Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Kasım 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tarihi bir itiraf


Kenan Evren, Ecevit'in ardından "tarihi bir itiraf" yaptı.
"12 Eylül'den sonra tutuklanmasına çok üzüldüm" dedi. Ecevit'in siyaseti sürdürdüğü, dış basına demeçler verdiği için mahkûm olduğunu söyledi:
"Çok üzüldüm, ama yapacak bir şeyim yoktu" dedi.
Evren, Ecevit e hayranlık duyabilir; ölümüne üzülmüş de olabilir. Yine de tarihe doğru kaydolması açısından Ecevit'in mahkûmiyetindeki rolünü hatırlatmakta yarar var.
***
12 Eylül yönetimi Ecevit'i hapsedebilmek için her yolu denedi.
Önce 12 Eylül öncesi konuşmalarını didiklediler, "Gün battıktan sonra miting yaptı" gibi iddialarla soruşturmalar açtılar. Bunlar takipsizlikle sonuçlandı.
Ecevit neden mahkûm oldu biliyor musunuz?
CHP kapatıldığı gün Evren'in yaptığı konuşmaya cevap verdiği için...
Evren o konuşmada Türkiye'yi dış ülkelere "jurnal edenler"den yakınıyor, onları "ideolojik sapıklık"la suçluyordu.
Ecevit'in TRT'ye gönderdiği yanıt yayınlanmadığı gibi suç sayıldı ve 2 aylık ilk mahkûmiyeti bundan yattı.
***
Serbest bırakıldıktan 2.5 ay sonra yeniden gözaltına alındı.
Bu kez Danimarkalı bir gazeteciye demeç vermekle suçlanıyor ve en az 5 yıl hapsi isteniyordu.
Sorgusunda dönemin Ankara sıkıyönetim savcısı Albay Nurettin Soyer'e, böyle bir demeç vermediğini söyledi.
Şimdi sözü rahmetli Soyer'e verelim ve Evren yönetiminin Ecevit'i hapsetmek için hukuka rağmen verdiği uğraşı, Uğur Mumcu'nun "12 Eylül Adaleti" (1987, İst.) kitabından izleyelim:
***
Gece Soyer'in telefonu çaldı. "Komutan" sorgunun sonucunu soruyordu:
"Elde kanıt yok. Bu durumda Ecevit için dava açamayız. Tutuklama talebine iştirak etmiyoruz" dedi Soyer...
10 dakika sonra Genelkurmay 2. Başkanı Necdet Öztorun çağırdı. Aralarında şu konuşma geçti:
"'Belge yok, tutuklamaya iştirak etmeyeceğiz' demişsiniz?"
"Evet generalim".
"O zaman siz gözetimi uzatın, mahkemeye çıkartmayın. Ben size belge göndereceğim."
"Siz belgeyi gönderin, ciddi görülürse tekrar tutuklama isteriz. Ama bugün Ecevit mutlaka mahkemeye çıkacak".
"Niye çıkıyor efendim? Çıkmasın! Gözetime alın. Şart mı bugün mahkeme?"
"Şart."
Öztorun bu cevaba kızdı. Hukuken bir savcıya, yani yargıya müdahale hakkı yoktu. Buna rağmen savcı yanındayken Sıkıyönetim Komutanı Recep Ergun'u aradı:
"Savcı yanımda. Ecevit'i bugün mahkemeye çıkaracaklarmış. Savcı tutuklanmasının zor olduğunu söyledi. Muhtemelen de salınacakmış. Siz Ecevit'i salmayın. Onu tekrar gözetime alın. Ben bu konuda 2. bir evrak göndereceğim."
Aynen öyle oldu.
Ecevit mahkemeye çıktı. Savcı Soyer'in de katılmasıyla tahliyesine karar verildi. Komutanlığın itirazıyla koridorda yeniden gözetime alındı. Tutuklandı. 40 günü aşkın cezaevinde kaldı.
***
Sonra ne mi oldu?
Konsolosluk aracılığıyla bulunan Danimarkalı gazeteci, Ecevit'le görüşmediğini söyleyince Ecevit beraat etti.
İlk duruşmada Ecevit'i tahliye eden hâkim Gün Soysal, o gün Kıbrıs'a sürüldü.
Ardından da baskılara direnen Savcı Soyer uzaklaştırıldı.
Ecevit'i mahkûm ettirmek için bu kadar uğraştıktan sonra bugün "Üzüldüm, ama yapacak bir şeyim yoktu" demek, hafızaya ihanet değil mi?

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
İslam ve Batı çatışması
NE kadar istemesek de, Huntington'un "medeniy...
Melih AŞIK
İşte demokraasi...
Çağdaş demokrasilerde parti kongreleri 5 - 6 ...
Fikret BİLA
CHP ile DSP'nin beklentileri farklı
Bülent Ecevit'in cenaze töreninde ortaya çıka...
Hasan CEMAL
Umutsuz yaşamak zor!
Çırağan Sarayı'nda Medeniyetler İttifakı topl...
Güneri CIVAOĞLU
İstanbul'da bir Barcelonalı
Dün Katalan bir televizyon yapımcısıyla yemek...
Can Dündar
Tarihi bir itiraf
Kenan Evren, Ecevit'in ardından "tarihi bir ...
Abbas GÜÇLÜ
Katsayı Şûrası (2)
17. Milli Eğitim Şûrası dün Ankara'da başladı...
Hurşit GÜNEŞ
Konut piyasasında balon mu var?
Emlak alım-satımı 2003 yılından itibaren canl...
Semih İDİZ
Yabancı 'yoldaşlar'ı Ecevit'i niçin yalnız bıraktı?
Bülent Ecevit'in on binlerce vatandaşı sokağa...
Sami KOHEN
Yeni BM: Birleşmiş Medeniyetler
Böyle bir örgüt yok tabii. Şimdilik sadece bi...
Metin MÜNİR
Galiba AKP'li bakan haklıydı
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin çıkmaza ...
Derya SAZAK
Karayalçın Prodi ile 'ittifak'ı konuşacak
SHP lideri Murat Karayalçın bugün İtalya Başb...
Meral TAMER
Server Tanilli, kadınların tarihini yazdı
Önümüzdeki bir hafta içinde İstanbul'da kadın...
Güngör URAS
Devlet yetişmiş insana önem verirdi
1960'lı, '70'li, '80'li yıllarda ülkede döviz...
Serpil YILMAZ
Zeytinyağında gümrük birliği unutuldu!
Körfez zeytinyağının tanıtımını öne çıkaran '...
M. Ali BİRAND
Ankara, AB için kolları sıvıyor...
Muhalefet Partileri ve bazı yorumcuların aksi...

© 2006 Milliyet