
|
|
|
 |
|
|
Urla İzmir'in yazlığı mı?
Satır Arası / Deniz Sipahi
Mayıs'ta meydana gelen dövizdeki dalgalanma birçok sektörde olduğu gibi inşaat sektöründe de bir belirsizlik yarattı. Bakıyorum; geçen yıl uçan fiyatlar normale inmeye başladı.
"İnmeye başladı" diyorum çünkü hala piyasada bir şişkinlik olduğu çok açık.
İzmir'in bazı bölgelerinde özellikle de Bostanlı, Güzelyalı ve Bornova'da fiyatların son üç yılda dörde, beşe katlandığı konuşuluyor.
Banka faizlerinin yükselmesiyle birlikte azalan konut satışlarına çözüm bu sefer inşaat firmalarından geliyor. Firmalar, iki yıla kadar sıfır faiz imkanı sunarken; ödemelere kolaylık olsun diye de hazır dairelere kiracı bile bulmaya başlamışlar. Kiracı bulunamaması halinde bile iki yıllık kira garantisi veriyorlar. Kısacası...
Sektörün toparlanabilmesi için birkaç yıla ihtiyaç olduğu kesin.
***
Milliyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Hurşit Güneş, inşaat sektörünü en yakın takip edenlerden biridir.
Güneş, inşaat sektörünün 2014 yılına kadar olumlu senaryoya göre yüzde 50; AB'siz, istikrarsız, olumsuz senaryoya göre ise yüzde 35 büyüyeceğini söylüyor.
Güneş, "2002'de ekonomik büyüme oldu. Siyasi güven yoktu. 2003'te Irak meselesi vardı. 2004'e kadar güvenle istikrarın kalıcılığı oluşmamıştı. İstikrar ve güven parametresi son derece önemli. İnşaatta asıl büyüme 2005 yılında gerçekleşti" diyor.
Fiyatların son bir yılda anormal artması da bunu doğruluyor.
Dört milyona giden nüfusuyla İzmir artık bir megapol haline geldi.
Devam eden projelere baktığımızda da İzmir'e olan ilginin azalmadığını hatta arttığını gösteriyor. Birçok büyük firma iki bini aşan konut projeleri üretiyorlar.
Örneğin Mavişehir bölgesi adeta yeniden yapılandırılıyor.
Dudayev Bulvarı sağlı, sollu konutlarla doluyor.
Daha şimdiden yolların yetersiz kaldığını görüyoruz.
On binlerce kişinin oturmaya başlamasıyla oradaki trafiği düşünmek bile istemiyorum.
***
Rakamlar gösteriyor ki; inşaat sektörü büyümeye devam edecek.
Hurşit Güneş'e göre sektörde şu anda 1 milyon 200 bin kişi istihdam ediliyor. 2014 yılında olumlu senaryo olursa sektör 2 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayacak. Bunun anlamı 11 milyon insanın inşaat sektöründen ekmek yiyecek olması. Sektör ekonominin lokomotiflerinden biri; buradaki büyümenin istihdama etkisinin olumlu olacağı kesin.
Ancak şehirlerimizin bugünkü yapısı ve fiziki durumu gelecek konusunda ne yazık ki çok umut vermiyor.
Nasıl Avrupa'da eski ve yeni şehirler yaratılışmışsa; İzmir için de aynı şey sözkonusudur.
Merkeze inşaata artık son verilmelidir.
Kentin yaşanır yerlerin dışarıda düşünülmelidir. Ancak bugünkü uygulamalar gibi tek, tük, bağımsız evlerdense; alt yapısı gerçekleştirilmiş, sosyal hayatı da beraberinde getiren siteler teşvik edilmelidir.
İzmir Urla'ya doğru ilerlemiştir ancak gerçek anlamda bir alternatif şu an için yaratılamamıştır.
Birçok kişi hala Urla'daki evlerini yazlık olarak kullanmaktadır.
Çünkü ihtiyaç olan birçok şey Urla'da henüz mevcut değildir. Sosyal hayatın tüm imkanları yeterince yoktur.
Sonuç olarak inşaat sektörünün büyüyor olması İzmir'in de büyümesi anlamına gelir.
Eğer ortaya bir model koyamazsak, bundan sonraki elli yılı da kaybetmiş olacağız.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|