|
Şiddet ve iki TV dizisi...
TOPLUMUN hemen her kesiminde şiddet var.
Özellikle ailede, aile içinde fiili şiddet uygulanmasa bile "şiddet" ağızdan düşmez.
Yaramazlık yapan oğlunu "Şimdi senin kafanı kırarım!" diye azarlamayan kaç anne vardır?
Bereket versin, annelerin bu şiddet gösterileri lafta kalır, yoksa bugün kafası kırılmamış çocuk kalmazdı.
Aynı şey babalar için de geçerli değil mi?
"Şimdi seni ayağımın altına alır parçalarım!"
Babaların ayaklarının altına alıp parçaladıkları kaç çocuk vardır.
Maksat çocuğu "şiddete inandırarak" sindirmektir.
Çocuk büyür, bu sefer o da kendi çocuklarını şiddetle korkutur.
* * *
SABAH çocuğunu kafasına vurarak döven anne, akşam kocadan dayak yemenin bahanesini ve mazeretini bulur:
"Kocam haklı!"
Şiddeti meşru kılan yargılar da vardır; kocanın dayağını hoş gören, "Hoca'nın vurduğu yerde gül biter!" diyen, "Babam sağ olsaydı da yine dövseydi!" diye rahmet okuyan...
* * *
HELE kadınlar, hele kadınlar, köyün kasabanın kadınları...
Dövmek, yaralamak, öldürmek, onların kaderidir.
Bu memlekette 20 yıl önce de "kadın hakları" konuşuluyordu, bu memlekette 20 yıl önce de şiddete, dayağa karşı çıkılıyordu.
Ama 20 yıl önce, bu memlekette bir hâkim, boşanma davasında, kadının "Kocam beni dövüyor" feryadına rağmen, "Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin!" kararıyla davayı reddediyordu.
Geçen çarşamba gecesi iki ayrı televizyon kanalında, sonuç itibarıyla benzer iki sahne vardı: "Kadına tecavüz"...
"Binbir Gece"de ölümcül hasta olan çocuğunu kurtarmak için, patronun 150 bin dolar karşılığı, bir gece beraber olma teklifini kabul eden kadının halini, ayrıntıya girmeden, ayakkabılarını bağlarken, saçlarını toplarken gösteriyordu. Oysa, kadın düşmanı olarak tanıtılan patrona neler yaptırılmazdı ki!
Hayır, yönetmen bunu tercih etmemiş, porno sahnesi yerine, sonucu seyircinin hayal hanesine bırakmıştı.
İşte şiddete karşı olmak budur!
Buna karşı "Yaprak Dökümü"nde saf, masum, biraz yaramaz kızın nasıl kandırılıp zorla ırzına geçildiği üst üste gösteriliyordu.
Genç kızın ırz düşmanıyla boğuşma sahnesi çok mu önemliydi?
Sinema sanatında, sinema tekniğinde bunu anlatacak başka sahne yok muydu?
Şiddet o kadar içimize girmiş ki!
Ondan kurtulmak için galiba şiddete ihtiyacımız olacak...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|