|
Seçmene selam şûrası sona erdi
17. Milli Eğitim Şûrası'nın seçmene selam şûrası olacağı en başından belliydi. Peki, 800 figüranla sahnelenen bu oyunun sonunda ne elde edildi, değişen ne olacak? Şûrayı baştan sona izleyen birisi olarak, sonuçta hiçbir şeyin değişmeyeceğini en başta söylemekte yarar var.
AKP, seçim öncesinde, hayal kırıklığına uğrattığı tabanına bir mesaj vermek istiyordu. Onu da beceremedi. Her şeyi yüzüne gözüne bulaştırdı...
Şûrayı farklı noktalara götürenlerin en başında Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik geldi. Çelik, gelecek yıl sınav döneminde o koltukta oturmayacağını bile bile, bol keseden vaatlerde bulundu. Şûrada alenen alınmayan, YÖK tarafından onaylanmayan ve hayata geçirilmesi mümkün olmayan kararları, kulislerde, sanki yarın bir çırpıda her şeyi değiştirecekmiş gibi aktardı. Sonuçta da kafalar öylesine karıştı ki, katsayılar konusunda değişiklik önergesi veren isimler bile şûrada alınan karara değil de bakanın açıklamalarına şaşırıp kaldılar...
OKS kalkacakmış
Şûrada alınan kararlardan ilki, OKS yani Ortaöğretim Kurumları Giriş Sınavı'nın kaldırılmasına yönelikti. Bakan öyle istedi. Şûra da öyle karar aldı. Ama uygulanabilirliği sıfır. Çünkü onca lise çeşitliliği ve 1 milyona yakın öğrenci varken, anadolu liseleri, fen liseleri ve kolejlere sınavsız öğrenci alınması mümkün değil. Zaten alınan karar da tavsiye niteliğinde. Hiçbir yaptırım gücü yok...
Katsayılar kalktı mı?
Katsayılar konusunda garip gelişmeler yaşandı. Bakan Çelik, her ne kadar aksini söylese de tüm gelişmeler bir noktadan yönetildi. Eğer öyle olmasaydı, 81 il milli eğitim müdürü ve 66 üyenin, gündeme alınması ve kabul edilmesi için mücadele verdiği, "katsayıların tümüyle kaldırılması" konusu, alt komisyondan da geçmişken aniden buzdolabına kaldırılır mıydı!..
Oldubittiye getirilerek kabul edilen son önergenin ne olduğu konusu ise dün akşam saatlerine kadar yazılı olarak açıklanmadı. Birçok önergenin bir araya getirilmesiyle son şekli verilen ve onaylanan önergenin altında imzası bulunan isimlerden TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanlı ve TED Genel Müdürü Sevinç Atabay ile Bakan Çelik'in yorumları çok farklı.
Pehlivanlı, verdikleri önergede, meslek lisesi mezunlarının kendi alanlarıyla ilgili fakülteleri tercih ettikleri takdirde artı puan almalarının öngörüldüğünü söylerken, Bakan Çelik, gerçekleşme olasılığı hiç olmayan ve şûrada da hiç ayrıntılarına girilmeyen bir tartışmayla ortalığı karıştırmaya devam etti.
Önerge oylanırken makine teknisyenliğinden mezun olan makine mühendisliğine gitmeli diyen Bakan Çelik, kulislerde, imam hatiplerden ya da anadolu imam hatiplerden mezun olanların Sözel ve Eşit Ağırlık mezunu kabul edilebileceklerini, bu sayede de öğretmenliğe, hukuka, kaymakamlığa yöneleceklerini söylemiş.
Peki bu mümkün olabilir mi? Çelik bu öneriyi daha önce de gündeme getirmiş ve YÖK'ün tepkisi nedeniyle geri çekmişti. Ayrıca yasallığı da tartışma konusu olmuştu. Temcit pilavı gibi yeniden gündeme getirmesi ve şûranın üstü kapalı kararlarıyla ilişkilendirmesi, bu konuda ne kadar sıkıştığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Çelik'in ÖSS ve katsayıları konusundaki tavrı, özel okullara yardım konusundan farksız. Bu konuda iki kez yasa hazırladı, ikisi de Çankaya'dan döndü. Ayrıca yargı organları tarafından da hukuka aykırı bulundu. Ama şûradan yine karar çıkardı. Meslek liseleri konusunda da hep aynı çıkmaz yola giriyor. Onlar sadece kendi meslek alanlarıyla ilgili fakültelere razıyken, o hep her kapıyı açmak istiyor ama sonuçta da hiçbir şey veremiyor. Şûrada aynı filmi bir kez daha izledik.
Özetin özeti: Katsayılar konusunda son söz YÖK'ün. Ama onlar, bırakın alınan kararları ya da Çelikçe yorumları, şûranın kendisini bile kaale alıp gelmediler. Anlaşılan o ki, meslek lisesi mezunlarının çilesi sürecek. Çelik'e gelince... Ne olur artık içi dışı bir olsun! Eyvah eğitim elden gidiyor diyenlerin de içi rahat olsun. Bir şey olacağı yok. Seçmene selam o kadar!..
aguclu@milliyet.com.tr
|
|