Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Kasım 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Başımızı ağrıttı


Galatasaray'ın güçlü olmayan bir Bordeaux önünde dahi tedbirler paketini ön plana çıkaran bir oyun düşüncesi vardı. Yaklaşık 10-15 dakika yarı sahayı geçemeyen, rakibin ataklarını kabullenenen, iyi hazırlanmış oyun planı olmayan bir Galatasaray görüntüsü izledik. Rakibine kendi hatalarından pozisyon veren, kazandığı toplarla yaklaşık 7-8 pas yapmasına rağmen, 2-3 metre mesafe kat edemeyen oyun düşüncesinin, Galatasaray'a kazandıracağı bir şey olmadığı aşikardı.
Galatasaray bu maçları daha değişik değerlendirip, daha farklı düşünceyi sahaya sürebilecek futbolcu yapısına sahip. Karşısında Şampiyonlar Ligi'nde gol atamamış tedirgin bir takım var. Bordeaux, Galatasaray'dan çekinirken, Galatasaray'ın daha fazla çekingen olmasına anlam vermek imkansız.
Galalatasay'ın bu oyun planıyla Bordeaux'dan galibiyet çıkarması hakikaten çok zordu. Liverpool maçı, aşağı yukarı aynı skordan kurtulabilecek bir karşılaşma olarak hafızalardayken, özellikle ikinci yarıda kısa sürede 3-0 mağlup duruma düşülmesi ve Arda'nın hiç yakışık almayan davranışı işi daha da zora soktu.

Gerets korkmuş
Türkiye, Gerets'i hakikaten o kadar korkutmuş ki, kafasındaki tek düşünce, aman daha fazla gol yemeyeyim. Galatasaray maçı 5-6 farkla kaybetmese ne olur? Sonunda UEFA hedefinden zaten uzaklaşıyor.
Gerets'in elinde kullanabileceği tek şans vardı. Bir eksik adamla orta saha mücadelesini riske atması lazımdı. Kısacası oyunu Hakan ve Ümit'in üzerine kurması, hatta bu arada kalite olabilecek bir ayak Ergün'ün oyuna dahil olması oyun planını değiştirebilirdi. Bu riskin alınması lazımdı. Inamato veya Ayhan'dan birini, büyük ihtimalle Ayhan'ı oyundan alıp, Ergün'ü sahaya sürerek, Hakan ve Ümit üzerine oyunu yıkması gerekirken, tam tersini yaptı. Orta sahayı azaltmak seni 5-0'a da, oyunu kurtarmaya da götürebilir. Galatasaray'ın tercih edeceği, maalesef çok farklı kaybetmemek üzereydi.
Hakan-Ümit ikilisinin Liverpool'a karşı yakaladığı gol pozisyonları Bordeaux'a karşı da bulunabilirdi.

Ah Arda ah!
Daha önce Arda değerlendirmesi yaparken, aman dikkat, vücut dili son derece şımarmaya müsait sinyaller veriyor demiştim. Keşke haksız çıksaydım. Genç ve milli bir futbolcu, takımını böyle bir hareketle nasıl yalnız bırakır. Kafa atmayı gerektirecek ne yapıldı. De ki yapıldı, ne oluyorsun? Daha yolun başında bu tür davranışlara girersen, ilerleyen dönemlerde ruh halini kontrol etmen çok daha zor olur.
Anlayamıyorum Galatasaray, Galatasaray gibi düşünmüyor, oynamaya çalışmıyor. Veya Galatasaray gibi oynayacak adamları tercih etmiyor. Daha düşük kalitelilerle mücadele edelim, kaybetmeyelim mantığını ön plana çıkıyor. Zaten böyle düşünen bir takımın gideceği farklı bir yer olamaz.

mdenizli@milliyet.com.tr




SPOR
Masal bitti: 1-3
Kaptanınız konuştu!
Zico güven verdi
Fatih'e tekzip geldi
Futbolda ortalık toz duman!
Chelsea şaşırtmadı!
Muhteşem diriliş: 95-77
Ersan idare etti
Haber turu...
Başımızı ağrıttı
Dikenli tel ve örümcek ağı
Yorulmuş beyin
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mustafa DENİZLİ
Başımızı ağrıttı
Galatasaray'ın güçlü olmayan bir Bordeaux önü...
Ercan GÜVEN
Dikenli tel ve örümcek ağı
Günün birinde çocuğunuz veya torununuz "neler...
Halil ÖZER
Yorulmuş beyin
Galatasaray'ın 22. dakikada yediği ilk gole b...


© 2006 Milliyet