Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Kasım 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Konut piyasasında balon mu var?


Emlak alım-satımı 2003 yılından itibaren canlanmaya başladı. Ancak bu gelişme hemen fiyatlara yansımadı. Malum, uzun yıllardır, özellikle 2001 krizinden sonra, satış için bekleyen ciddi bir konut stoku vardı. Önce bunun erimesi gerekiyordu. 2004 yılında mevcut stok azalmaya başlayınca, konut piyasasında fiyatlar yükselmeye başladı.
Tabii, ardından inşaat kesimi birdenbire parladı. 2005 yılı bu anlamda inşaat sektörünün altın yılı sayılabilir. Çünkü 1998 yılından bu yana (2000 ve 2004'teki düşük düzeyli büyüme oranları bir tarafa bırakılırsa) ilk defa oldukça yüksek bir büyüme performansına ulaşıldı.

Hangi emlak?
Emlak deyince, akla hem toprak hem bina gelir. Toprak arsa olabilir, arazi de. Arazi büyüklük ifade eder. Toprağın inşaat izni varsa arsadır. Değilse tarladır. Arsa üzerine, işyeri, konut ya da sanayi tesisi yapılabilir. Yani, her arsa aynı nitelikte değildir. Keza bir bina konut ya da işyeri olabilir. Bunlar da ayrı niteliktedir. Farklı piyasaları vardır. Örneğin, kiminin fiyatı artarken kiminin düşebilir. Diğer bir deyimle, emlak deyip her zaman toptan değerlendirmelere gitmek doğru olmaz.
2005 yılında arazi fiyatlarından çok, kent merkezlerindeki arsa fiyatları arttı. Çünkü emlak piyasasında canlanma özellikle konut ve işyerlerinde oluştu.
Konut kesimindeki ani canlanmayı hemen herkes konut kredilerindeki faizlerin düşmesine ve vadelerin uzamasına bağlıyor. Doğru da. Çünkü konut piyasasındaki fiyat artışı (arzın hızla artmasına rağmen) daha yoğun oldu. Bununla beraber, kredi faizlerinin düşüşü resmin tamamını açıklamamakta.

Evrensel kriterler
Konuya ilişkin geçen nisanda ABD'de açıklanan bir araştırma elime geçti. Charles Himmelberg, Christopher Mayer ve Todd Sinai: Yüksek Konut Fiyatlarının Değerlendirilmesi: balonlar, temeller ve yanılgılar. Malum, ABD'de halkın yüzde 68'i konut sahibi. Geriye kalanların da çoğu ev almaya çalışıyor. ABD'de 1975-1995 döneminde konut fiyatları ortalama yüzde 0.5 artarken, daha sonra yüzde 3.6 artmış. Araştırmacılar da temel olarak bunu araştırmış.
Birincisi, satın alınan evin kullanım yararı ile o süre içinde ödenecek potansiyel kiranın karşılaştırılması kiralama için kriter oluyor. Bu iki etmen konutun finansman maliyetiyle karşılaştırıldığında yüksek çıkarsa, bu kez konut fiyatı yükseliyor.
İkincisi, satın alınan konutun gelecekteki fiyatı da önemli... Malum, gelecek vaat eden yerlerin fiyatı artar. Ya da piyasada emlak fiyatlarının artacağı düşünülüyorsa da fiyatlar sürekli artar. Buna balon diyoruz.
Balonu şişiren de beklentilerin olumlu olmasıdır. (Bizde 2005 yılında bu etmen bir hayli egemendi.) Üçüncüsü, vergi ve diğer masrafların önemidir. (İlk bakışta ülkemizde vergiler emlak fiyatlarını etkilemiyor gözükse de, son zamanlarda vergilerin geldiği nokta etkileyecek görünüyor) Nihayet, kredilerin vadeleri ve maliyetleri çok önemli.
2007 yılını değerlendirirken tüm bu konulara bakmak gerekiyor.


hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İslam ve Batı çatışması
NE kadar istemesek de, Huntington'un "medeniy...
Melih AŞIK
İşte demokraasi...
Çağdaş demokrasilerde parti kongreleri 5 - 6 ...
Fikret BİLA
CHP ile DSP'nin beklentileri farklı
Bülent Ecevit'in cenaze töreninde ortaya çıka...
Hasan CEMAL
Umutsuz yaşamak zor!
Çırağan Sarayı'nda Medeniyetler İttifakı topl...
Güneri CIVAOĞLU
İstanbul'da bir Barcelonalı
Dün Katalan bir televizyon yapımcısıyla yemek...
Can Dündar
Tarihi bir itiraf
Kenan Evren, Ecevit'in ardından "tarihi bir ...
Abbas GÜÇLÜ
Katsayı Şûrası (2)
17. Milli Eğitim Şûrası dün Ankara'da başladı...
Hurşit GÜNEŞ
Konut piyasasında balon mu var?
Emlak alım-satımı 2003 yılından itibaren canl...
Semih İDİZ
Yabancı 'yoldaşlar'ı Ecevit'i niçin yalnız bıraktı?
Bülent Ecevit'in on binlerce vatandaşı sokağa...
Sami KOHEN
Yeni BM: Birleşmiş Medeniyetler
Böyle bir örgüt yok tabii. Şimdilik sadece bi...
Metin MÜNİR
Galiba AKP'li bakan haklıydı
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin çıkmaza ...
Derya SAZAK
Karayalçın Prodi ile 'ittifak'ı konuşacak
SHP lideri Murat Karayalçın bugün İtalya Başb...
Meral TAMER
Server Tanilli, kadınların tarihini yazdı
Önümüzdeki bir hafta içinde İstanbul'da kadın...
Güngör URAS
Devlet yetişmiş insana önem verirdi
1960'lı, '70'li, '80'li yıllarda ülkede döviz...
Serpil YILMAZ
Zeytinyağında gümrük birliği unutuldu!
Körfez zeytinyağının tanıtımını öne çıkaran '...
M. Ali BİRAND
Ankara, AB için kolları sıvıyor...
Muhalefet Partileri ve bazı yorumcuların aksi...

© 2006 Milliyet