Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Kasım 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fransa'nın "Yakut"u geldi

Bordo'nun şarap kralı Baron Philippe de Rothschild'in 1930'lardan bu yana ürettiği dünyanın ilk "markalı" şarabı Mouton-Cadet, Türkiye'ye ithal edildi


myalcin@turk.net

Türk şarapseverlerin yurtdışına çıktıklarında en yadırgadıkları şey, genellikle restoranlarda adını sanını duymadıkları onlarca şarapla karşılaşmak olur. Türkiye'de Yakut, Çankaya, Villa Doluca gibi "markalı" şaraplara alışkın olan şarapseverler için yabancı ülkelerdeki şarap listeleri çoğu kez bilmece gibidir. Zira bu tip "markalı" şaraplar dünyada azdır.
Bunun sebebi, şarabın kalitelisinin küçük üretimler halinde yapılması ve üreticisinin ismini taşıması. Fransa'daki "şato" ya da "domaine"ler, İtalya'daki "cantina"lar, İspanya'daki "bodegas"lar, küçük ölçeklerde ürettikleri şarapları kendi adlarıyla satarlar ve birkaçyüz bin şişelik üretimleri de genellikle bölgelerinde tüketilir. Roma'da bulduğunuz şarabı Floransa'da, Paris'te karşınıza çıkan şarabı Lyon'da bulmanız çok zordur.
Ancak bir istisna var ki, o da Mouton-Cadet. Yılda ortalama 3 milyon şişe üretilen bu Bordo şarabı, tıpkı bizdeki Yakut gibi marka ismiyle satılan bir şarap ve dünyanın dört bir yanında karşınıza çıkabildiği gibi, havalimanlarının gümrüksüz mağazalarında bile bolca bulunuyor.

Akıllı bir tüccar
Mouton-Cadet'yi yaratan, 20'nci yüzyıl şarap dünyasının en önemli isimlerinden, Bordo'nun şarap kralı Baron Philippe de Rothschild. 1988'de ölen baron, küçük ölçekte üretilen şato isimli şarapların yerel kalması, büyük ölçeklerde pazarlanamaması ve tüm dünyaya ihraç edilememesinden rahatsızlık duyduğu için dört bir yanda pazarlanabilecek, geniş kitlelerin ismini öğreneceği ve yıllar boyu arayacağı bir şarap yapmaya sıvanmış.
Zaten Bordo'nun en prestijli şatolarından Mouton-Rothschild'in sahibi olduğu için bölgeye hakimmiş. Ve civardaki daha küçük ölçeklerdeki ve daha az tanınan bağların üzümlerinden yapılan şarapları harmanlayarak, 1930'larda ailesinin sembolü olan koyun (Mouton) figürünü etiketine işlediği Mouton-Cadet'yi piyasaya sürmüş. Akıllı bir tüccar olarak her yere şarabını sokmuş ve büyük tanıtım-reklam kampanyaları yapmış. Şarap tanındıkça, daha da aranır olmuş ve dünyanın tek bir isim bazında en çok aranan, en çok satılan Bordo şarabı haline gelmiş.
Bu tür bir büyük ölçekli "markalı" şarap yapabilmenin en büyük zorluğu, kaliteyi istikrarlı kılabilmekte... Böyle bir şarabın talep görmesi, ancak üç aşağı beş yukarı hemen her şişesinin benzer kalitede çıkması halinde mümkün.
Baron bunun için Bordo'nun "kav kooperatifleri"nden yararlanmış. Bizdeki Tariş modelindeki gibi, bağları ayrı bir şarap üretimine yetmeyecek kadar küçük hacimli olan üreticilerin üzümlerini alıp tesisinde işleyen ve dökme şarap olarak büyük tüccarlara satan bu kav kooperatiflerini kendisine bağlamış. Bunların en seçme şaraplarını ayırarak, onlara iyi fiyat vermiş ve kendi tesislerinde, kendi uzmanlarına harmanlatmış.
Böylece belli bir standardı yakalayan bir kalite yaratmış. Bugün Mouton-Cadet, Mouton-Rothschild şatosunun da bulunduğu Bordo'nun Pauillac ilçesinde, ISO belgesi de olan ultra-modern
St. Laurent tesislerinde harmanlanıyor ve dinlendirilip şişeleniyor. Şarap, tipik Bordo kupajı: Merlot (ağırlıkta), Cabernet Sauvignon ve Cabernet Franc üzümlerinin bir harmanı.
Bir süredir, Semillon, Sauvignon Blanc ve Muscadelle (Misket) üzümlerinden yapılan bir beyaz kardeşi de var.

En kalitelisi
İşte bu iyi tanınan popüler Bordo şarabı, geçtiğimiz ay Türkiye'ye de ithal edildi. Fiyatı, yaklaşık 10 avro olduğu Avrupa ülkelerine göre şimdilik pahalı: 40 YTL civarında.
Gelen Mouton-Cadet, Bordo'da en iyi rekoltelerden 2003'ün ürünü olduğu için yine son yılların en kalitelisi... Mürdüm eriği, siyah kiraz ve vanilya çağrışımlı bukelere sahip, geriden geriye baharlı tonlar da algılanıyor, içimi kadifemsi ve damakta tadı uzunca kalıyor.
Mouton-Cadet karmaşık şato etiketlerinin içinde boğulan ve Bordo şarabının dünyasına kolayca giremeyen Türk şarapseverler için de bir "ilk basamak", bir "referans" şarabı. Umarım bu tip markalı ürünleri yıldan yıla, dolum partisinden dolum partisine, hatta şişesinden şişesine büyük farklar gösteren Türk şarapçılığı için de bir referans olur...


PAZAR
Emel Sayın maskeleri ve şarkıları
"O kareler tekrar tekrar gözünüzün önüne gelsin"
"Üniversiteye kadar hiç kitap okumamıştım"
"İstediğimiz kitleyi cazla yakaladık"
Ünlü çizerin kaleminden İstanbul manzaraları
Konsol savaşları
"Taze şaraba taze etiket"
Dünyanın çatısına yolculuk
Mobbing ya da YKK
Belgesel müziklerine yolculuk
Jüpiter Yay burcunda neler getiriyor?
İtalya'da beyaz trüf avı (2)
Barselona ve Madrid
Sağlıklı beslenenler vitamin ve mineral desteğine ihtiyaç duymaz
Başa gelebileceği akla getirmek...
Urfa'nın iki yüzü
Fransa'nın "Yakut"u geldi





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet