Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Kasım 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Konut sektörünün geleceği çırpıntılı


Dünkü yazımızda konut piyasasını değerlendirmeye başladık. En önemli konu tabii fiyatlar. Konut fiyatlarını arzdan çok talep belirler. (Arz da talebe bağlıdır) Talep ise yalnızca demografik değişime, yani nüfusa bağlı değildir. Öyle olsaydı talep hep aynı kalırdı.
Talebi belirleyen en önemli etmen güvendir. Vatandaş güvendiği bir ekonomik ve siyasal ortamda konut ya da işyeri almak ister. Ekonomik istikrarın kalıcılığını görmeden yahut siyasette bir karışıklık olmayacağını anlamadan alıma geçmek istemez. Unutmayalım, emlak uzun vadeli ve likit olmayan maldır. Yani yüksek risk taşır. Bu riskin de telafisi ancak yüksek bir getiri beklentisiyle mümkündür.
İkincisi, emlakın krediyle alınması durumunda vadenin uzunluğu ve faizin düzeyi çok önemlidir. Hatta vade uzunluğu faizden daha önemlidir. Çünkü böylelikle aylık gelirden ödenecek taksitlerin miktarı düşer. Bize kalırsa, 2004 ve 2005 yılında konut kredilerini birdenbire patlatan en önemli unsur vadelerin uzaması olmuştur.

Gelirler artacak mı?
Üçüncüsü ve tabii çok önemli bir başka etmen de gelir düzeyidir. Gelir düzeyi arttıkça ya da artması beklendikçe emlak talebi artabilir. Kiraların genellikle gelirin beşte biri kadar olduğu varsayılır. Bu doğruysa, konutun aylık maliyeti bu rakamdan daha düşükse talep doğar. 2005 yılında kiraların hızla yükselme nedeni de buydu. Aylık maliyetler düşük kaldı.
Emlak alımında elbette spekülasyonun önemli bir rolü vardır. Birçokları konut ya da işyeri alımını bir kâr aracı görüp, ucuzken alıp, fiyatı yükseldiğinde satmaya çalışabilir. Ancak bunun öngörüsü pek kolay değildir. Bu nedenle oldukça risklidir.
Nihayet, ülkemize özgü nüfus kayması da konut fiyatlarında önemli bir etmen olarak eklenmelidir. Kentlere ve kent merkezlerine olan nüfus kayması elbette fiyatlarda sürekli yukarı doğru bir baskı yaratıyor. Ama bu kısa vadede önemli değildir.

Konuta olan talep
Bunlar konut fiyatlarındaki talep yönünden fiyatı belirleyen etmenler. Ancak fiyatın belirlenmesinde arz yönlü etkiler de var. Yeni konut arzı ya da konut maliyetlerindeki gelişmeler çok önemli. Gerçi ülkemizde inşaat maliyetleri fiyatların küçük bir oranı olduğu için bu pek önemli değil. Asıl önemli maliyet arsa.
Öte yandan, zaman zaman piyasaya gelen toplu konut arzları elbette fiyatların büsbütün tırmanmasını engelleyebilir. Ancak unutmayalım, talep genel değil, yerel olarak oluşur. Yani İstanbul'un belli köşelerinde oturan ya da çalışanlar yine yakın yerlerdeki emlaka bakıyor.
Bizce 2006 yılının geri kalanında emlak piyasası (özellikle konut ağırlıklı düşünürsek) 2005'e göre daha durgun geçecek görünüyor. Çünkü faizler çok yükseldi. 2007 yılının ilk yarısında ise belirsiz, hatta biraz çırpıntılı bir konjonktürün süreceği görülüyor.
2008'i şimdiden öngörmek zor. Fakat ekonomik büyüme hızı düşse bile, faizler hızla düşse ve piyasaya yeni toplu arzlar gelse bile bir ölçüde piyasa canlanabilir.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yine Anadolu atılımı
CENEVİZLİ tüccarlar 13. yüzyılda Trabzon lima...
Çetin ALTAN
Tiyatro üstüne bir 'şiirsel anlatım' oyunu
Bir yanda ağzı köpürmüş politik ihtirasların ...
Melih AŞIK
Vakıfların yarını...
Ne yazık ki ülkenin kaderini etkileyecek, gel...
Fikret BİLA
Baykal: Cumhuriyet koalisyonu kurmaya çalışıyoruz
Bülent Ecevit'in cenaze töreninin her kesimde...
Hasan CEMAL
Kriz sözcüğü!
Ben artık kriz sözcüğünü sevmiyorum. Çok sevi...
Güneri CIVAOĞLU
O iki kelime
Sahnede "yansı" denen dev ekranda "şimdi s..t...
Abbas GÜÇLÜ
Şûrada erken katsayı şoku!
17. Milli Eğitim Şûrası'nda, perşembe günü be...
Hurşit GÜNEŞ
Konut sektörünün geleceği çırpıntılı
Dünkü yazımızda konut piyasasını değerlendirm...
Nail GÜRELİ
Erdoğan'ın dağarcığı ve gıcığı
ABD Başkanı'nın adı G.W. Bush biçiminde yazıl...
Sami KOHEN
ABD yeni strateji arayışında
DAHA düne kadar "şer ekseni" veya "haydut dev...
Metin MÜNİR
Kendi kuyruğunu yiyen yılan
Merak ettiğim ama muhtemelen hiçbir zaman öğr...
Hasan PULUR
Bir büyük laik...
BAŞBAKAN'A kızmak değil, onu anlayışla karşıl...
Meral TAMER
Şimdi sıra AKP iktidarının yolsuzluklarında
Günümüz gazeteciliğinde, türüne giderek daha ...
Ece TEMELKURAN
İttifaklar ve 'öteki' ittifaklar
Bize hep öyle öğretmediler mi? İlkokuldan ber...
Osman ULAGAY
2007 için 'yumuşak iniş' duası
Ekonomideki olası gelişmeleri köşelerinde değ...
Güngör URAS
Bizim orta sınıf kendini hatırlatamazsa yok olup gidecek
Orta sınıf her ülkede nüfusun en geniş bölümü...
M. Ali BİRAND
Ara verip, soluk alırsak, bu iş biter
Geçen Salı günü Can Dündar'ın, NTV'deki NEDEN...

© 2006 Milliyet