gösterecektir" dedi.
Medeniyetler İttifakı Projesi kapsamında İstanbul'da toplanan 4. Yüksek Düzeyli Grup toplantısının ardından hazırlanan ve "Büyüyen Müslüman - Batı ayrımının temelinde din değil siyaset yatıyor" başlığı taşıyan rapor, dün Çırağan Sarayı'nda düzenlenen toplantıda Annan, Erdoğan ve İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero'ya sunuldu.
Toplantıda konuşan Annan, Türklerin yüzyıllardır Avrupa ve Asya ile İslam ve Batı arasındaki sınırları yönlendirdiğini ifade etti. "Medeniyetler arasında köprüler kuran bu raporun duyurulması için kıtalar arasında köprü kuran bu kentten daha iyi bir yer düşünülemezdi" diyen Annan, şöyle devam etti:
"Osmanlı'nın başarılı olmasının sebebi de, yalnızca orduları değil, aynı zamanda İslam sanat ve teknolojisinin Yahudi ve Hıristiyan katkılarıyla gelişmiş olmasıyla meydana gelen bir fikirler imparatorluğu olabilmesiydi. Günümüzde ise dünyanın pek çok yerinde Müslümanlar Batı'yı kendi ekonomik menfaatleri ve siyasi iradelerine tehdit olarak görüyor. Batı da İslamı bir 'aşırı uç ve şiddet dini' olarak niteliyor. Oysa burada sorun ne Kuran, ne İncil, ne Tevrat. Sorun hiçbir zaman inanç değildir; inananlar ve onların birbirine nasıl davrandıklarıdır."
Kıbrıs konusuna da değinen Annan, "BM olarak hâlâ Kıbrıs konusunun içindeyiz. Önümüzdeki hafta KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la Cenevre'de görüşeceğim. Ben, görevimi devrederken, Kıbrıs konusunu da yeni genel sekretere devredeceğim" dedi.

'Türkiye sembol ülke'
Erdoğan da, Türkiye'nin Medeniyetler İttifakı'nın sembol ülkesi olduğunu, artan haksızlık, korku, eşitsizlikler ve şüphelerin dünyada karşılıklı nefret, önyargı, öfke ve hoşgörüsüzlüğü beslediğini söyledi. Bu sorunla acil olarak mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Nihai amaç, farklı inanç ve kültürler arasındaki karşılıklı saygıya dayalı bir paradigma geliştirerek, toplumlar ve devletler arasındaki ilişkilerin daha fazla bozulmasını engelleyecek kapsamlı bir koalisyon kurulması" diye konuştu.
Erdoğan şunları söyledi: "Atatürk, dünya milletlerini aynı apartmanda yaşayan kapı komşularına benzetmiştir. Alt katta çıkan yangın en üst kattakini de kaçınılmaz olarak etkileyecektir. Onun için, küresel bir tehdide ancak küresel ölçekte cevap verilebilir. Biz diyoruz ki, ya terör, şiddet ve çatışma kültürünün salgın bir hastalık gibi küreselleşmesine seyirci kalacağız ya da ortak insani değerleri küreselleştirmeyi başaracağız."
İspanya Başbakanı Zapatero da, medyada sürekli medeniyetler çatışması ve şiddetten bahsedildiğini belirterek, "Medeniyetler ittifakıyla birlikte dünyayı sadece kötü sonların anlatabileceğinin aksi ispatlanacaktır. Komşumuz düşmanımız değildir. Bizim düşmanımız açlık, hastalık, kültürsüzlük, şiddet ve baskıdır" diye konuştu.

'Mükemmel bir ilişki'

İPEK YEZDANİ, ŞAKİR AYDIN İstanbul

İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero, ekonomik ilişkiler açısından İspanya'nın Türkiye'yi "Dünyada en çok potansiyele sahip ülkelerden biri" olarak gördüğünü belirterek, "Türkiye bizim için ABD, Çin ve Japonya seviyesinde stratejik bir pazar" dedi.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) Çırağan Sarayı'ndaki çalışma kahvaltısına katılan Zapatero, İspanya ile Türkiye'nin ilişkilerinin siyasi açıdan da "mükemmel" olduğunu dile getirdi. Zapatero, "Güvenlik, uluslararası hukukun korunması ve barışla ilgili birçok konuda Türkiye'yle hemfikiriz. Türkiye zor zamanları geride bıraktı, ekonomisini düzeltti. Kesin şekilde kapasitesini gösterdi" diye konuştu.
Toplantıda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, Türkiye'nin bugün dünyanın en fazla ticaret yapan ilk 20 ülkesi arasında bulunduğunu belirterek, İspanya ile dış ticaret hacminin geçen yıl 6.5 milyar dolar olduğunu, bu rakamın 2006'nın ilk 8 ayında da 5 milyar dolara ulaştığını kaydetti.
Erdoğan, "Ülkelerimizin mevcut potansiyelleri göz önüne alındığında, bu rakam daha da artacaktır. Türkiye son 4 yılda güvenli bir yatırım ülkesi haline geldi. İki sihirli kavramımız güvenlik ve istikrardır" dedi.

Rapor: Sorun, din değil siyaset

Yüksek Düzeyli Grup Raporu'nda, din olgusu sık sık duyguları tahrik etmek, kuşkuları beslemek ve dünyanın yeni bir din savaşıyla karşı karşıya olduğuna yönelik iddiaları desteklemek amacıyla istismar edilse de, gerçek sorunun kökeninin siyasi olduğu ifade edildi. Arap-İsrail ihtilafının derinleşen ayrımın kritik bir sembolü haline geldiği, bu ihtilafın, Afganistan ve Irak gibi ülkelere Batı'nın gerçekleştirdiği askeri müdahalelerle birlikte kin ve şüphe duygularını körüklediği belirtildi.

Zirveyi 200 gazeteci izledi

  • Toplantıyı, yarısını yabancı gazetecilerin oluşturduğu yaklaşık 200 medya mensubu izledi.
  • Toplantının ardından düzenlenen ve koreografisini Beyhan Murphy'nin yaptığı müzik ve dans gösterisine yabancı katılımcılar büyük ilgi gösterdi.
  • Öğle yemeğinde konuklara füme somon tartar, ızgara levrek ve Osmanlı usulü Türk tatlı tabağı ikram edildi.
  • Yemeğin ardından düzenlenen basın toplantısının bitiminde medya mensuplarına teşekkür eden Erdoğan'ın ardından, Annan da Türkçe "Teşekkür ederim" sözleriyle salondan alkış aldı.
  • Liderlerin ve raporu hazırlayan grubun aile fotoğrafının ardından "Medeniyetler İttifakı Toplantısı" panosunun önünde organizasyon çalışanları hatıra fotoğrafı çektirdi.
  • Toplantıda yapılan konuşmalar simültane olarak Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve Farsçaya çevrildi.


  • Laiklik tartışması

    Yüksek Düzeyli Grup Raporu'nun "başlıca tavsiyeler" bölümünde, "İslam dünyasındaki iktidar çevreleri tarafından şiddet yanlısı olmayan siyasi gruplara, dinci veya laik nitelikleri gözetilmeksizin, siyasete katılım imkânı sağlanması, hem Müslüman hem de Batılı toplumların çıkarlarına hizmet edecektir" ifadesinin yer alması dikkat çekti.

    Laik vizyondan yola çıkıyor
    Erdoğan, Zapatero ve Annan'ın ortak basın toplantısında konuyu gündeme getiren bir gazeteci "Raporda laiklikle ilgili bölüm olması gerekmez miydi?" sorusunu yöneltti. Zapatero "Bu girişimi başlattığımızda herhangi bir dinin, inancın bir önemi yoktu. Bu ortak bir yaşam için yazdığımız bir metin, ancak tabii ki rapor laik bir vizyondan yola çıkıyor. Çünkü demokratik bir toplum her şeyden önce inanç özgürlüğü ve inanmama özgürlüğüdür" dedi.
    Erdoğan da şunları kaydetti: "Medeniyetler ittifakı içinde böyle bir ayırıma gitmek yanlış. Kaldı ki laik olan, olmayan topluluk ya da medeniyetler de olabilir. Din noktasına gelince, bu nokta dünyada hâlâ tartışılıyor. Yani dini olmayan biri bile işin felsefesine girdiğiniz zaman, bir inancı kabul etmek durumundadır. O da aslında bir dinin mensubudur. Dolayısıyla burada daha çok dinlerin ittifakı ve kültürlerarası diyaloga büyük önem verdik. Örneğin Türkiye laik demokratik sosyal bir hukuk devletidir."

    İşte zirveye katılanlar

    BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, İspanya Başbakanı Zapatero, Medeniyetler İttifakı Yüksek Düzeyli Grup eşbaşkanları Devlet Bakanı Mehmet Aydın, İspanyol Prof. Federico Mayor, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, eski İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Katar Emiri'nin eşi Prenses Sheikha Mozah, Türkiye Musevileri Hahambaşı İzak Haleva, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Vatina Temsilcisi Geroge Marovic, Süryani Metropoliti Yusuf Çetin, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 1984'te Nobel Barış Ödülü alan Güney Afrikalı rahip Desmond Tutu ve İsrail'in Ankara Büyükelçisi Pinhas Avivi.




    SİYASET
    'Türkiye'nin önündeki engel Avrupa'nın kimliği'
    Sezer'den tavır
    'Bekâra karı boşamak kolay'
    AB'den 'askı' fikri çıkmadı
    Büyükelçiler: Sadece bizler davet edildik
    Ağar'dan Musul çıkışı
    'Turkuaz' için jet yalanlama
    Arınç: Adam olmanın birden fazla yolu var






    Olay Yaratan Şemdinli İddianamesi (PDF) (DOC)

    Taha AKYOL
    İslam ve Batı çatışması
    NE kadar istemesek de, Huntington'un "medeniy...
    Fikret BİLA
    CHP ile DSP'nin beklentileri farklı
    Bülent Ecevit'in cenaze töreninde ortaya çıka...
    Hasan CEMAL
    Umutsuz yaşamak zor!
    Çırağan Sarayı'nda Medeniyetler İttifakı topl...
    Güneri CIVAOĞLU
    İstanbul'da bir Barcelonalı
    Dün Katalan bir televizyon yapımcısıyla yemek...
    Derya SAZAK
    Karayalçın Prodi ile 'ittifak'ı konuşacak
    SHP lideri Murat Karayalçın bugün İtalya Başb...


     AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


     AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
     Kopenhag Kriterleri

    © 2006 Milliyet