Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Kasım 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Olmayan düşüncenin ürünü...


Sahada mücadele yok dersek haksızlık olur. Ama mücadele plansızlığın, kaybetmek istememenin mücadelesi. Yerinde kalabilmenin mücadelesi...
İki tarafa baktığınız zaman Beşiktaş'ın en azından Fenerbahçe'ye göre daha organize olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Oyun içinde temposu kendi kendine yükselen bir derbi izledik.
Maçın başında kelalaka bir uygulama. Nobre, Fenerbahçe'ye karşı niçin Beşiktaş'ın kaptanı olur. Daha çok tepki çeksin, baskı hissetsin diye mi? Ancak amatör kümelerde uygulanabilecek bir anlayış, derbi maçında yaşanıyor. Eğer bu uygulama doğruysa, demek ki Fenerbahçe, Tümer'i kaptan çıkarmamakla yanlış yaptı. Nereden çıkar bu fikirler, neye hizmet eder bilemiyoruz.

Sınıfta kaldılar
Aslında maç bir Fenerbahçe - Beşiktaş derbisinden ziyade Latin derbisini andırıyordu. Sorarım size, futbol adına hangi güzelliği izledi stada gelenler, televizyonun başındakiler. Hangi teknik adamın derbi için hazırladığı beklenmeyen bir düşünceyi sahada görebildiler. Hele hele Fenerbahçe, sokaktaki çocukların dahi bilebileceği bir kadro ve oyun şekliyle sahaya çıktı. Karşısında da haftaların getirdiği eziklikle her şeyini ortaya koyan bir Beşiktaş buldu.
İki takımın da gol atabileceği, bir veya birkaç pozisyonun olduğu, ama özellikle Fenerbahçe'nin kazanması halinde Beşiktaş'a yazık olacak bir maçtı. Bir derbide Türk insanı bu kadar kördüvüşü izlemek mecburiyetinde değil. Böyle bir azabı da yaşamak durumunda değil.

Korku dağları bekler
İki ekibin de, oyun şekline bakıldığında gözden kaçırdıkları bir şey var; korku dağları bekler. Korkaklıkla eşdeğer düşünce yerimi kurtarayımdır. Futbol adına, takımım adına güzellikler, ofansif düşünceler sahaya yansıtayım değildir.
Sahada bu korkuyu yaşamayan üç kişi vardı, onlar da orta ve yardımcı hakemlerdi. Vedat Yüksel gördüğünü çaldı, yardımcılarıyla baskı altında kalmadan 90 dakikayı bitirip, hatalarıyla birlikte mükemmel bir 90 dakikaya imza attı. Aslında rahatlıkla hakemlerin son derece sağlıklı kararları maçın önüne geçti diyebiliriz.
Yine maça dönersek, sahada nerede beklenmeyen bir oyun hamlesi, nerede sürpriz oyuncular, maalesef yok, yok. Planın programın olmadığı, futbolun ikinci plana itildiği bir derbiden daha farklı sonuç beklemek zaten biraz iyimserlik olurdu.
Başlama düşünceleri sıfır, sonuç da 0-0. Sıfırları değiştirecek bir eylem ancak üretken olunduğu zaman ortaya çıkar. Tahmin ediyorum şimdi herkes mutlu. Herkes yatağa sevinç içinde girecek. Ben kaybetmedim diye gurur duyacaklar !
Neticede insanlar kaybederken çok şeyi kazanabilir. Ama kaybetmediği zaman da çok şeyi yitirebilir.

mdenizli@milliyet.com.tr




SPOR
Kadıköy hatırası: 0-0
Cezada yumuşama
Gerets aşka geldi
Trabzon havlu attı: 0-1
Lastik patlattılar
Acımasız Timsah: 1-0
Paşa'nın gazabı: 3-0
Belediye grevde: 0-0
Haber turu...
Sadece adı derbi
Olmayan düşüncenin ürünü...
Mutlular, mutsuzlar
Fren patladı
Tuhaf ligin derbisi
Hiç!..
İptal yanlış kartlar eksik
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Sadece adı derbi
Avantajlar, belki kart gerektirebilecek faull...
Mustafa DENİZLİ
Olmayan düşüncenin ürünü...
Sahada mücadele yok dersek haksızlık olur. Am...
Rıdvan DİLMEN
Mutlular, mutsuzlar
Yıldırım Demirören mutlu. Tigana mutlu. Beşik...
Cemal ERSEN
Fren patladı
Trabzonspor kazanmayı bilmiyor. Dahası artık ...
Atilla GÖKÇE
Tuhaf ligin derbisi
Kadıköy'de merakla beklenen derbiye iki hoca ...
Erdoğan ŞENAY
Hiç!..
Beşiktaş derbisinden futbol ve skor olarak fa...
Metin TOKAT
İptal yanlış kartlar eksik
Merkez Hakem Kurulu'nun Vedat Yüksel'i bu maç...


© 2006 Milliyet