Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Kasım 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
MHP ve milliyetçilik


MHP kongresini baştan sona CNN Türk'ten izledim. Heyecanlı, inançlı bir kitle... Bahçeli, Türkeş'e benzeyen bir karizmatik lider. Bununla kastım, teorik ve teknik içerikten ziyade, milli duygulara hitabıyla, liderliği hakkında yarattığı otorite ve güven duygusuyla kitleleri motive eden bir lider tipidir.
Bahçeli, otoriter kişiliğiyle ve kullandığı siyasi seferberlik üslubuyla da Türkeş'e benziyor.
Bu da normaldir, MHP'ye Özal tipi bir lider uygun düşmezdi zaten.
Belli ki, yaklaşan seçimlerde Bahçeli'nin bu motivasyonuyla, canlı, heyecanlı bir MHP kampanyası göreceğiz.
Bahçeli, tecrübeyle biliyor ki, motive edilen heyecanlı genç kitlelerde taşkınlıklar da oluşabilir. Bahçeli'nin çok takdir edilmesi gereken bir yönü bu konudaki dikkatidir, Ülkücüleri sokaktan çekmesidir. Duygulara, coşkulara seslendiği kongre konuşmasında da bu uyarısını tekrarlamayı ihmal etmedi.

Seferberlik üslubu
Bahçeli'nin konuşması 'seçim seferberliği için kongre konuşması'ydı, tabana coşku vermeye yönelikti. Bu sebeple konuşmasının programatik ve teknik içeriği zayıftı.
MHP'nin 1999 ve 2002 seçim bildirilerinde, AB konusunda partinin "milliyetçi ve demokrat kimliğinin bir gereği olarak hakkaniyetli ve onurlu bir üyelik sürecini" savunduğu, "AB üyeliğinin bir devlet politikası" olduğu gibi ifadeler, ihtiyatlı, hesaplı ifadeler vardı...
Özelleştirme kuvvetle savunuluyordu...
Bahçeli, 4 Mayıs 2005 günü yaptığı basın toplantısında şöyle diyordu:
"Kan bağı ve soy birliği değil, vatandaşlık bağı esastır. Türk vatandaşlarını Türk milletine bağlayan bağ, sadece ve sadece hukuki bir bağ olan vatandaşlık bağıdır..."
Bu ifadeler yüzünden Bahçeli bazı 'Türkçü' eleştirilere hedef olmuştu. Ümit Özdağ da Bahçeli'yi, "MHP'yi AB'ci, mozaikçi yaptı, milliyetçi çizgiden uzaklaştırdı" diye eleştiriyordu.
Bahçeli'nin kongre konuşmasındaki radikal üslupta, tabanı seçimler için motive etme amacının yanında, bu tür eleştirileri karşılama gibi bir psikolojinin de rol oynadığını düşünmek mümkündür.

Avrupa Birliği?
Türkiye'de AB'yi şiddetle eleştiren güçlü bir siyasi hareketin oluşması, pazarlıklarda Türkiye'nin elini güçlendirir; Avrupalılar "Türkiye'nin kopabileceğini" görmelidir! Ama bu, Türkiye'yi AB'de görmek istemeyen Hıristiyan ve şoven çevrelerin ekmeğine yağ sürecek bir keskinlikte olmamalı, diplomatik pazarlık marjını muhafaza etmelidir.
Bundan başka, AB sürecinin Türkiye'yi çok rahatsız eden yönlerinin yanında, Türkiye'nin yarar sağladığı yönleri de vardır; birincisine tepki bu ikinciyi unutturmamalıdır.
Bütün dış politika konuşmalarında mutlaka 'diplomatik' bir esnekliğin olması gerekir.
PKK'ya ve bölücülüğe karşı elbette kararlı, azimli mesajlar verilecektir. Ancak, kendisini Kürt hisseden vatandaşlarımızı sıcak mesajlarla kazanmak Türkiye için daha yararlıdır. "Vatandaşlık bağı" vurgusundaki amaç da bu değil mi? Demokrasi ve sosyal entegrasyon gibi faktörler de bu sebeple hayati derecede önemlidir.
Bu gibi kavramlar heyecan uyandırmayabilir ama ülkeyi yönetmeye talip partiler için hayati derecede önemli 'program' konularıdır. Ülkeler coşkuyla değil, rasyonel programlarla yönetilir; hele de Türkiye gibi yönetilmesi zor bir ülkede... Şimdi MHP'ye düşen böyle soğukkanlı bir yaklaşımdır.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
MHP ve milliyetçilik
MHP kongresini baştan sona CNN Türk'ten izled...
Melih AŞIK
AB'ye geri vites
Kimi meslektaşlar Türkiye'yi AB'den koparmaya...
Fikret BİLA
'Bahçeli'nin çağrısı önemli'
CHP lideri Deniz Baykal, MHP lideri Devlet Ba...
Hasan CEMAL
Heyecan vermiyor!
Yine gündemde solda birlik! Bu kez Bülent Ece...
Güneri CIVAOĞLU
CHP-MHP hükümeti mi?
Genel seçimler sonrası, bir CHP-MHP ortak hük...
Can Dündar
Vicdanı sızlamayan çocuklar
Bir çocuğu bilgisayarda "Counter strike" oyna...
Abbas GÜÇLÜ
Rektörler hâlâ atanmadı!
30 üniversitede rektörlük kaosu yaşanıyor. Ye...
Hurşit GÜNEŞ
2007 nasıl bir yıl olacak?
Ekonomistlerden sürekli tahmin bekleniyor. So...
Sami KOHEN
Papa'nın ziyaretine verilen önem...
Dünyanın dikkatleri daha şimdiden Papa 16. Be...
Metin MÜNİR
Allah rızası için biraz elektrik!
Geçen hafta sonunda Sapanca'da işadamları, po...
Derya SAZAK
MHP kongresi
Devlet Bahçeli'nin yeniden genel başkan seçil...
Meral TAMER
Çinli de, enerjide ABD'li gibi müsrif olursa...
Dün sabah Shell Türkiye Başkanı Canan Ediboğl...
Ece TEMELKURAN
'Türkiye'dekiler daha Ermeni kaldı!'
Dil öyle bir değişir ki bir gün, o slogan bil...
Güngör URAS
'Anadolu yaklaşımı' KOBİ'leri rahatlatacak
Anadolu'da, bankalara borcunu ödeyemedikleri ...
Serpil YILMAZ
Berlusconi Fulya'dan ev alır mı?
Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz ve Tansu Çil...
M. Ali BİRAND
Onlar oynadı GS kazandı
Bu hafta sonunu sadece futbol ile geçirdim.

© 2006 Milliyet