Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Kasım 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Siyasette kadının yeri


Sosyal Demokrasi Derneği'nin (SDD) Ankara'da düzenlediği "Siyasette Kadın" konulu panelde siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının üzerinde önemle durmaları gereken çarpıcı sonuçlar tartışıldı.
Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, Prof. Dr. Feride Acar ve Yurdusev Arığ'ın konuşmaları ve SDD Başkanı Erol Tuncer'in verdiği istatistiki bilgiler, Türkiye'de toplumda ve siyasette kadının yerini göstermesi açısından kaydedilmeye değerdi.
Panelde ortaya çıkan bilgi ve sonuçları şöyle özetlemek mümkün:

Meslekler ve kadın
Mesleklerde kadının yerine baktığımızda farklı tablolar görüyoruz: Öğretim üyeliğinde kadınların oranı kayda değer düzeyde. Bazı dallarda ise fazla olduğu gözlenmektedir. Örneğin çevirmenlik (yüzde 52), okutmanlık (yüzde 58.9), planlayıcılıkta (yüzde 56.6) kadınların oranı erkeklerden fazla. Yine öğretmenlik mesleğinde oransal olarak erkeklerin gerisinde olmakla birlikte kadınların oranı da yüksek (yüzde 44). Avukatlıkta kadın oranı yüzde 31, mühendislik-mimarlık mesleğinde yüzde 27, doktorlukta yüzde 33.8.
Meslek sahibi kadınların bu yerine karşılık temel sorun yine de eğitimde görünüyor. 2000 verilerine göre okuryazar olmayan kadınların oranı yüzde 80.64 gibi çok düşündürücü bir düzeyde.

İş ve kadın
Kadınların öğrenim düzeyi yükseldikçe çalışma oranının da arttığı gözlenmektedir. İlkokul mezunu memurlar arasında kadın oranı yüzde 2.65'te kalırken, yüksekokul mezunu memurlar arasında kadın oranı yüzde 44.62'ye çıkıyor.

Siyaset ve kadın
Büyük Atatürk'ün büyük bir uzgörüyle birçok Avrupa ülkesinden önce kadına seçme ve seçilme hakkının tanınmasını sağlamış olmasına karşın Türkiye'de kadının siyasetteki yeri çok gerilerde. l935-39 döneminde parlamentodaki kadın oranı yüzde 4.51 düzeyinde. Günümüze kadar bu oranın yükselmediği, aksine düştüğü gözleniyor. 1954-57 döneminde yüzde 0.74'e, 1977-80 döneminde yüzde 0.89'a kadar gerilediği görülüyor. Kadının parlamentodaki yeri 1999 seçimiyle yeniden yüzde 4'ler düzeyine çıkıyor. 1999-2002 döneminde bu oran yüzde 4.36, 2002 seçimlerinde oluşan bugünkü parlamentoda ise yüzde 4.38 düzeyinde.
Kuzey Avrupa ülkelerinde bu oran yüzde 40. Türkiye, Arap ülkelerinden bile geri durumda. Arap ülkelerinde parlamentodaki kadın oranı ortalaması yüzde 7.7

Hükümet ve kadın
Bakanlar Kurulu'nda da kadının yeri parlamentoda olduğu gibi çok düşüktür. Oransal olarak yüzde 4.3'tür. Oysa bu oran İsveç'te yüzde 52, İspanya'da yüzde 50, Finlandiya'da yüzde 47, Almanya'da yüzde 46, Norveç'te yüzde 44.

Parti ve kadın
Bu tablo, kadının karar verici siyasi mekanizma içinde yerinin çok düşük olduğunu gösteriyor. Kadının siyasete katılım kanalları kotalarla açık tutulmaya çalışılsa da kültürel, ekonomik ve sosyal koşulların kadının yolunu tıkadığı görülüyor. Parti organlarında kadına ayrılan kota CHP'de yüzde 25, DYP'de yüzde 10, ANAP'ta yüzde 33, SHP'de yüzde 33. Bu kotaların kâğıt üzerinde doldurulması, kadın adayların seçilemeyecek sıra veya yerlerden aday gösterilmesi, kadının siyasetteki yerini ve etkinliğini azaltıyor.
Erol Tuncer'in SDD yayını olarak yaptığı "Siyasette Kadın" çalışmasının, bilim dünyası, partiler ve sivil toplum kuruluşlarınca dikkatle incelenmesi gerekiyor.

fbila@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Tut kelin perçeminden...
Ahmet Altan'ın sevdiği eski bir fıkra:
Melih AŞIK
Kızılay dramı...
Tıp tarihçisi Prof. Arslan Terzioğlu, Başbaka...
Fikret BİLA
Siyasette kadının yeri
Sosyal Demokrasi Derneği'nin (SDD) Ankara'da ...
Hasan CEMAL
Devlet kucaklayıcı olursa dağdan inerler
Mehmed Uzun, modern Kürt edebiyatının dünyada...
Güneri CIVAOĞLU
Pulur'un nehri
Bir yandan bitiremediğim iktisat doktorası ça...
Can Dündar
Belgesel müziklerine yolculuk
Antalya'da kış güneşinin tatlı tatlı ısıttığ...
Abbas GÜÇLÜ
Ecevit sonrası DSP ve Sezer
Genç Bakış'ın bu haftaki konuğu DSP Genel Baş...
Metin MÜNİR
Sesli olarak
Sesli olarak kendi kendime konuşmaya başladım...
Hasan PULUR
Alo, 155... Polis imdat!
BİLSEYDİK geçen pazar günkü yazının altına "d...
Erdoğan SAĞLAM
Asgari geçim indirimi ne zaman uygulanmaya başlanacak?
Sayın okuyucularımız, birkaç gündür ücretlile...
Derya SAZAK
El koyun
Topraklarımız gidiyor, el koyun! Erozyon ve ç...
Meral TAMER
Cem Yılmaz'dan ölümden sonraki sınav soruları!
İstanbul Sanayi Odası'nın bu ay başında düzen...
Ece TEMELKURAN
Çocukluğum çalındı 'soykırım' hikâyeleriyle...
Adamlar ve kadınlar o kötü anları, neredeyse ...
Osman ULAGAY
Kültürel zenginleşme farklı keyif veriyor
Ekonominin öncelikli konusu parasal zenginleş...
Güngör URAS
Cahit Kayra'nın "Telefon Defteri"
Akşamları çıkıp biraz dolaşıyorum. Doktorum y...
Serpil YILMAZ
İTÜ'de 'ahlak' sınavı
Üniversite mezunu olma hedefinin peşinden gid...

© 2006 Milliyet