Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Kasım 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İstanbul'da bir Barcelonalı


Dün Katalan bir televizyon yapımcısıyla yemekteydim. Önce Katalonya'nın başkenti Barcelona'nın futbolunu konuştuk.
Bir gece önce Ronaldinho'nun 2 muhteşem golü ve 1 asistiyle yeşil sahaya yansıttığı futbol balesinden başladık.
"Tanrı onu ayaklarını öperek göndermiş dünyaya" dedi.
Ben "Ama ilk golünü kafayla attı" diye itiraz ettim. Sonunda "hem ayaklarını hem başını öperek dünyaya gönderdiğinde" uzlaştık.
Gerçekten pazar gecesi televizyonda onu izlerken büyülendiğimi hissettim.
18 dışından serbest vuruşta, öyle bir çaktı ki, ayağı trigonometrik kavis çizen bir füze ateşlemişti sanki... Şimşek hızıyla sol çataldan ağalara vurdu. 3. golde de duran topa vuran ayağı füze rampası gibiydi. Topu gene aynı köşeye çaktı. Birkaç santimetre nedeniyle iç çataldan döndü.
Ama... Takım arkadaşına gol için bu harika bir asistti.
.....................
Katalonyalı dostum, "her Barcelonalı gibi Barcelonalı olmaktan gurur duyduğunu" söyledi.
Sadece futbol değil, resim ve mimaride de küresel iddiayı vurguladı.
Gerçekten resimde Katalonyalı Picasso ve Salvador Dali... Mimaride ise Gaudi için ayrıca bir anlatıma gerek yok.
Ve... Buradan siyasete geçtik.
"Katalonya'da 27 yıldır sürekli seçim kazanan Sosyalist Parti'nin Barcelona'yı en başarılı sosyal devlete dönüştürdüğünü" anlattı.
"İspanya'nın Katalonya Federe Devleti en gelişmiş bölge.
Fert başına geliri yüksek.
Yörenin kendi imkânlarıyla bölgeyi her boyutta müthiş bir ivmeyle kalkındırdı.
Barcelona'nın tarihi mimari dokusunun ötesinde yeşili, temiz havası, sosyal konutları, eğitim ve sağlık kurumları, sosyal yardım sistemi, yolları, geçitleriyle bir model oluşturuyor. Son seçimleri Sosyalist Parti gene kazandı. En az 5 yıl daha iktidardayız" dedi.
.....................
İspanya, tarihi boyunca federal sistemde yönetilmiş. İspanya'da krallar, bölgeleri, merkezi otoritenin etrafında bütünleştirmek için onlara özerk statüler tanımış.
Fransa örneği ise tam tersi...
Fransa'da krallar, bölgelerde özerklik yerine, katı bir merkezi sistem kurarak tahtlarını sağlam kazığa bağlamışlar.
Hatta bu sistemi, Bourbon hanedanı, İspanya'ya da yansıtmayı denemiş.
Ancak...
İspanya'nın yapısı hâlâ federal.
.....................
Ona sordum:
"Madem bu kadar kendinize yeterlisiniz ve güçlüsünüz, Katalanya halkı İspanya'dan ayrı bir bağımsız devlet kurmayı amaçlıyor mu?"
Cevabı "Kesinlikle hayır" oldu.
Nedenini sordum...
"Tarihi çizgimiz birlikte yaşama kültürüdür. Kendimizi İspanya Katalanı olarak tanımlarız ve hissederiz" dedi.
.....................
Bir diğer neden ise, Avrupa Birliği...
Dostuma göre, "AB, kendi üyesi bir ülkede kopma olmasını ve bir bölgenin bağımsızlık almasını kabul etmez.
Çünkü...
Bunun sonu, Fransa ve Almanya'nın da başlarına aynı şeyin gelmesidir."
Yani... Böyle bir kopma, Fransa'da Bretagne ve Alsace bölgeleri için örnek olur. Hatta zaten federal bir devlet olan Almanya, bu tehlikeye daha da açık.
AB üyesi şimdiden öngörülemeyen başka devletlerin de kendi içlerinde başlarını ağrıtacak ayrılma sesleri yükselebilir.
Kısacası... Katalonya ya da Bask yönetimleri isteseler de AB'den geçit bulamayacaklarının bilincindeler.
.....................
Sordum:
"O halde, AB üyesi İspanya'nın içinde kalmayı, AB'nin kabul etmeyeceği bir bağımsız devlet olmaya tercih ediyorsunuz... Öyle mi?"
Duraksamadan yanıt verdi:
"Hiç kuşkusuz AB'yi tercih ederiz..."
......................
Gerçi ne federasyon düşünüyorum ne de Türkiye haritası İspanya gibi... Ama... Yemekten sonra kafam gene de karışmıştı.
"AB yol haritası, Türkiye'yi bölünmeye mi götürür, yoksa zor süreçler aşıldığında bütünlüğün güvencesini mi oluşturacak?"
Sezilerim ikinciden yana...

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İslam ve Batı çatışması
NE kadar istemesek de, Huntington'un "medeniy...
Melih AŞIK
İşte demokraasi...
Çağdaş demokrasilerde parti kongreleri 5 - 6 ...
Fikret BİLA
CHP ile DSP'nin beklentileri farklı
Bülent Ecevit'in cenaze töreninde ortaya çıka...
Hasan CEMAL
Umutsuz yaşamak zor!
Çırağan Sarayı'nda Medeniyetler İttifakı topl...
Güneri CIVAOĞLU
İstanbul'da bir Barcelonalı
Dün Katalan bir televizyon yapımcısıyla yemek...
Can Dündar
Tarihi bir itiraf
Kenan Evren, Ecevit'in ardından "tarihi bir ...
Abbas GÜÇLÜ
Katsayı Şûrası (2)
17. Milli Eğitim Şûrası dün Ankara'da başladı...
Hurşit GÜNEŞ
Konut piyasasında balon mu var?
Emlak alım-satımı 2003 yılından itibaren canl...
Semih İDİZ
Yabancı 'yoldaşlar'ı Ecevit'i niçin yalnız bıraktı?
Bülent Ecevit'in on binlerce vatandaşı sokağa...
Sami KOHEN
Yeni BM: Birleşmiş Medeniyetler
Böyle bir örgüt yok tabii. Şimdilik sadece bi...
Metin MÜNİR
Galiba AKP'li bakan haklıydı
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin çıkmaza ...
Derya SAZAK
Karayalçın Prodi ile 'ittifak'ı konuşacak
SHP lideri Murat Karayalçın bugün İtalya Başb...
Meral TAMER
Server Tanilli, kadınların tarihini yazdı
Önümüzdeki bir hafta içinde İstanbul'da kadın...
Güngör URAS
Devlet yetişmiş insana önem verirdi
1960'lı, '70'li, '80'li yıllarda ülkede döviz...
Serpil YILMAZ
Zeytinyağında gümrük birliği unutuldu!
Körfez zeytinyağının tanıtımını öne çıkaran '...
M. Ali BİRAND
Ankara, AB için kolları sıvıyor...
Muhalefet Partileri ve bazı yorumcuların aksi...

© 2006 Milliyet