Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Milliyet'ten okurlarına
Ecevit'i uğurlarken gazetecilik sınavı

Doğan Akın


Gazeteciliğin ömür törpüsü yolları, gözünüzü alan ışığın, arka planı görmenize olanak bırakmayan parlaklığında gizlenir. Çok özel, ancak her gün tükendiğiniz, her sabah bir kez daha ölçüldüğünüz ve hemen her olayda sınandığınız bir meslekten söz ediyoruz.
Sınama her ayrıntıda yürürlüktedir. Haber elbette eksiksiz olmalı, yardımcı unsurlarla desteklenmeli, mümkünse özel boyutlar içermeli, akıcı bir dille yazılmalı ve iyi bir başlıkla sunulmalıdır. Ancak uygun fotoğraflar da seçilmiş midir? Sayfa düzeni, bakanı üzerine odaklayan bir hüneri, neredeyse bir sihri haber vermekte midir? Doğru renkler kullanılmış mıdır?
Kısacası; olay, metinden başlığa, fotoğraftan sayfa düzenine uzanan her boyutta tam teşekküllü bir gazetecilik lisanına tercüme edilerek aktarılabilmiş midir?
Haber merkezlerine 5 Kasım Pazar gecesi gelen haber, işte bu gazetecilik belagatinin alabildiğine önem kazandığı tarihi bir olayı duyuruyordu. Bülent Ecevit saat 22.40'ta yaşama gözlerini yummuştu.

Kâğıt üzerindeki estetik
Pazartesi günü "Artık güvercinlerin yanında" başlığını taşıyan birinci sayfamız, yukarıdaki soruların tamamına doğru yanıtlar içeren bir özenle hazırlandı. Mesleğimizde benimsenen ifadeyle "kesip saklanacak" bir değer taşıyan bu sayfanın altındaki imza Milliyet Görsel Yönetmeni Ali Acar'a aitti.
Hafta boyunca bu tarihi olayı bütün ayrıntılarıyla değerlendiren Milliyet Yazı İşleri, cumartesi günü tam kadro izlediği Ecevit'in cenaze töreni için yoğun bir mesai sonunda arşiv değeri taşıyan bir gazete hazırladı. Ecevit'in arkasında yürüyen on binlerin "İşte serveti" başlığıyla tasvir edildiği dünkü birinci sayfamız da, Acar'ın hüneriyle tarihimizin görsel arşivine kaydedildi.
Kâğıt üzerindeki şıklıkla estetik bir duygu yaratmayı Türkiye'de gazete sayfaları için hayati bir ölçüt haline getiren duayen gazetecinin Ali Acar olduğunu bu vesileyle belirtelim.

'Son vedayı anlattı'
"Phoenix-Ecevit'in Yeniden Doğuşu" adlı kitabın da yazarı olan Ankara Temsilcimiz Fikret Bila'nın merak edilen törene ve mezar yerine ilişkin bilgilerine ilk gece ulaşması, Milliyet okurları için önemli bir fark yarattı. Rahşan Ecevit'in, eşinin acısını paylaştığı tek gazeteci de Bila oldu. Rahşan Ecevit'in hastane odasında eşini nasıl uğurladığını salı günü duyuran Bila, çarşamba günü de iki kabir yeri hazırlandığını yazdı.

'Sessizce kayan yıldız'
"Evren dediğimiz ve sınırlarını ölçmekte zorlandığımız o büyüklüğün içinde önceki gece sessizce bir yıldız kaydı..."
Milliyet Genel Yayın Yönetmeni'nin salı günü yayımlanan başyazısı bu satırlarla başlıyordu. Genel Yayın Yönetmenimiz, entelektüel bir siyasetçi, şair ve gazeteci olarak ele aldığı Ecevit'in üç boyutlu portresini de çizdiği yazısını "Onsuz bir Türkiye biraz buruk bir Türkiye olacaktır" diyerek noktalıyordu.

Özel belgeler
Ecevit'in kaybına ilişkin gelişmeleri, Can Dündar ile Rıdvan Akar'ın "Ecevit'in çok özel belgeleri" adıyla kaleme aldıkları önemli bir yazı dizisi eşliğinde verdik. Ecevit'in sağlığında Dündar ve Akar'a emanet ettiği tarihi belgeler, Milliyet'in yayınıyla gün ışığına çıktı. Ecevit'in akçalı konulardaki örnek titizliğine ve dürüst kişiliğine ilişkin çarpıcı yazışmaları da içeren belgesel dizi, yakın tarihe ışık tutacak önemli kayıtlarla da ilgi gördü.
Meslek yaşamına "gazeteci" olarak atılan Ecevit'in 1965 yılında Milliyet'te kaleme aldığı yazılara ilişkin dosyayı da, Pazar ilavemizde okudunuz. Bülent Ağaoğlu ve yönetimindeki Milliyet Bilgi Belge Merkezi'nin titiz bir taramayla destek verdiği dosyayı arkadaşımız Önay Yılmaz kaleme aldı.
Ecevit'in vedasını hafta boyunca "haberci" bir tutumla verebilmek, bizim için, "tarihe geçmiş bir meslektaşımıza karşı son görevi layıkıyla yerine getirmiş olmak" gibi bir anlam da taşıyor.
Karşıtlarında da saygı uyandıran dürüstlük timsali kişiliğinin mesleğimize ışık tutmasını diliyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.

dakin@milliyet.com.tr




YAŞAM
Bilgi vermeyene ceza
Mezardaki Güney değilmiş
50 yılda neler olacak
Ecevit'i uğurlarken gazetecilik sınavı
Takva Kars'ta onurlandı
Kostümlü Nobel provası
Hisar'da 'Bir garip Orhan Veli'
BOTAŞ'ta intihar şoku
BBC'de İslami ve laik moda karşılaştırması
ABD festivaline Türk dondurması
'Yeni 7 harika' için oy verin
Küresel ısınma onları da vurdu
'Telekulak'ta sürpriz bozma
'Papa' eyleminde 1 tutuklama daha
Fadıl Akgündüz'e 4 yıl 2 ay hapis cezası
Yargıtay, Güldünya için ceza artırımı istedi
Dev yolcu gemisinde salgın hastalık paniği







© 2006 Milliyet