|
Erdoğan'ın dağarcığı ve gıcığı
ABD Başkanı'nın adı G.W. Bush biçiminde yazılıyor ya, biz de Amerikan sistemine uyarak R.T. Erdoğan diyelim. Evet, R.T. Erdoğan AKP kongresinde, "Atatürk ilkeleri üzerinden siyaset yapmayı çirkin buluyoruz" demiş.
El hak, doğru!
Ya ne üzerinden siyaset yapmalı?
Din üzerinden.
"Türkiye laiktir, laik kalacaktır" diye slogan atmayacaksınız.
Ya?
"Referansımız İslam" diyeceksiniz. "Minareler süngümüz / kubbeler miğferimiz / camiler kışlalarımız / müminler askerimiz" söylemiyle din üzerinden siyaset yapacaksınız. Her yoldan halkın dini duygularını sömüreceksiniz. Atatürk ilkelerinden söz etmeyi ise "çirkin" bulacaksınız.
Laiklik, sadece Atatürk ilkesi değil, bugünkü Anayasa'nın da değiştirilemez hükmü. Asıl sizlerin din üzerinden yaptığı siyaset çirkin.
Gelelim, rahmetli Bülent Ecevit'in cenaze töreninde yüz binlerce insanın "Türkiye laiktir, laik kalacak" diye haykırışına. (Hemen belirtelim; cenazelerde slogan atılmasını, alkış tutulmasını, tabutun üzerine kulüp flamasının örtülmesini öteden beri uygun görmeyiz.)
Cenaze töreninde özellikle Erdoğan'a yönelik "Türkiye laiktir, laik kalacaktır" sloganı, halkın artık tutulamayacak duruma gelen tepkisinin yüz binler tarafından dışavurumudur.
R.T. Erdoğan, "bağrışma" olarak nitelediği bu haykırışı, ufkunun elverdiği ölçüde, futbol maçlarıyla kıyaslıyor.
İlginçtir, futbol maçlarında da seyirciler artık "Türkiye laiktir, laik kalacak" diye slogan atıyor. (Örneğin, son Beşiktaş-Sivas maçı.)
Türkiye'yi bu duruma getiren ise R.T. Erdoğan. Ondan önce din, politikanın içine bu kadar sokulmamıştı. Herkes namazında niyazında, ibadetinde serbest ve huzurluydu. Dağarcığında din sömürüsünden başka bir şey olmayanlar geldi, halkı neredeyse ikiye böldü, ülkenin huzurunu kaçırdı. Artık samimi dindarlar da bu din sömürücülerinden hayır gelmeyeceğini anladı. Dindarlar ile dinciler ayrışıyor.
R.T. Erdoğan'ın yurda yayılan bu slogandan rahatsız olmasının nedenini anlamak güç değil. Herhalde rüyalarına giriyordur. Çankaya'ya çıktığında köşkün çevresinde yüz binlerin aynı haykırışını duyuyor olmalı.
Bunu duyuyordur, ama Türkiye'yi böylesine gerginliğe sürüklemenin sonuçlarını ve bunun vicdani sorumluluğunu düşünebiliyor mudur acaba?
Bir şiir
Dizelerimiz Özdemir İnce'nin son kitabı "keskindoreke fındınfalava" kitabından (Kırmızı Yayınları, 2006):
"Dünyanın bütün gürültüsünü / koymuşlar terazinin bir kefesine / ben sessizliğimi / koyuyorum öteki kefeye. / Susmak başka, / sessizlik başka."
nailgureli@milliyet.com.tr
|
|