|
 |
|
|
Cumhuriyeti aşağılayanı baş tacı yaparız...
İLAHİ Sayın Cemil Çiçek, siz çok yaşayın e mi!
"Cumhuriyeti aşağılayanı ne yapacağız?" diye sormuşsunuz.
Dert ettiğiniz şeye bakın, bir adalet bakanı böyle şey sorar mı?
"Cumhuriyeti aşağılayanı ne yapacağız?"
Başımıza taç yapacağız Sayın Bakan, taç!
Meşhur 301. madde üzerinde görüşlerinizi açıklarken demişsiniz ki:
"Herkes sanıyor ki bu 301 sadece Türklükle ilgili. Oysa açılan davaların sadece yüzde 11'i Türklüğü aşağılamakla ilgili. Buna karşın, cumhuriyeti aşağılamak yüzde 23, askeri ve güvenlik güçlerini aşağılamak yüzde 37, hükümeti aşağılamak yüzde 13. Türklükle ilgili düzenleme yaptığında sadece yüzde 11'i kurtarmış olursun. Peki, öbürlerine ne olacak? Sonra cumhuriyeti aşağılamak ne olacak? Bunlar da düşünülüyor mu?" (x)
***
SAYIN Bakan, bunu bir başkası söylese, diyeceğiz ki adamın dünyadan haberi yok. Siz, daha geçen gün "Yabancıdan ödül almak isteyenler Türkiye'yi kötülüyorlar" dememiş miydiniz?
Hem bunu söyleyeceksiniz hem de "Cumhuriyeti aşağılayanları ne yapacağız?" diye soracaksınız.
Dedik ya, baş tacı yapacağız Sayın Bakan, baş tacı...
Ama onların da bir şartı var, onların derdi laik cumhuriyetle. Halk cumhuriyetleriyle, İslam cumhuriyetleriyle dertleri yok!
Varsa laik cumhuriyet, yoksa laik cumhuriyet!
***
ONLARA ne yapacağınıza gelince...
Oooo, iş mi yok?
Köşeler ne güne duruyor, ekranlar ne güne duruyor, akıl hocalıkları ne güne duruyor?
Peki ne yapacaklar, neler yapacaklar?
Bunlardan biri geçen gün şöyle demiş:
"Kurtuluş Savaşı üç yıl sürdü, şehit yaralı olarak toplam 30 bin kişilik zayiatımız oldu. Kurtuluş Savaşı'nın pırıltılı hale getirilmesinin nedeni cumhuriyet ve cumhuriyetle birlikte yapılanlara bir meşruiyet kazandırmak içindi."
Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Cemil Koçak böyle diyor, Melih Aşık da karşılığını veriyor:
"Demek Kurtuluş Savaşı öyle önemsenecek bir başarı ve zafer değil.
Demek Kurtuluş Savaşı parlatılmasa cumhuriyet meşruluk kazanmayacaktı?"
***
ONLAR için "Bu cumhuriyet yanlış kurulmuş"tur.
Nasıl kurulacaktı?
1920'lerin Anadolu bozkırına iki sandık koyacaktık, birinin üstüne "Cumhuriyet" yazacaktık, diğerinin üstüne "Şeriat", bakalım kim kazanacaktı?
Fransız Devrimi böyle mi olmuştu, böyle mi cumhuriyet kabul edilmişti?
Fransız Devrimi'nden elli yıl sonra işçilerin oy hakkı var mıydı?
Amerikan demokrasisinin yüz ellinci yılında ırklar arasında hukuki eşitlik sağlanmış mıydı?
Ama bizim, gözü dönmüş "laik cumhuriyetin düşmanı" için bunlar boş laftı.
"Bu cumhuriyet demokrasiyle kurulmadı!"
Aman ne iyi etti de kurulmadı.
***
ADALET Bakanı da soruyor:
"Cumhuriyeti aşağılayanları ne yapacağız?"
Sayın Bakan, onların yapacakları o kadar iş var ki!
En azından başbakan danışmanlığı yaparlar ya da Başbakanlık müsteşarlığı...
Dert ettiğiniz şeye bakın!
(x) Hürriyet, 17.11.2006
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|
|

|