Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Rahmi Koç'un İtalyanca öğrenme yöntemi!


Türkiye ile İtalya arasındaki diplomatik ilişkilerin 150. yıldönümü, Berlusconi'nin başbakanlığı döneminde alınmış karar uyarınca 2006 yılı boyunca gerek İtalya'da, gerekse Türkiye'de bir dizi etkinlikle kutlanıyor.
Türkiye'deki İtalya Ticaret Odası'nın bu çerçevede önceki gün Swissotel'de düzenlediği öğle yemeğinin onur konuşmacısı, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'tu.
İtalya, Türkiye'nin dış ticaretinde önemli partnerlerinden biri. 40 yıl önce otomotivde Agnelli ailesi ve Fiat'la kıydığı İtalyan nikâhını, son olarak bankacılıkta UniCredit'le pekiştiren Koç Holding'in Şeref Başkanı Rahmi Koç ise bu kutlamalar için "daha âlâsı olamaz" denecek ideal konuşmacı....

Ağzının içine baktırdı
İtalya'nın Ankara Büyükelçisi Carlo Marsili'nin ev sahipliğindeki yemekte Koç, mizah dozu ince ayarla belirlenmiş konuşmasında, dinleyenleri ağzının içine baktırdı.
Konu seçimini tamamen Rahmi Bey'e bırakmışlardı. Ama o herhalde "Pizzanın İtalya'da mı yoksa New York'ta mı daha lezzetli pişirildiği, İtalyanların Brunello Di Montalcino'sunun mu yoksa Fransızların Chateau Neuf du Pape marka şarabının mı daha iyi olduğu hakkında konuşamazdı. Pastırmayla brezolayı karşılaştıran bir konuşma da uygun olmazdı. Bu mülahazalarla Türk şirketlerinin yabancı ortaklıkları hakkında konuşmayı" seçmişti. (Haberi dünkü gazetemizde yer aldı)
Peter von Siemens, Henry Ford, Leopoldi Pirelli, Giovanni Agnelli, İsrailliler, İsveçliler, Japonlar ve diğerleri... Babası Vehbi Koç döneminde temelleri atılmış, değişik ülkelerden çok sayıda şirketlerle ortaklıkları olduğunu hatırlatan Koç'a göre, en rahat çalıştıkları ortakları Akdenizlilerdi.

I beg your pardon!
Ev sahiplerini dikkate alarak mı böyle dedi bilinmez, Kuzey Avrupalılarla da Anglo-Saksonlarla da iş yapmak, Akdenizlilere göre daha zordu. Japonlar ve Çinlilerle ise dil sorunu nedeniyle zaman zaman deveye hendek atlatmak gerekebiliyordu: "Japonlarla bir toplantıdasınız. Yarım saat durmadan laf anlatıyorsunuz. Yarım saatin sonunda size kalkıp 'I beg your pardon' diyebiliyor. Haydiii yeni baştan!"
Soru-yanıt bölümünde ilk söz alan, kendisini Deutsche Bank'ın Türkiye Temsilcisi Markus Slevogt diye tanıtınca, daha soru gelmeden Koç, "Ach soo" diye araya girdi. Rahmi Bey'in başlattığı dillerle ilgili espriler, Twiggy'in sahibi Sinan Öncel'in sorusuyla doruk noktasına ulaştı:
"Konuşma metninizde İtalyanca şirket isimlerini iyi telaffuz edemediğinizi gördük. İtalyan şirketleriyle 40 yıllık ortaklığınız olduğunu iftiharla söylüyorsunuz da, İtalyancanızı geliştirmeyi düşünmüyor musunuz?"
Koç, "Ben İtalyan dostlarımla İngilizce konuştuğumda bile İtalyancam gelişiyor," deyince salon kahkahadan yıkıldı. Zira toplantının dili İngilizceydi ve daha önce kürsüden hitap eden İtalyan yetkililerin tümünün İngilizce telaffuzu, Koç'un yaptığı espriyle yüzde yüz uyum içindeydi.
Toplantı bitiminde yanıma gelen genç bir hukukçu, damdan düşer gibi "Rahmi Bey, saçlarını nasıl bu kadar güzel koruyabilmiş?" diye sormaz mı... "Kendisini 30 yıldır izliyorum. Saç ektirseydi fark ederdim" dedim; ama belki Rahmi Bey daha fazla ayrıntı vermeyi düşünür.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
1915'te Osmanlı Ermenileri
TÜRKİYE 1915'teki olaylar için "Uluslararası ...
Çetin ALTAN
Şayet öyle olsaydı, şayet böyle olsaydı... Ve 'Sol'...
Şayet Türkiye de, 500 yıl önce okyanuslara aç...
Melih AŞIK
Parlat bakalım
Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üye...
Fikret BİLA
Silahlı Kuvvetler Fransa'yla neleri askıya aldı?
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başb...
Hasan CEMAL
Kürtçe konuştum tokat yedim, Türkçe bilmiyordum ki!
Gayet sakin, sükûnet içinde, her noktasını, h...
Güneri CIVAOĞLU
Bush'u doğa da çarpacak
Bush'a başkanlık seçimlerini kaptıran Al Gore...
Abbas GÜÇLÜ
Katsayıda geri adım
17. Milli Eğitim Şûrası'nda, katsayılar konus...
Hurşit GÜNEŞ
3 yıl için öngörülen bütçeler
Bir süre önce muzip bakanımız Kemal Unakıtan ...
Sami KOHEN
Irak'ta "güçsüz" güçler...
TÜRK kamuoyu Irak sorunu denince daha çok Kuz...
Metin MÜNİR
Denizde yüzenlerin hangisi daha ıslak?
Yabancılar bizi uzlaşma kültürüne sahip olmay...
Faik ÖZTRAK
Cari açık büyümenin bedeli mi?
Ülkemizde yüksek cari açığın hızlı büyümenin ...
Hasan PULUR
Yurdumun güzel insanları...
HANİ bazı kitaplar vardır, "Nasıl gidilir, ne...
Erdoğan SAĞLAM
Vergi iadesi kalkmasın kapsamı genişletilsin
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, önceki gün verg...
Derya SAZAK
Papa'nın ziyareti
İtalyan medyası, Papa 16. Benedictus'un Türki...
Meral TAMER
Rahmi Koç'un İtalyanca öğrenme yöntemi!
Türkiye ile İtalya arasındaki diplomatik iliş...
Ece TEMELKURAN
'Soykırım' demezsem yüzümü aynada göremem
Yeryüzünde yürürken öğrendiğim bir şey var: H...
Güngör URAS
TIR'cıların bölünmesi kimseye yarar sağlamıyor
Yurtdışına gidip gelen 45 bin TIR'ımız var. T...
M. Ali BİRAND
Papa ziyareti çok sıkıntılı geçecek
Henüz gündemimize oturmadı, ancak yakın bir s...

© 2006 Milliyet