|
İslam ve Batı çatışması
NE kadar istemesek de, Huntington'un "medeniyetler çatışması" tezini doğrulayan olgular artıyor, yanlışlayan olgular azalıyor. Bilhassa İslam ve Batı dünyaları arasında.
Ermenistan'ın işgal ettiği Azeri topraklarından Irak'a, Filistin'e, Afganistan'a İslam dünyasında işgal ve ölüm kol geziyor! "Terör" deyince de dünyada birinci sırada Müslümanların İslam adına yaptığı terör akla geliyor!
Huntington'u doğrulayan bu vahim tabloyu Amerikalı Neo-Con'lar ve Avrupalı şovenler kaşıyor, 'mücadele' diye iki dünya arasındaki husumeti kışkırtıyorlar.
"Âkil adamlar", aklı başında, sağduyulu, bilge kişiler ise çözüm arıyorlar. Aralarında hümanist rahip Desmond Tuttu, reformist Ayetullah Hatemi, felsefeci Mehmet Aydın gibi bütün dinlerden ve kıtalardan 20 saygın ismin bulunduğu "Üst Düzey Grup" tarafından hazırlanan rapor dün İstanbul toplantısında açıklandı. Bizdeki din-laiklik gerilimine de ışık tutacak değerde bir rapor.
Rejimler ve toplumlar
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, İspanya'nın sosyalist Başbakanı Zapatero, Türkiye'nin muhafazakâr Başbakanı Erdoğan'ın yürüttüğü "Medeniyetler İttifakı Projesi"nin 4. toplantısında açıklanan uzun rapordan bir paragraf:
"Bazı İslam ülkeleri, reforma karşı direnç gösterilmesi ve özeleştiri eksikliği yüzünden ekonomik ve sosyal ilerleme için gerekli olan ivme ve enerjiden mahrum kalıyorlar."
Çok doğru... Şimdi düşünelim: Gerilimleri aşarak toplumsal ilerleme için ivme ve enerji yaratacak "hoşgörü, uzlaşma, özgürlük, özeleştiri" gibi değerler Mısır'da Müslüman Kardeşler'de yok da laik Arap milliyetçisi Mübarek rejiminde mi var?! Suriye ve Tunus'un laik diktatörlerinde mi var?!
Otoriter ve despotik rejimler resmi dogmaları dayatarak toplumu dogmatizme yöneltiyor, tepkiler de dinsel dogmatizm olarak ortaya çıkıyor!
Raporda deniliyor ki:
"Dinsel aşırılığın ortaya çıkmasına yol açan faktörlerden biri, İslam dünyasındaki siyasi hareketlerin bastırılmış olmasıdır... Bu nedenle İslam dünyasındaki iktidar çevreleri, şiddet yanlısı olmayan siyasi gruplara dinci veya laik nitelikleri gözetilmeksizin siyasete katılma imkânının sağlanması hem Müslüman hem Batılı toplumların çıkarına hizmet edecektir."
İlerlemenin yolu
Raporda belirtildiği gibi, liberal, sosyal demokrat, muhafazakâr, sosyalist fikirleri yasaklayan, "özgürlük, hoşgörü, uzlaşma, özeleştiri" gibi değerleri bastıran 'ilerici' rejimler, aynada dinsel karşıtlarını buluyorlar!
"Batı'nın İslam dünyasında yürüttüğü askeri harekâtlar" da radikal ve dinci tepkileri körüklüyor.
"İsrail-Filistin meselesi, Batılı ve Müslüman toplumlar arasındaki ayrılığın başlıca sembolü haline gelmiş olup uluslararası istikrara yönelik en büyük tehditlerden biridir."
Bush yönetiminin 'itikadi' bir körlükle İsrail'i desteklemesi, Neo-Con'ların dini taassubu, Avrupa'da Türkiye'yi bile dışlayan Hıristiyan ve milliyetçi şovenizm, Sarkozy'lerin yükselişi...
Bunlar maalesef İslam dünyasında bağnazlığı kışkırtıyor, Müslümanların "hoşgörü, özgürlük, uzlaşma" gibi değerlerle kendi kültür miraslarını yeniden yorumlamasına, otoriter laik rejimlerin liberalleşmesine, toplumsal enerjinin kalkınmaya akmasına engel oluyorlar!
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|