Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Kasım 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kızılay dramı...


Tıp tarihçisi Prof. Arslan Terzioğlu, Başbakan Erdoğan'a Kızılay tarafından üstün hizmet madalyası takıldığında yurtdışındaymış. Bu konudaki çarpıcı bilgileri o yüzden bize ancak dün verebildi...
Kızılay'ı "Hilali Ahmer" adıyla ilk kuran kişi Dr. Abdullah Bey imiş... Aslen Avusturyalı olan Abdullah Bey, ülkesinde tıp ve hukuk okumuş, ancak kimi sorunlar nedeniyle Osmanlı'ya sığınmış, Abdullah adını alarak Mekteb i Tıbbiye'yi Şahane'de hocalık yapmış... Üstün hizmetleri görülmüş. 1868'de Kızılay'ın kurulmasına önayak olmuş... 1874 yılında ölmüş...
Dr. Abdullah Bey öldüğünde Eyüp Defterdar Camii haziresine gömülüyor. Ancak Menderes döneminde hazire yol yapımı nedeniyle küçültülürken mezar başka bir yere naklediliyor... 1994 yılında tarihçiler Abdullah Bey'in ölümünün 120. yılı nedeniyle bir toplantı düzenliyor... O vesileyle Eyüp'teki mezarını da yeniden inşa ediyorlar. Kemikleri bulup getiriyor, mezar taşını yeniliyorlar.
O yıl yerel yönetimleri Refah Partisi kazanıyor. Bir yıl sonra Eyüp ve Anakent belediyelerinin marifetiyle "dönmedir" diyerek Abdullah Bey'in kemikleri Eyüp'ten alınıp başka yere taşınıyor, kabri dümdüz ediliyor...
O gün Anakent Belediyesi Başkanı Tayyip Erdoğan'dır...
Kızılay'ın kurucusu Abdullah Bey'in mezarı o günden beri kayıptır...
Kızılay'ın üstün hizmet madalyasını verdiği kişi, Kızılay'ı kuran adamın mezarını yok edenle aynı kişidir.. Tam kara mizah... değil mi?

Erdoğan, "Kedi karikatürü" davasında tazminatı kaybetmiş.
Sonuç: Kendisi paradan oldu, kedisi meşhur...
Haldun Ertem

Komplo
Kimi ekonomi yazarları şu yorumu sık sık yapmaya başladı:
- Cari açık çok kritik bir noktada. AB ile müzakereler kesilirse kaynak girişi azalır, ekonomi çöker...
Bu yorumdan şu sonuç çıkıyor:
- Ekonominin çökmemesi için müzakereleri sürdürmeye mecburuz... O yüzden de AB'nin Kıbrıs isteklerini kabul etmek zorundayız...
AKP ve yandaşları, halkı Kıbrıs'ı vermeye ikna için, bu yoruma dört elle sarıldılar. İnce ince işliyorlar. Burada AB'den önce AKP'ye sorulacak bir soru var:
- Cari açığı onca eleştiriye rağmen neden büyüttünüz? Neden müzakerelerin yürümesi için Kıbrıs'ı Rumlara vermeyi şart koşan anlaşmalara imza attınız?

Birçok insan fırsatları değerlendiremez, çünkü fırsatlar işçi tulumu giyer ve iş gibi görünürler.
Thomas Edison

Nostalji
İstanbul Diş Hekimleri Odası'na (İDO) üye eğitmen diş hekimleri, bir nostalji projesi başlatıyor... Hekimler çocukken okudukları ilkokullara gidecek, buradaki öğrencilerin diş muayenelerini yapacak, diş sağlığı dersi verecek...
Nostalji projesi ile 35 bin öğrenci, velileri ve 300 öğretmen yaşam boyu ağız - diş sağlıklarını koruyacak bilgi ve beceriyle donatılacak.
Ege Diş Hekimleri Derneği de benzer ama daha geniş kapsamlı bir çaba içinde. Dernek İzmir'de engelli çocukların diş tedavilerini ücretsiz olarak yapıyor. Üç adet tedavi ve altı adet eğitim birimli gezici diş hekimliği (sahra) polikliniği ile hizmet veren dernek, yatılı bölge okullarına da giderek çocukların tedavisi için çalışıyor... Bu güzel çabaları kutluyoruz...

Milli
Rahmetli Hasan Yalçın'ın yazılarından derlenen "Medyamızın Halleri" adlı kitaptan öğreniyoruz ki... Geçmişte bir OHAL Valisi gazetecilere takınmaları gereken tavrı şöyle anlatmış: "Milli maç spikeri gibi olacaksınız"... Yazarlar artık o kadar taraflı değil, ama asla lig maçı spikeri kadar da tarafsız olamıyorlar...

Seyir halinde!
Ankaralı meslektaşımız Alaattin Aktaş, 7 Kasım Salı günü tanınmış bir firmanın Samsun'dan 13.30'da hareket eden otobüsüyle Ankara'ya yolculuk yapmış. Anlatıyor:
"Yerim, şoförün hemen arkasındaki bir numaralı koltuktu. Otobüste müzik ve televizyon yayın sistemi olduğunu görünce hareket eder etmez kulaklığı takıp müzik dinlemeye başladım. Ancak dışardan televizyonun sesi geliyordu. Muavini çağırdım. Her yolcunun kulağında kulaklık varken sesi neden dışarıya verdiklerini sordum. Muavin:
- Şoförümüz, önündeki monitörden televizyon seyrediyor, orada kulaklık olmadığı için sesi mecburen dışarıya veriyoruz, demesin mi?
Eğilip baktım. Şoförümüz gerçekten de bir yandan otobüsü kullanıyor, diğer yandan önündeki monitöre göz atıyordu. atv'deki kadın programını izliyordu. Dehşet içinde, "Siz bizi öldürmek mi istiyorsunuz, araç kullanırken bunu nasıl yaparsınız" deyince adam canı sıkkın bir edayla televizyonu kapattı. Aradan bir süre geçti, yine televizyon sesi gelmeye başladı. Tekrar baktım, manzara aynıydı. Şoförümüz yine monitörü açmış, bu kez de haberleri izliyordu. Artık diyecek bir şey bulamadım, kendimi trafik canavarının insafına terk ettim...

m.asik@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Tut kelin perçeminden...
Ahmet Altan'ın sevdiği eski bir fıkra:
Melih AŞIK
Kızılay dramı...
Tıp tarihçisi Prof. Arslan Terzioğlu, Başbaka...
Fikret BİLA
Siyasette kadının yeri
Sosyal Demokrasi Derneği'nin (SDD) Ankara'da ...
Hasan CEMAL
Devlet kucaklayıcı olursa dağdan inerler
Mehmed Uzun, modern Kürt edebiyatının dünyada...
Güneri CIVAOĞLU
Pulur'un nehri
Bir yandan bitiremediğim iktisat doktorası ça...
Can Dündar
Belgesel müziklerine yolculuk
Antalya'da kış güneşinin tatlı tatlı ısıttığ...
Abbas GÜÇLÜ
Ecevit sonrası DSP ve Sezer
Genç Bakış'ın bu haftaki konuğu DSP Genel Baş...
Metin MÜNİR
Sesli olarak
Sesli olarak kendi kendime konuşmaya başladım...
Hasan PULUR
Alo, 155... Polis imdat!
BİLSEYDİK geçen pazar günkü yazının altına "d...
Erdoğan SAĞLAM
Asgari geçim indirimi ne zaman uygulanmaya başlanacak?
Sayın okuyucularımız, birkaç gündür ücretlile...
Derya SAZAK
El koyun
Topraklarımız gidiyor, el koyun! Erozyon ve ç...
Meral TAMER
Cem Yılmaz'dan ölümden sonraki sınav soruları!
İstanbul Sanayi Odası'nın bu ay başında düzen...
Ece TEMELKURAN
Çocukluğum çalındı 'soykırım' hikâyeleriyle...
Adamlar ve kadınlar o kötü anları, neredeyse ...
Osman ULAGAY
Kültürel zenginleşme farklı keyif veriyor
Ekonominin öncelikli konusu parasal zenginleş...
Güngör URAS
Cahit Kayra'nın "Telefon Defteri"
Akşamları çıkıp biraz dolaşıyorum. Doktorum y...
Serpil YILMAZ
İTÜ'de 'ahlak' sınavı
Üniversite mezunu olma hedefinin peşinden gid...

© 2006 Milliyet