
|
|
|
 |
|
|
Göç, İzmir'i sorun yumağına çeviriyor
Sosyolog Tatlıdil'e göre kırsal kesimden kente nüfus hareketi beraberinde çarpık yapılaşma, işsizlik ve suçu getiriyor. Önlem alınmazsa gelecek iyi gözükmüyor
İZMİR Milliyet
İzmir'in her yıl ortalama bir il büyüklüğünde nüfus almasını uzmanı değerlendirdi. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Uygulamalı Sosyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Ercan Tatlıdil çarpıcı tespitlerde bulundu. Ünlü sosyolog, İzmir'in göçte Ankara'yı geçtiğini, İstanbul'dan sonra ikinci sıraya yerleştiğini belirtti. Bunun çarpık yapılaşmayı körükleyerek kent dokusunda tamiri zor hasarlar yarattığına işaret etti. Tatlıdil, bir umutla gelenlerin büyükşehirlerde birçok sorunla karşılaştığını da dile getirdi, şunları söyledi:
Şiddeti giderek körüklüyor!
"Kente yaşamanın bir maliyeti var. Hizmetlerden yararlanabilmek izin bazı verilerin olması gerekiyor. Nitelikli insan gücü gerekiyor. Yoksa iş bulunamıyor. Bu durum suçu teşvik ediyor. Sisteme dahil olamayanlar kendilerine başka yaşam koşulları yaratıyor. Kapkaç hırsızlık, çeteleşme, örgütlü suç başlıyor. Çünkü insan çalışmadığı zaman psikolojik olarak kendine güvenini kaybeder, topluma saygısını ve bağını yitirir. Bekledikleri yaşam kalitesine ulaşamamaları topluma karşı onları öfkeli yapar. Bu gerginlik kentsel şiddete yol açar. Ayrıca çocuklar da göç yüzünden okulda olması gerekirken ya çalışıyor ya da sokakta oluyor."
Prof. Ercan Tatlıdil yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı: "Kentsel yaşam alanları mutlaka kontrol edilmeli. Yasadışı yapılaşma önlenmeli, gerekirse politik direnç gösterilmeli. Her seçim öncesi kaçak yapılaşmaya oy için göz yumulmamalı. Mevcut iskan sorunu da altyapılı konutlarla çözülmeli. İzmir'in ömrünün bir insan ömrüyle sınırlı olmadığı bilinmeli. Giderek artacak nüfus gözününde tutulup gelecek buna göre planlanmalı. Kanalizasyon, arıtma, yeşil alanlar, yollar buna göre hazırlanmalı... İş imkanları yaratılmalı. Yoksa bugün sokaklarda yaşayan çocuklar, geleceğin organize suç elemanları ya da liderleri olarak karşımıza çıkacak. O zaman, huzur bile sağlanamayacak. Alınamayan önlemlerin faturası kat ve kat daha fazla olacak."
|
|
|

|
|