Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Kasım 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Haksız rekabet ortadan kalkmalı

Bence / Fatih Tanfer

Geçtiğimiz günlerde ana gazetemizde, İngiltere Premier Ligi'ne çıkan bir takıma verilen primle ilgili haber gündeme oturdu. Ben de, futbolumuzu yakından ilgilendiren bu temel konuyu ve dikkat çekici rakamları sizlerle paylaşmayı arzuladım.
İngiltere'de açıklanan bu rakamlara ilavem, Türkiye'de 500 milyon dolara yaklaşan futbol endüstrisi, Avrupa futbolunun sadece yüzde 3.7'sidir. Bu oran herhalde ekonomik açıdan bir çok gerçeğin de açıklanması adına önemlidir.
Peki, Avrupa ile ülkemiz futbolu arasında bu uçurum varken, üç büyüklere Trabzonspor'u da dahil ettiğimiz zaman dört takımın gelirleri ile diğer Anadolu takımlarının Süper Lig'de futbol pastasından aldıkları pay arasındaki uçuruma ne demeli? Ayrıca resmi rakamların tespitine göre üç büyük kulübün mali sektörden kullandığı kredi de 205 milyon dolarla yani futbol pastasının yüzde 51'ine karşılık geliyor. Bu kadar gelir elde eden ve mali kaynak kullanan üç büyük kulüpte gelirler, bu ortamda giderleri karşılıyor mu? Tam tersi her yıl bütçeleri nakit açığı veriyor.
Asırlık kulüplere ne oldu?
Hem haksız rekabet, hem dengesiz gelir dağılımı.
Başta üç büyüklerde her yıl bu kadar mali açığa rağmen alınamayan sonuçlar, en kötüsü Türk futbolunun zaten az olan kaynakları bir de ektin olarak kullanılamayınca, gelinen nokta bu. Hep Süper Lig'i konuşuyoruz.
İkinci Lig A, İkinci Lig B, Üçüncü Lig, amatörler ne durumda dersiniz? Onların adı bile yok. Az gelir, yönetimlerin para çabası, kaynak kıtlığı ve sonucunda yönetimlerdeki çatlaklar. Bunların en büyük sebebi şüphesiz ekonomik sıkıntılar. Sonra soruyorlar; "Futbolun ülkemize girdiği yer olan İzmir'deki asırlık kulüplere ne oldu" diye.
Cevabı basit. Sportif başarılar ile mali gerçekler doğru orantılıdır. Hem kaynak bulacaksın, hem de yaratılan kaynakları doğru kullanacaksın.
Bir İngiliz takımının, Galatasaray'dan fazla elde ettiği gelir ne kadar doğru ve haksız rekabete neden oluyorsa, bugün de ülkemizde Süper Lig'deki Anadolu takımları ile İkinci Ligler, Üçüncü Lig ve amatör futbolun acı gerçeği de göz ardı edilmemelidir.
Futbolun ülkemizde istenilen seviyeye gelmesi için; Gelir dağılımı dengesizliği ve haksız rekabet ortadan kalkmalıdır. Futbol kalitesinin yükseltilmesi için de, futbol pastası paylaşımındaki ciddi dengesizlik kaldırılmalıdır. Bu sağlanırsa rekabet etme şansı da olacaktır.
Lig A'dan İzmirli ekipler Süper Lig'e adım atmazsa uçurum her geçen gün artacaktır. Düşünceler, hayalden öteye geçemeyecektir. Böyle gelmiştir ancak böyle gitmemelidir. İzmir'in asırlık kulüpleri bu ekonomik gerçekleri görerek planlarını Süper Lig için yapmalıdır.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Pasternak'tan mektup var...
Durak geriye çekilse trafik rahatlayacak
SONAR'ın son anketinin söyledikleri
Haksız rekabet ortadan kalkmalı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2006 Milliyet