Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Kasım 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Vicdanı sızlamayan çocuklar


Bir çocuğu bilgisayarda "Counter strike" oynarken gördünüz mü hiç?
Görmediyseniz bir internet kafeye girin ve ekran başında "teröristler" ve "anti-terör timleri" olarak çeteleşen çocukların iştahla tuşların tetiğini çekişini, "Geberdin" diye sevinç çığlıkları atışını izleyin.
Geçen hafta Tavas'ta 10 yaşındaki Musa, "counter strike"a özenip dedesinin tüfeğiyle 14 yaşındaki amcasının oğlunu öldürdü.
Öldürülen çocuğun babası, "Suç bu oyunlarla çocuklarımızın beynini yıkayanlarda" dedi.
Oyunun, içerdiği aşırı şiddet nedeniyle birçok ülkede yasaklandığı hatırlatıldı.
***
Ben, "Bu oyunlar geldi, çocuklar şiddete yöneldi" diyenlerden değilim.
Erkek çocuklar ve onların oyunları her dönem biraz şiddete yatkındır. Eskiden mahallede yapılan taşlı sapanlı çete savaşlarının bugünkünden daha az şiddet içermediği söylenebilir.
Hatta "Bugün hiç olmazsa içlerindeki şiddeti sokakta değil, ekranda söndürüyorlar" diyerek bu oyunların yararından söz edenler de var.
Evinde bir oğlu ve bilgisayarı bulunan her ebeveyn kadar konuyla ilgili biri olarak iki gözlemimi söyleyebilirim:
Birincisi, bilgisayar oyunları dev bir endüstriye dönüştü, ulaşmak kolaylaştı, ayrılan zaman arttı. Oyunlarda şiddetin göz kamaştırıcı ses ve müzik efektleriyle adeta kutsanıyor olması da ciddi özendirme yarattı.
İkincisi, "iyiler" ile "kötüler" arasındaki mücadeleye dayalı bu oyunlarda oyuncuya kötülerden yana da taraf olma fırsatı verildi. Bir oyunda ister işkence yapan, ister işkence gören rolünü oynayabiliyorsunuz ve en kısa zamanda, en yoğun şiddeti uygulayarak zanlıyı konuşturursanız, büyük puan alıyorsunuz.
Hayatı "iyiler" ve "kötüler" şeklinde kategorilerle algılayan çocuk zihni, başarının sırrını kötülükte görürse, bu kalıcı etkiler yaratabilir.
***
Diyanet dergisi konunun bu yanına dikkat çekiyor:
"Çok fazla şiddet görüntülerine maruz kalmak, çocukta vicdan oluşumunu engellemektedir" diyor.
Sızlamayan bir vicdan, atmayan bir yürek kadar anlamsızdır.
Ancak şunu görmemiz gerek:
Vicdansızlığın temelini atan, bu oyunlar değil.
Bu oyunlar, daha önce atılmış nefret temellerinin üzerine şiddetin binalarını dikiyor.
Sorunun kaynağını oyunlarda, çareyi ise yasaklamakta görmek kolaycılık...
Sorunun kökeninde, kötülüğü ödüllendiren toplumsal iklimimiz var.
Evde, okulda sevgisizliği soluyarak yetişen bir çocuk, iyiliğin prim yapmadığını, kötülerin, işkencecilerin el üstünde tutulduğunu gördüğünde elbette oyunlarında şerrin yanında saf tutacaktır.
Çünkü bilgisayar oyunları, daima iyilerin kazandığı eski masallardan daha gerçekçi ve inandırıcı...
Başarıyla güç arasında, itibarla servet arasında doğrudan bir ilişki olduğunu sezinleyen her çocuk, erdemin sıkıcı yenilmişliği karşısında günahın diri cazibesine kapılacaktır.
Vicdan oluşumunu engelleyen, asıl bu zihniyet kalıbıdır.
Bilgisayar oyunları, o kalıbın seri üretim malları yalnızca...
***
Dün, Dünya Çocuk Hakları Günü'ydü.
Çocuklarımız için şiddetsiz bir dünyayı hak olarak görüyorsak, vicdan seferberliğine oyunlardan değil, "iyilik"e hayatın her alanında eski itibarını sağlayarak başlamalıyız.

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
MHP ve milliyetçilik
MHP kongresini baştan sona CNN Türk'ten izled...
Melih AŞIK
AB'ye geri vites
Kimi meslektaşlar Türkiye'yi AB'den koparmaya...
Fikret BİLA
'Bahçeli'nin çağrısı önemli'
CHP lideri Deniz Baykal, MHP lideri Devlet Ba...
Hasan CEMAL
Heyecan vermiyor!
Yine gündemde solda birlik! Bu kez Bülent Ece...
Güneri CIVAOĞLU
CHP-MHP hükümeti mi?
Genel seçimler sonrası, bir CHP-MHP ortak hük...
Can Dündar
Vicdanı sızlamayan çocuklar
Bir çocuğu bilgisayarda "Counter strike" oyna...
Abbas GÜÇLÜ
Rektörler hâlâ atanmadı!
30 üniversitede rektörlük kaosu yaşanıyor. Ye...
Hurşit GÜNEŞ
2007 nasıl bir yıl olacak?
Ekonomistlerden sürekli tahmin bekleniyor. So...
Sami KOHEN
Papa'nın ziyaretine verilen önem...
Dünyanın dikkatleri daha şimdiden Papa 16. Be...
Metin MÜNİR
Allah rızası için biraz elektrik!
Geçen hafta sonunda Sapanca'da işadamları, po...
Derya SAZAK
MHP kongresi
Devlet Bahçeli'nin yeniden genel başkan seçil...
Meral TAMER
Çinli de, enerjide ABD'li gibi müsrif olursa...
Dün sabah Shell Türkiye Başkanı Canan Ediboğl...
Ece TEMELKURAN
'Türkiye'dekiler daha Ermeni kaldı!'
Dil öyle bir değişir ki bir gün, o slogan bil...
Güngör URAS
'Anadolu yaklaşımı' KOBİ'leri rahatlatacak
Anadolu'da, bankalara borcunu ödeyemedikleri ...
Serpil YILMAZ
Berlusconi Fulya'dan ev alır mı?
Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz ve Tansu Çil...
M. Ali BİRAND
Onlar oynadı GS kazandı
Bu hafta sonunu sadece futbol ile geçirdim.

© 2006 Milliyet