Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Susmayın konuşun!

Şöyle bir etrafınıza bakın. Yemek ve tuvalet dışında futbol konuşanlar, milli maçtan sonra kaç dakikaya indirdiler toplu muhabbetlerini?..
Oysa konu zengin, malzeme bol, içerik derin değil mi?
Dünya Şampiyonu İtalya ile evinde berabere kalmışız.
Boru değil yani.
Yine de muhabbet yüzde on- yüzde yirmi.
Peki... İtalya'dan beş yeseydik!
O zaman görecektiniz bizimkileri.
Nasıl şehvetle tartışılacaktı sokakta, kahvede, televizyonda.
Şu anda Türkiye futbol konuşuyorsa, konu dönüp dolaşıp derbide biter emin olun.
İtalya maçı mazoşist duygularımızı gıdıklamıyor çünkü.

GOLLER KOMEDİ
Gelelim milli maça:
En çarpıcı tarafı golleri...
Çarpıcı ve tuhaf.
Bu müsabakanın golleri Süper Lig'imizin sezon sonuna doğru bir Anadolu kentinde atılsa, "Şike Tahkik Kurulu" göreve çağrılırdı emin olun.
Yani golleri unutun.

YETENEK KUSURSUZ
Geriye kalıyor sahadaki varyasyonlar.
Bu konuda Türk Milli Takımı, İtalya'ya beş basar.
İsteyen itiraz etsin; en azından bana öyle geldi.
Sakın kimse İtalya'nın yedeklerinden bahsetmesin. O "sorun" bize ait.
Bir mevkideki birinci adam yoksa, yarı yarıya boş sayılır bizde. İkinci adam da yoksa sistem değişir. Aurelio'ya bu yüzden Mehmet denmektedir.
İtalya'da ise birinci ve üçüncü adam arasında popülarite farkı vardır genellikle. Kalite farkı varsa, o da azdır.
Hem biz değil miyiz "İsimler değil sistem önemli" diyen.
Sistem, İtalyan sistemi.
Dünya Şampiyonluğu garanti belgeli.

BEYİN DOPİNGİ
İşte o İtalya ile evinde berabere kaldı milliler.
Başa baş, dişe diş... Çoğu zaman üstün.
Bizim paramızla beş kuruş etmeyen futbolcularımız, adını duyunca saygı duruşuna geçtiğimiz futbolcular karşısında bırakın ezilmeyi, resmen galebe çaldı.
Neydi, kullandığımız dopingin adı...
Beyin.
Kolektif ve bireysel anlamda nadir "fazla mesai" süreçlerinden birini yaşıyordu Türk aklı.
Memlekettekiler ise "şaştı kaldı" bu işe.

EĞİTİM ŞART
Şunu unutmayalım. Bizim futbolcularımız, teknik açıdan Dünya'da iki elin parmaklarını geçmeyecek sayılı mucize adamdan "geri" sadece.
Çünkü çoğu dokuz yaşından beri bilimsel futbol eğitimi almadıklarından, "beyincik refleksleri" yerine "beyinsel emirlerle" oynuyorlar.
Çok değerli saliseleri kaybedebiliyorlar. Açığı yetenekleriyle kapatıyorlar.
Karşılarında ise o eğitimleri üç nesildir alan adamlar.
Kalite farkı yok. Eğitim farkı var.
Ne yapıyor bizim futbolcular?.. Beyincik "iş yavaşlatmadaysa", beyin var diyorlar.
Kullansınlar da... İster beyinciği, ister beyini.

KÜÇÜK SİNEK
Elbette beynine fazla yüklenen futbolcularımız da var.
Her topçu için Milli Takım bir anlamda pazarlama yeridir. Belli bir dozda bu duygu da gereklidir.
Milli hisler, kariyer, para... Hepsi iç içe ve gerekli oranlarda.
Denge bozulursa hissedilir.
Bilirsiniz, "zehir miktardadır".
Galiba Tümer oynadığı takımlardan çok Milli Takım'la özdeşleşiyor.
Maça girerken Hakan'ın elinden almak isteyip Emre'ye kaptırdığı kaptanlık bandından sonra, pası ması boş verip gol atmak sevdasına düşmesi, mide bulandıran küçük bir sinektir ama önemli değildir.
Hoca tarafından halledilir.

"ŞOV YAPMA"
Evet "hoca"... Yani Milli Takım performansında Fatih Terim faktörü.
"Terimci" falan demeyin diye, somut bir örnekle gireyim:
Arda'ya dikkatinizi çekerim!
Bir tane "zevk çalımı" atmadı milli maçta. Oysa Galatasaray maçlarında toplam 3-5 dakika Arda şovla geçer her zaman.
Almış direktifi hocadan.
"Şov yapma"... Yapmadı. Parladı...
İşte "beyin"in faydaları.
Lakin önemli olan, ona doğru sinyalleri gönderebilmek.

"RESULTANTE İMPORTANTE"
Terim'in ikinci farkı, takımın saçının telinden ayağının tırnağına kadar yayılmış durumdaydı İtalya'da. O yüzden ilk bakışta göze batmayabilir.
Ama düşünün bakalım, Dünya Şampiyonu bir takım karşısında ligimizde gördüğümüz dökülen futbolcuları Fatih Terim'den başka kim dolaştırabilir Berlusconi edasıyla sahada?
Bir özgüven ki, anlaşılır gibi değil.
Her biri Fatih Terim sanki.
Her biri, Fatih Terim gibi vakur bir edayla dönmüşler sanki İtalya'ya.
İnsan gurura ortak oluyor yani.
Uzatmayalım, Milli Takım iyi idi.
Skor?..
O daha iyi.
Zaten ne der Terim:
"Resultante importante" değil mi?(Önemli olan sonuç)

ORHAN GENCEBAY İLE MÜSLÜM GÜRSES
Skor önemli. İyi bir skorla iyi oynayan takım daha da önemli.
Bol bol konuşmalıyız şimdi.
Lakin, bakın etrafınıza lütfen.
Sıradan bir lig haftasından daha az muhabbet.
Neden?
Ben, Orhan Gencebay ile Müslüm Gürses'i suçlayacağım ayıp olacak. Onlar "sebep" değil, "durum tespiti" aslında.
İnsanımıza hayatı zehir eden, acı çekmeye karşı önüne geçilmez bu sevda.
Keyifli zamanlar zul sanki.

eguven@milliyet.com.tr




SPOR
Carrusca şaşırttı
Özel derbi mesajı
Fener bombaladı
Doğan patladı
Terim gurur dolu
Sayı kraliçesi Neslihan
'Ligi sallarız'
Fener uyandı: 84-75
Cezaya büyük tepki
İspanya ve Almanya şokta
Saydan aklanmış
Orlando zirveyi sevdi
Haber turu...
Moratti, Yeni Delhi ve Arda
Susmayın konuşun!
Savaşları oyun gibi görenler
Şişirdiler patladı!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Bilgin GÖKBERK
Moratti, Yeni Delhi ve Arda
Haber şöyle:
Ercan GÜVEN
Susmayın konuşun!
Şöyle bir etrafınıza bakın. Yemek ve tuvalet ...
Uğur MELEKE
Savaşları oyun gibi görenler
Milli Takım'ın tüm oyuncularının Facchetti'ni...
Nilay YILMAZ
Şişirdiler patladı!
Beşiktaş hâlâ takım olamadı. Çünkü Fransız ho...


© 2006 Milliyet