Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Kasım 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şark'ın 'adam yerine konma ve itibar' açlığı...


Açık oturumlarda anketlere dayalı olarak "önce Türklük mü, yoksa Müslümanlık mı" sorunu da tartışılıyor; türbanlı sayısının artıp artmadığı da; imam hatip okulu mezunlarının ne olup, ne olamayacağı da...
Medyada ağırlıklı bir yer tutmada Türkiye nüfusunun, 1950'den sonra su yüzüne çıkmaya başlayan ve gitgide keskinleşen Müslümanlık profili.
***
Neden 1950'den önce Türkiye nüfusunun Müslümanlık profili bu kadar ön planda değildi de, frak ve silindir şapka ön plandaydı?
Çünkü ülkenin Hazine'den geçinmeli yönetici ve egemen sınıfı; yönetilen ezik, mesleksiz ve yoksul sınıfın -egemen sınıfın çemberi içine girme dışında- kendisini kendince ifade ederek "ben de varım" demesini baskı altına almıştı.
***
Türkiye'de "sınıf bilinci", çeşitli sosyo-ekonomik ve politik nedenlerden ötürü, açık oturumlarda bile önemli bir pusula olacak kadar kristalleşememiştir.
Meteoroloji bilincinden yoksunluk; nasıl karın, yağmurun, fırtınanın, güneşli, yahut bulutlu havaların varlığını engelleyemiyorsa; sınıf bilincinden yoksunluk da, toplumlardaki -flu, yahut net- sınıfsallık ayrımı gerçeğini ortadan kaldırmaz.
***
Türkiye'nin köylü ağırlıklı bir toplum olmaktan kaynaklanan baş özelliği; Hazine'den geçinmeli yönetici-egemen sınıfın da; yönetilen ezik ve yoksul sınıfın da "meslek kimliği"nden yoksun bulunuşu.
Onun içindir ki, yapılan "kimlik saptama" anketlerinde:
- Önce Türk müsün, Müslüman mı?
Sorusu sorulmada...
***
Oysa bireylerin toplumsal kimliğini, daha doğarken kendi iradeleri dışında edindikleri ırk ve inançlarının yaftaları saptamaz; meslekleri saptar.
Köylülük evresini çoktan aşmış bir Norveçli'ye kimliğini sorduğunuzda:
- Norveçliyim ve Protestanım mı, der yoksa:
- Elektronik mühendisiyim; yahut kaptanım; yahut avukatım mı der?
Bir Alman için de durum aynıdır, bir İngiliz için de...
***
Türkiye'de bir de, "adam yerine konma ve itibar" sorunu var.
Yönetici sınıfın makam sahibi bireyleri itibarlı, yönetilen sınıfın küçük esnafı da, rençberi de, zanaatçısı da itibarsız...
***
Adam yerine konmak, yahut konmamak; işte sorun...
ABD'nin baskısıyla çok partili düzene geçildikten sonra; itibarsız ve adam yerine konmamış, köylü ağırlık bir sınıf, hangi kimlikle "ben de varım" deyip, itibar aranmaya kalkacaktı?
Ve "kışla" parfümlü yönetici sınıf; egemenlikle itibarı "cami" parfümlü ezik sınıfa kaptırmamak için, hangi kutsal sembollerin arkasına sığınacaktı?
***
Zaten tartışılmazlık tahtında oturan Hz. Muhammed'le, adeta aynı kutsallıkta tartışmazlık tahtına oturtulan Atatürk'ün; kutup doruklarına iyice yerleştirilmesi...
Sonra da, başta cumhurbaşkanlığı seçimleri; hangi tarafın ağır basacağı yorum, analiz ve şamatası...
***
Köylü ağırlıklı, "onlar-biz" ayrımını yeğlemek zorunda kalan, evrensel kalitede kadro kötürümü, "ekonomi, tarih ve hukuk bilincinden" yoksun, "kadının ekonomik hayata katılımı sıralamasında", 115 ülke arasında, 105'inci basamağa düşmüş bir Şark ülkesinde; politik kutuplaşmaları bir ölçüde "sınıfsal bir çerçevenin" de içine oturtsak ve sorsak:
- İmam hatip okulu öğrencileri, geçimlerini nasıl sağlamayı düşündükleri için yeğliyorlar gittikleri okulu ve mezunlar, örnek alınacak bir hayatı gerçekleştirebiliyorlar mı?
Şeffaflaştırılsa o okullardan geçenlerin nasıl geçindikleri.
Açık oturum tartışmaları daha sağlam bir tabana bağdaş kurmaz mı?
Hz. Muhammed, İslam ülkelerinde tartışılmazlık tahtında.
Atatürk de, Türkiye üniversitelerinde tartışılmazlık tahtında.
***
Gazi Hazretleri deyince kimse ırgalanmaz, ama Hazreti Gazi dersen, ortalık ayağa kalkabilir; tıpkı Hazreti Muhammed yerine, Sayın Muhammed demenin de ortalığı ölümcül depremlere uğratacağı gibi.
***
Bunlara bir de genç kuşaklar içinde tomurcuklanan "sükse çocuk, zengin çocuk, şöhretli çocuk" özlemlerini ekleyin...
***
Ne diyelim, Tanrı yardımcıları olsun, okula giden öğrencilerin de, öğretmenlerin de, profesörlerin de, doçentlerin de, asistanların da...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
CHP nereye?
CHP lideri Baykal "cumhuriyet değerlerini sav...
Çetin ALTAN
Şark'ın 'adam yerine konma ve itibar' açlığı...
Açık oturumlarda anketlere dayalı olarak "önc...
Melih AŞIK
Hibe dinamit!
Aşağıdaki resmi bilgilendirme yazısını, DSİ K...
Fikret BİLA
CHP ile MHP'nin ortak paydası
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yaptığı konuşma...
Hasan CEMAL
Demokrasi ayıpları!
Atatürk de tartışılır, Atatürkçülük de, Kemal...
Güneri CIVAOĞLU
Erke tanığı mıyım?
Yoksa ben, gazete manşetlerinde yer alan "sır...
Can Dündar
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Önceki gece NTV'de imam hatipler konusunu iş...
Hurşit GÜNEŞ
2007 enflasyonu
Dün Merkez Bankası'nın beklenti anketi açıkla...
Doğan HEPER
'Sol'un ortak taahhüdü
CHP bu seçimde de parsayı toplayamazsa dükkân...
Semih İDİZ
Türkiye'nin istemediği bir ziyaret mi?
Papa 16. Benedictus'un Türkiye ziyaretinin sı...
Sami KOHEN
Beyrut cinayeti dengeleri sarsıyor
SURİYE... Hizbullah... İsrail... ABD... "Piye...
Hasan PULUR
Para ve sağlık
ÖZDEMİR Erdoğan ne güzel söyler bu şarkıyı: ...
Derya SAZAK
Örtünme
TESEV'in "Değişen Türkiye'de Din, Toplum ve S...
Meral TAMER
Schröder'le samimiyeti ilerletiyorum!
Kalite Derneği KalDer'in, Türk Sanayici ve İş...
Yaman TÖRÜNER
Döviz fiyatları yükseliyor mu?
Hafta başından beri döviz fiyatlarında bir yü...
Güngör URAS
Eskişehir'de dev bir fabrika var (çok kimsenin haberi yok)
Eskişehir'de kamuya ait dev bir fabrika var. ...
Serpil YILMAZ
Diker: Yakıtsız motoru gördüm
Ortada bir "tanıtım" şovu var; işin özüne ili...
M. Ali BİRAND
"Türbanlı Köşk'e de alışırız..."
Adil Gür'ün yönetiminde A&G Araştırma şirketi...

© 2006 Milliyet