Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Kasım 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
2007 için 'yumuşak iniş' duası


Ekonomideki olası gelişmeleri köşelerinde değerlendiren ekonomi yazarı arkadaşların, özellikle de 2007'ye dönük beklentilerinde kaygı boyutunun öne çıkmaya başladığı dikkat çekiyor. Kaygılara yol açan olasılılıklar arasında öne çıkanlar ise şunlar:
  • Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde ciddi sorun yaşanması ve görüşmelerin askıya alınması
  • IMF ile ilişkilerde bir kopma noktasına gelinmesi
  • Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle siyasi gerilimin tırmanması
  • Genel seçimlerin mali disiplini ve ekonomik istikrarı bozması
  • Cari açığın büyümeye devam etmesi
  • Özel sektörün tasarruf açığının ve dış borçlanmasının hızla büyümesi
  • Enflasyonda hedefe varmanın zorlaşması
  • Dış dünyadan gelebilecek yeni şokların kurda "ikinci dalga"ya yol açması
  • Ortadoğu'daki yeni gelişmelerin ve ABD ile ilişkilerin sorun yaratması


  • Yumuşak inişin önemi
    Dile getirilen kaygıların nedenlerine baktığımızda ise, beş konudaki gelişmelerin 2007 için belirleyici önem taşımakta olduğunu görüyoruz. Bunlar (1) Türkiye'nin AB ve ABD ile ilişkileri (2) Başbakan Erdoğan'ın ve AKP'nin olası davranış biçimi (3) Dünya ekonomisindeki gelişmeler (4) Bizim özel sektörün davranış biçimi ve (5) Türkiye ekonomisinin büyüme temposu.
    Bu beş konuda yaşanacak gelişmelerin içinden çıkılması zor bir sorunlar yumağı oluşturmaması için her birinde yumuşak inişin ya da yumuşak geçişin yaşanması gerekiyor. Bu başlık altında:
  • AB ile ilişkilerde tam üyelik sürecini kesintiye uğratacak noktaya gelinmemesi,
  • Ortadoğu'daki gelişmelerin Türkiye'yi ABD ile karşı karşıya getirmemesi,
  • Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde uzlaşmacı bir çözüme razı olması,
  • AKP'nin seçim ekonomisi hovardalığına heves etmemesi,
  • ABD ekonomisinde ve dünya ekonomisinde ölçülü bir yavaşlamanın yaşanması,
  • Türk özel sektörünün dış borca yüklenerek büyüme hevesini bir miktar törpülemesi,
  • Türkiye ekonomisinin büyüme temposunun biraz yavaşlaması, gerekli.

  • Gerek siyasette gerekse ekonomide bu "yumuşak iniş" senaryosu gerçekleşebilirse, ekonomide olumsuz beklentilerin tırmanması ve keskin iniş - çıkışların yaşanması önlenebilir.

    Ekonomide yumuşak iniş
    ABD ekonomisinde başlamış olan yavaşlamanın 2007'de de devam etmesi ve enflasyon tehdidinin azalması halinde, ABD Merkez Bankası'nın kısa vadeli faizleri yukarı çekme olasılığı çok azalır. ABD faizlerinde bir yükselmenin gündemden çıkması ise mayıs - haziranda yaşanana benzer bir 'Yükselen Pazar'lardan kaçış dalgasının yeniden yaşanması olasılığını düşürür. Bu da kısa vadeli dış sermayeye bağımlı hale gelen Türkiye'nin 2007'yi kurtarması açısından olumlu bir gelişme olur.
    ABD'de ve dünya ekonomisinde bir yavaşlamanın yaşanması, petrol ve temel madde fiyatlarında gevşemeye yol açacağı için de bizim açımızdan olumlu bir gelişme sayılabilir.
    Türkiye ekonomisindeki ölçülü bir yavaşlama ise hem cari açık sorununun çözümünü kolaylaştırabilir hem de enflasyon hedeflerinin tutturulmasına yardımcı olabilir. 2007'yi "yumuşak iniş" yılı olarak yaşayabilirsek hiç de fena olmayacak galiba.

    oulagay@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Yine Anadolu atılımı
    CENEVİZLİ tüccarlar 13. yüzyılda Trabzon lima...
    Çetin ALTAN
    Tiyatro üstüne bir 'şiirsel anlatım' oyunu
    Bir yanda ağzı köpürmüş politik ihtirasların ...
    Melih AŞIK
    Vakıfların yarını...
    Ne yazık ki ülkenin kaderini etkileyecek, gel...
    Fikret BİLA
    Baykal: Cumhuriyet koalisyonu kurmaya çalışıyoruz
    Bülent Ecevit'in cenaze töreninin her kesimde...
    Hasan CEMAL
    Kriz sözcüğü!
    Ben artık kriz sözcüğünü sevmiyorum. Çok sevi...
    Güneri CIVAOĞLU
    O iki kelime
    Sahnede "yansı" denen dev ekranda "şimdi s..t...
    Abbas GÜÇLÜ
    Şûrada erken katsayı şoku!
    17. Milli Eğitim Şûrası'nda, perşembe günü be...
    Hurşit GÜNEŞ
    Konut sektörünün geleceği çırpıntılı
    Dünkü yazımızda konut piyasasını değerlendirm...
    Nail GÜRELİ
    Erdoğan'ın dağarcığı ve gıcığı
    ABD Başkanı'nın adı G.W. Bush biçiminde yazıl...
    Sami KOHEN
    ABD yeni strateji arayışında
    DAHA düne kadar "şer ekseni" veya "haydut dev...
    Metin MÜNİR
    Kendi kuyruğunu yiyen yılan
    Merak ettiğim ama muhtemelen hiçbir zaman öğr...
    Hasan PULUR
    Bir büyük laik...
    BAŞBAKAN'A kızmak değil, onu anlayışla karşıl...
    Meral TAMER
    Şimdi sıra AKP iktidarının yolsuzluklarında
    Günümüz gazeteciliğinde, türüne giderek daha ...
    Ece TEMELKURAN
    İttifaklar ve 'öteki' ittifaklar
    Bize hep öyle öğretmediler mi? İlkokuldan ber...
    Osman ULAGAY
    2007 için 'yumuşak iniş' duası
    Ekonomideki olası gelişmeleri köşelerinde değ...
    Güngör URAS
    Bizim orta sınıf kendini hatırlatamazsa yok olup gidecek
    Orta sınıf her ülkede nüfusun en geniş bölümü...
    M. Ali BİRAND
    Ara verip, soluk alırsak, bu iş biter
    Geçen Salı günü Can Dündar'ın, NTV'deki NEDEN...

    © 2006 Milliyet