|
Yılların "Telefon Defteri..."
YARATICILIK budur işte... Eski, kapağı yıpranmış, sayfaları hırpalanmış "Telefon Defteri"nden "Anılar Kitabı" çıkarmak... (x)
Her şey Sayın Cahit Kayra'nın "mutat ve mukaddes" akşam dolaşmasından eve dönüp eşi Gönül Kayra'nın elinde eski telefon defteri, güzel gözlerini yaşlı bulmasıyla başladı; kimlerin telefonları ve adresleri yoktu ki o defterde...
Sayın Gönül Kayra şöyle diyordu:
"Bu defterlerin gerçek sahipleri içinde olan insanlar. Bunlar cumhuriyet insanları değil mi? Türkiye Cumhuriyeti'nin insanları... Hadi oturup onları yazalım."
Dedi ama, kitapta onun büyük payı olmasına rağmen, adının yazar olarak gösterilmesini istemedi.
***
BU kitapta adı geçen, yani "Telefon Defteri"nde numarası olanların bazıları bir dönemin adı en çok geçen insanları, onlarsız gazetelerin çıkmadığı günler, sonra çoğu kaybolmuş, ancak hatırlayanın belleğinde iz bırakmışlar.
***
CAHİT Kayra, yıllarca devlet bürokrasisinin en tepesinde yer alan bir maliyeci. Devleti dışarıda temsil etmiş, Varlık Vergisi'nin yaşayan, belki de son uygulayıcısı, Ankara milletvekili, Kıbrıs harekâtında Ecevit hükümetinin enerji bakanı...
Defterde en çok telefon numarası olan rahmetli Ecevit...
Kayra şöyle diyor:
"Onun iktidara geldiği tarihteki yetersiz kadroya ben de dahilim. Öte yandan tarihin süreci o dönemde talihsizliklerle dolup taşmıştır. Bana göre, onun başarıları, başarısızlıkları, kendisinin olduğu kadar yönetimini üstlendiği toplumun malıdır."
***
CAHİT Kayra, Ferruh Bozbeyli ile İş Bankası Yönetim Kurulu'nda da birlikte çalışmıştır. Bozbeyli'nin anlattığı bir anekdotu hiç unutmaz. Kurtuluş Savaşı'nın çete reislerinden Demirci Efe şöyle dermiş:
"Devlet ya ilimle ya zulümle idare edilir, bende ilim olmadığına göre zulümle idare ederim."
Cahit Kayra, devleti yönetmenin bir üçüncü şıkkını da bulur:
"Ya ilimle ya zulümle ya da al gülüm ver gülümle!"
***
CAHİT Kayra, Ankara'da politika yaparken yanında dolaşan bir CHP'li de vardır. Bir ölçüde saldırılara karşı Cahit Kayra gibi büyüklerini korur, her partide böyleleri bulunur, lazımdır da... Yerel seçimlerde bu adam belediye meclisi adayı olur ve kazanır. Sayın Kayra önseçimi kaybeder, politikadan çekilir. CHP'nin ileri gelenlerinden biri, "Senin, başımıza bela ettiğin adam 17 kaçak gecekondu yaptı" demez mi?
***
"TELEFON Defteri"nin bugüne kadar en düzenli aboneleri Hilmi Yavuz'dur, Murat Katoğlu'dur, Orhan Duru'dur, Hasan Mani'dir, Müntekim Ölçmen maalesef kaybedilmiştir.
***
CAHİT Kayra'nın seçim çalışmaları da çok renklidir. Bir seçim öncesi köyleri dolaşıp Ankara'ya geliyorlar. Gece Ankara'nın soğuğu malum, bindikleri araç, kamyonet bozması bir şey. Cahit Kayra, "Yahu bunun ısıtıcısı yok mu?" deyince, şimdi Meclis Başkanvekili olan Ali Dinçer, arkadaki Hasan Mani'ye seslenir.
"Isıtıcıyı yak!"
Hasan Mani de Cahit Kayra'nın şaşkın bakışları arasında kibrit çakıp piknik tüpünü yakar.
"Ne yapıyorsun yahu arabayı yakacaksın!"
"Bir şey olmaz efendim!"
***
HASAN Mani şimdi İzmir'de, belediyede önemli bir görevde. Arada sırada Beşiktaş'taki çarşamba yemeklerine gelir. Cahit Kayra şöyle anlatır:
"Hasan Mani, çarşamba yemeklerine, İzmir'den bir küfe çeşitli balık getirerek katılır. Yemekten kalktıktan sonra, pazaryerinin kargaşası içinden geçerken, ötekilere göstermeden (ötekiler kimlerse H.P.) benim elime bir zembil dolusu mercan sıkıştırır."
Eeee, eski tüfekler birbirini kollar.
***
HİÇBİR kitabın kapağı "Telefon Defteri" kadar adına uygun değildir. Ferit Yantur'un kapağı, kitapçıdan kitabı alırken "Şunun yenisini ver!" dedirtecek kadar aslına uygundur.
Yılların "Telefon Defteri"nin kapaklarını hatırlasanıza...
—————-
(x) Erciyaş Yayınları
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|