Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Kasım 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yorulmuş beyin


Galatasaray'ın 22. dakikada yediği ilk gole bir bakın. Önce Cihan, Ardından Song, Sonra İnamoto ve en son Tolga. Seri halde yapılan hatalar ve gelen gol. Zaten bu görüntü maçın gidişatını da belli etti. Bir pozisyonda bu kadar çok hatayı yapıyorsan ve arkasından da golü yiyiyorsan, Şampiyonlar Ligi'nde hiç işin olmaz.
Elbette dün Tomas'ın eksikliği hissedildi. Tolga, onu saç teline kadar arattı. Ama Şampiyonlar Ligi'nde oynuyorsan, kadron sadece bir futbolcu için allak bullak oluyorsa, yerini hiçbir şekilde dolduramıyorsan, bu mücadele ağır gelir adama.
Oysa Bordeaux yenilmeyecek bir takım değil. Antalya'da olduğu gibi belki olur dersen, salla parti oynarsan, bu kadar çok hata yaparsan, elin bomboş kalır. Üstelik bir final maçı. Fenerbahçe ve Beşiktaş, UEFA'da üst tura çıkmak için buram buram terliyor. Maç üstüne maç yapıyor. Sen tek maçla işi bitireceksin. UEFA'ya devam edeceksin. Biraz sıksan, belki bir puanı alacaksın. Ama her hattın ile bu final maçında dökülüp duruyorsun.

Gerets'in hatası
Gerets'in sol bekte Cihan ısrarı sonunda başına derdi getirdi. Alonso, bu kanatta Cihan'ı yerle bir etti. Fransızları hiç izlemeyen birisi, ancak bu hatayı yapabilir. Çünkü Alonso gibi bir silahı bilmeyeni döverler. Cihan'ı karşısa koymak tam bir kamikaze cesareti. Ya da cehaleti.
Tabi tek Cihan değil suçlu. Mondi dahil hepsi suçlu. Örneğin öteki kanatta oynayan Sabri. Allaha emanet. İlk yarıda Galatasaray bir kontr yakaladı. Sabri'nin önünde Jurietti. Adam onun yarı boyunda. Bacakları Sabri kadar. Ama sağından atıp, solundan geçmeye çalışıyor. Fizik kurallarına aykırı. Geçemiyor ve arkadan faul yapıyor. Sarı kartı da var. Düşünün Sabri'nin dünkü halini.
Belki Bordeaux çok iyi bir takım değil. Seyircisi de şeker gibi. Yani hiç baskı yok. Ama arada çok önemli bir fark var. Her iki takım da ilk yarıda kanatları kullandı. Onlar iki topta dikine gidip, iki pasta gol ortası yapabiliyor. Galatasaray iki top değil, 40 topta kanatları kullanmaya çalışıyor. Bir de hep sağı kullandılar. Sol unutuldu. Hasan Şaş abi hep elini kaldırdı topu hep ona attılar. Arda sanki hiç yoktu. Arda ilk pasını 21. dakikada verebildi.
Arda'nın kırmızı kartına sakın şaşırmayın. Sezon başından bu yana hep Arda. Koş Arda, gel Arda, git Arda, takımı kurtar Arda, milli takıma git Arda, orada da koş Arda, sonra yine gel Arda, sakatsın ama çık oyna Arda. Tamam genç, ama o kadar da değil. Herşeyin sınırı var. Fizik az buçuk kaldırdı ama beyin kaldırmadı.

h.ozer@milliyet.com.tr




SPOR
Masal bitti: 1-3
Kaptanınız konuştu!
Zico güven verdi
Fatih'e tekzip geldi
Futbolda ortalık toz duman!
Chelsea şaşırtmadı!
Muhteşem diriliş: 95-77
Ersan idare etti
Haber turu...
Başımızı ağrıttı
Dikenli tel ve örümcek ağı
Yorulmuş beyin
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mustafa DENİZLİ
Başımızı ağrıttı
Galatasaray'ın güçlü olmayan bir Bordeaux önü...
Ercan GÜVEN
Dikenli tel ve örümcek ağı
Günün birinde çocuğunuz veya torununuz "neler...
Halil ÖZER
Yorulmuş beyin
Galatasaray'ın 22. dakikada yediği ilk gole b...


© 2006 Milliyet