Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Papa ziyareti çok sıkıntılı geçecek


Henüz gündemimize oturmadı, ancak yakın bir süre sonra Papa'nın Türkiye ziyareti ile ilgili sıkıntılar yaşamaya hazır olalım. Şimdiden işin ucu görünüyor. Sağdan soldan gelen haberler, bu olayın kolay geçmeyeceğini gösteriyor. Sıkıntının birçok nedeni var, ancak uluslararası medya özellikle Başbakan'ın Papa ziyareti sırasında Türkiye'de bulunmamasını sorun yapmaya hazırlanıyor.

Papa, 28 Kasım - 1 Aralık tarihleri arasında Türkiye'ye uzun bir ziyaret yapacak. Papalık koltuğuna oturduktan sonraki ilk Müslüman ülke gezisi olacağından dolayı, çok önem veriliyor.

Ziyaretin önemi, hem uluslararası alandaki Hıristiyan-Müslüman gerginliği, hem de Papa'nın bir süre önce Hz. Muhammed ile ilgili sözlerinin yarattığı tepkiler nedeniyle daha da yoğunlaşmış durumda.

Dikkat edecek olursanız, daha şimdiden tahrikler başladı. Suikast girişimleri, havaya kurşun sıkıp tehdit edenler, ziyaret sırasında nelerle karşı karşıya kalabileceğimizi göstermeye yetiyor.

Türkiye'yi karalamak, ülkeyi uluslararası kamuoyuna kötü göstermek ve özellikle de "Bakın görün, Türkiye AB'ye kabul edilemeyecek düzeyde bir ülke. Türkler bize düşman" mesajı vermek isteyecekler için bundan daha güzel bir fırsat bulunamaz. Oysa bu ziyaret, yaşamakta olduğumuz gerilimli ortamda Türkiye açısından tam bir sınav niteliğinde geçecek. Herkes farklı açılardan izleyecek.

Avrupalılar, tam üye adayı Türkiye'yi gözleyecekler.

Hıristiyan dünyası da, İslam'ın toleransını gözleyecek.

Laik ve demokratik Türkiye'nin, diğer bazı İslam ülkeleriyle farkının bulunup bulunmadığı tartışılacak.

Anlayacağınız, neresinden bakarsak bakalım son yılların en kritik 4 gününü geçireceğiz.

* * *

BAŞBAKAN'IN BULUNMAYIŞI KAŞLARI KALDIRIYOR…

Bütün bunlar yetmeyecekmiş gibi, bir de Başbakan'ın durumu var.

Tayyip Erdoğan aynı tarihlerde, Riga'daki NATO doruk toplantılarına katılıyor olacak. Bu durum Vatikan'a da bildirildi ve onlar da anlayışla karşıladıklarını belirttiler.

Ancak iş bununla bitmiyor.

Başbakan'ın Papa ile karşılaşmak istemediği, aynı resim karesinde görünmemek için NATO ziyaretini birkaç saatliğine dahi olsa kısaltıp gelmediğine inanılıyor. Yabancı basında bu yolda spekülasyonlar başladı bile.

Erdoğan geçen hafta yabancı medya mensuplarının sorularını yanıtlarken, Papa'nın muhatabının Cumhurbaşkanı Sezer olduğunu söylemekle yetinmeyip "Ben de günlük programımı Papa'ya göre ayarlayacak değilim" diyerek, gereksiz bir izlenim yarattı. İstemiyormuş gibi bir hava yayıldı. Farklı şekilde anlatabilirdi. Başbakan bunu yapmadığı gibi, programını Papa'ya göre ayarlamayacağını söyliyerek, uluslararası basında ve Katolik dünyasında " Bu ziyarete soğuk baktığı" izlenimi yarattı.

Nedeni de çok basit.

Başta İtalyan basını olmak üzere Katolik dünyası alışıkmıştır. Zira bugüne kadar hiçbir Papa, ziyaret ettiği ister Hıristiyan, ister Müslüman olsun, hiçbir ülkede o ülkeyi fiilen yöneten kişi ile görüşmemezlik etmemiş. Papa ile görüşme o kadar önemsenmiş ki, Başbakanlar, Cumhurbaşkanları, hatta Diktatörler daima Papa'ya saygı göstermişler, günlük programlarını ziyarete göre ayarlamışlar.

Göreceksiniz, önümüzdeki günlerde dünya basını şu soruları sormaya başlayacak :

Başbakan Erdoğan neden böyle bir tutum takınıyor ?

Acaba müslüman ülkelere sempatik görünmek için mi ?

Yoksa seçim döneminde oy kaygısıyla mı hareket ediyor ?

Tabii başka sorular da gelecek.

Benim anlayamadığım, Başbakanlığın bu konuda hiçbir açıklama yapmaması.

Biraz araştırınca, işin içinde çok başka unsurların bulunduğu anlaşılıyor.

* * *

DIŞİŞLERİ:İTALYAN BASINI GERÇEĞİ ÇARPITIYOR…

Merak ettiğimden dolayı araştırdım.

Erdoğan gerçekten Papa'dan kaçıyor mu, yoksa işin içinde başka birşey mi var ?

Dışişleri Bakanlığı çok net anlatıyor:

" Papa'nın gelişi, Türkiye'ye resmi bir gezi olarak başlamadı. Vatikan'ın ilk başvurusu, Rum Patriğinin Yortusuna katılmak için yapılmıştı. Sonradan, Türkiye'ye resmi ziyarete dönüştürüldü. Programlarını kendileri yaptılar. Efes'e gidişinden tutun, Ayasofya'yı dolaşmaya kadar herşeyi kabul ettik. Ancak daha ilk günden itibaren Başbakan'ın NATO doruğunda bulunacağı biliniyordu. NATO toplantısının tarihini değiştirmemize imkan yoktu ve bu da kendilerine bildirildi."

Peki yabancı basındaki bu spekülasyon nedir ?

Dışişleri bakanlığı bunu ,İtalyan basınının Vatikan konusundaki tepeden bakışına veriyor. Vatikan'ın bu spekülasyonun arkasında olup olmadığı bilinmiyor, ancak AK Parti'nin dinci yaklaşımının da söylentileri körüklediğine inanılıyor.

Kim neden ve nasıl hareket ederse etsin, Papa ziyareti son derece önemlidir. Gereken önlemler alınmalı, gerekiyorsa bu sorun yabancı basına ayrıntılı şekilde anlatılmalıdır.

" Ben programımı Papa'ya göre ayarlıyamam" demekle işin içinden çıkılmamalıdır.

Türkiye bu geziden, yara alarak değil, başı dik çıkmalıdır.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
1915'te Osmanlı Ermenileri
TÜRKİYE 1915'teki olaylar için "Uluslararası ...
Çetin ALTAN
Şayet öyle olsaydı, şayet böyle olsaydı... Ve 'Sol'...
Şayet Türkiye de, 500 yıl önce okyanuslara aç...
Melih AŞIK
Parlat bakalım
Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üye...
Fikret BİLA
Silahlı Kuvvetler Fransa'yla neleri askıya aldı?
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başb...
Hasan CEMAL
Kürtçe konuştum tokat yedim, Türkçe bilmiyordum ki!
Gayet sakin, sükûnet içinde, her noktasını, h...
Güneri CIVAOĞLU
Bush'u doğa da çarpacak
Bush'a başkanlık seçimlerini kaptıran Al Gore...
Abbas GÜÇLÜ
Katsayıda geri adım
17. Milli Eğitim Şûrası'nda, katsayılar konus...
Hurşit GÜNEŞ
3 yıl için öngörülen bütçeler
Bir süre önce muzip bakanımız Kemal Unakıtan ...
Sami KOHEN
Irak'ta "güçsüz" güçler...
TÜRK kamuoyu Irak sorunu denince daha çok Kuz...
Metin MÜNİR
Denizde yüzenlerin hangisi daha ıslak?
Yabancılar bizi uzlaşma kültürüne sahip olmay...
Faik ÖZTRAK
Cari açık büyümenin bedeli mi?
Ülkemizde yüksek cari açığın hızlı büyümenin ...
Hasan PULUR
Yurdumun güzel insanları...
HANİ bazı kitaplar vardır, "Nasıl gidilir, ne...
Erdoğan SAĞLAM
Vergi iadesi kalkmasın kapsamı genişletilsin
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, önceki gün verg...
Derya SAZAK
Papa'nın ziyareti
İtalyan medyası, Papa 16. Benedictus'un Türki...
Meral TAMER
Rahmi Koç'un İtalyanca öğrenme yöntemi!
Türkiye ile İtalya arasındaki diplomatik iliş...
Ece TEMELKURAN
'Soykırım' demezsem yüzümü aynada göremem
Yeryüzünde yürürken öğrendiğim bir şey var: H...
Güngör URAS
TIR'cıların bölünmesi kimseye yarar sağlamıyor
Yurtdışına gidip gelen 45 bin TIR'ımız var. T...
M. Ali BİRAND
Papa ziyareti çok sıkıntılı geçecek
Henüz gündemimize oturmadı, ancak yakın bir s...

© 2006 Milliyet