Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
1915'te Osmanlı Ermenileri


TÜRKİYE 1915'teki olaylar için "Uluslararası Tahkim"e giderse ne olur? Evvela tahkim ne demek?
Önce, Türkiye ve Ermenistan bir "tahkim anlaşması" imzalar. Tarihçi ve hukukçulardan bir Tahkim Kurulu oluşturulur. Bu kurula Türkiye ve Ermenistan eşit sayıda hâkim atar. Bu şekilde oluşan mahkemenin başkanını BM Genel Sekreteri ve Lahey Adalet Divanı Başkanı tayin eder...
Sonra, Türkiye ve Ermenistan bu heyet önünde tezlerini savunur.
Peki, "soykırım" kararı çıkar mı?
Brüksel Üniversitesi Uluslararası Hukuk Uzmanı Prof. Ruşen Ergeç, tahkim fikrini ilk ortaya atanlardan biridir. 1915 olaylarının hukuken değişik tarzlarda nitelenmesinin tartışılabileceğini ama "soykırım" denilemeyeceğini anlattı. Soykırım olması için "soykırım kastı" gerekiyor.
Prof. Ergeç, Kosova operasyonu için Sırpların NATO aleyhine açtığı soykırım davasında NATO'nun avukatıydı. Lahey Adalet Divanı'nın bu davadaki kararı özetle şöyle:
"Evet, çok sayıda sivil Sırp öldürüldü ama fakat kasıt, Sırpları kısmen de olsa yok etmek değil, Arnavutları korumak olduğu için Sırplara karşı bir soykırımdan bahsedilemez."

Öncesi ve sonrası?
Bu durumda 1915 olaylarındaki "kast"ın ne olduğu önemli. Bunu anlamak için olayları "tarihsel süreç" içinde değerlendirmek bir zorunluluktur.
Ermeni isyanlarının başlaması, Birinci Cihan Harbi'ne girişle Doğu Anadolu'da Ermeni saldırılarının tırmanması, Rus ordusuyla işbirliği, Kars, Ardahan, Zeytun, Van, Bitlis Sivas, Horasan olayları, ele geçirilen silah ve cephaneler... Osmanlı'nın "ordudaki Ermenilerin geri hizmetlere alınması"ndan başlayarak kademeli olarak aldığı tedbirler, nihayet "tehcir" kararı...
Bütün çatışma ve ölümler, bütün "kıtal" ve "mukatele"ler bir sürecin parçalarıdır.
Bu sürecin ortaya konulması ispat eder ki, Ermenilere yönelik "kıtal" hareketleri "bir ırkı yok etme" kastıyla yapılmış eylemler değil, uzun bir "mukatele" sürecinin çeşitli olaylarıdır.
Ermeni milliyetçileri, bu süreci örtmek için "1915"i tek başına alıyorlar; öncesi ve sonrası yokmuş gibi!

Yüksek görevler
Tarihçi Prof. Zafer Toprak'ta tehcir sırasında devlet görevinde bulunan Ermenilerin uzun bir listesi var. Birkaç örnek:
  • Sakızlı Armanak Efendi Divan-ı Muhasebat, yani Sayıştay İkinci Başkanı, sonra birinci başkan olacaktır.
  • Mebusan Meclisi'nde Mali Kanunlar Encümeni Başkanı İstanbul mebusu Hallaçyan Efendi.
  • Milletvekilleri Artin Boşgezeryan, Onnik Efendi, Aram Efendi, Azaryan Efendi.
  • İstanbul İl Genel Meclisi'nde Bogos Şerbetçiyan Efendi, Dr. Cevahiryan Efendi, Dava Vekili Şimeon Efendi...

  • Nazi Almanya'sında böyle şeyler düşünülebilir miydi?!
    Osmanlı bakanları arasında Agop Kazazyan, Sakızlı Ohannes, Mikael Portakal paşaları ve ünlü dışişleri Bakanı Gabriel Noradungyan Efendi'yi de hatırlayabiliriz.
    İttihatçılar iktidara geldiğinde hocalarla papazları kucaklaştırarak, "Türk, Rum, Ermeni / Gördük bu rûz-i ruşeni" diye marşlar yaptırmışlardı.
    Bu gerçekleri, bu sürecin bütününü görmeden doğru hüküm verilemez.
    Bugünkü "Soykırım" iddiası politik bir savaştır, çıkmaz sokaktır.
    Tekrar "rûz-i ruşen"ler görmek için politik savaş değil, karşılıklı anlayış ve saygı gerekir. Bunun en büyük engeli, etnik-şoven milliyetçi diasporadır.

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    1915'te Osmanlı Ermenileri
    TÜRKİYE 1915'teki olaylar için "Uluslararası ...
    Çetin ALTAN
    Şayet öyle olsaydı, şayet böyle olsaydı... Ve 'Sol'...
    Şayet Türkiye de, 500 yıl önce okyanuslara aç...
    Melih AŞIK
    Parlat bakalım
    Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üye...
    Fikret BİLA
    Silahlı Kuvvetler Fransa'yla neleri askıya aldı?
    Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başb...
    Hasan CEMAL
    Kürtçe konuştum tokat yedim, Türkçe bilmiyordum ki!
    Gayet sakin, sükûnet içinde, her noktasını, h...
    Güneri CIVAOĞLU
    Bush'u doğa da çarpacak
    Bush'a başkanlık seçimlerini kaptıran Al Gore...
    Abbas GÜÇLÜ
    Katsayıda geri adım
    17. Milli Eğitim Şûrası'nda, katsayılar konus...
    Hurşit GÜNEŞ
    3 yıl için öngörülen bütçeler
    Bir süre önce muzip bakanımız Kemal Unakıtan ...
    Sami KOHEN
    Irak'ta "güçsüz" güçler...
    TÜRK kamuoyu Irak sorunu denince daha çok Kuz...
    Metin MÜNİR
    Denizde yüzenlerin hangisi daha ıslak?
    Yabancılar bizi uzlaşma kültürüne sahip olmay...
    Faik ÖZTRAK
    Cari açık büyümenin bedeli mi?
    Ülkemizde yüksek cari açığın hızlı büyümenin ...
    Hasan PULUR
    Yurdumun güzel insanları...
    HANİ bazı kitaplar vardır, "Nasıl gidilir, ne...
    Erdoğan SAĞLAM
    Vergi iadesi kalkmasın kapsamı genişletilsin
    Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, önceki gün verg...
    Derya SAZAK
    Papa'nın ziyareti
    İtalyan medyası, Papa 16. Benedictus'un Türki...
    Meral TAMER
    Rahmi Koç'un İtalyanca öğrenme yöntemi!
    Türkiye ile İtalya arasındaki diplomatik iliş...
    Ece TEMELKURAN
    'Soykırım' demezsem yüzümü aynada göremem
    Yeryüzünde yürürken öğrendiğim bir şey var: H...
    Güngör URAS
    TIR'cıların bölünmesi kimseye yarar sağlamıyor
    Yurtdışına gidip gelen 45 bin TIR'ımız var. T...
    M. Ali BİRAND
    Papa ziyareti çok sıkıntılı geçecek
    Henüz gündemimize oturmadı, ancak yakın bir s...

    © 2006 Milliyet