Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Kasım 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Beyrut cinayeti dengeleri sarsıyor


SURİYE... Hizbullah... İsrail... ABD... "Piyer Cemayel'i kim öldürdü?" sorusunun yanıtını arayanlar, bu dört "yabancı güce" de işaret ediyorlar...
İşin ilginç yanı, dördünün de cinayetten hemen sonra olayı şiddetle kınamasıdır. Tabii ki suikastın arkasında olanlar, çıkıp sorumluluklarını itiraf edecek değiller...
Dolayısıyla Lübnan'da bir kez daha (bu iki yılda altıncı büyük siyasi suikast) "faili meçhul" bir cinayet işlenmiş bulunuyor. Bundan öncekiler gibi bu da, her türlü spekülasyona ve komplo teorilerine açık.
Gerçeğin ortaya çıkması için belki uzun zaman beklemek gerekecek. Veya belki gerçek -tarihteki benzer olaylarda olduğu gibi- hiçbir zaman ortaya çıkmayacak...
Bu nedenle biz burada ünlü bir politikacı ailesine mensup olan genç Piyer Cemayel'i kimin, neden vurduğu üzerinde durmaktansa bu olayın Lübnan ve bölge politikalarına etkilerini değerlendirmeyi yeğliyoruz.

Lübnan kördüğümü
Bu suikastın zamanlaması bir ipucu veriyor. Lübnan geçen eylülde İsrail saldırılarıyla yaşadığı felaketten sonra, bir toparlanma sürecine girer gibi oldu. Yaraları sarmak, hayatı normale döndürmek hiç de kolay değil. Ama Başbakan Fuat Sinyora'nın hükümeti, büyük bir gayret içinde.
Son günlerde bu hükümet bir sarsıntı geçirmeye başladı. Savaştan kazançlı çıktığı görülen Hizbullah, hükümetin istifa etmesini ve hemen seçimlere gitmesini istedi. Sinyora buna karşı çıkınca hükümetten 6 bakanını geri çekti.
Hizbullah bu hafta sonundan itibaren hükümeti istifaya zorlamak için bir dizi gösteri planlamıştı. Şimdi Cemayel'in cenazesi nedeniyle herhalde bu planlar aksayacak.
Cemayel'in daha önce öldürülen Refik Hariri gibi, Suriye karşıtı olması, bu suikastın Şam'dan yönetildiği iddialarına yol açtı. Suriyeliler Lübnan'ı istikrarsızlaştırmakta hiçbir çıkarları olmadığını söyleyedursunlar, Lübnan'da Hıristiyanlar başta olmak üzere bazı çevreler Şam'ı suçlamaya devam ediyorlar.
Bu olayın yarattığı en büyük tehlike, giderek militanlaşan toplumun çeşitli kesimlerinin bir iç savaşa doğru sürüklenmesidir. Lübnan öteden beri iç ve dış güçlerin cirit attığı bir çatışma alanı olmuştur. Piyer Cemayel'in öldürülmesi, bu kördüğümü şimdi içinden çıkılmaz hale getiriyor.

İran manevrası
Bu olayın bölgede önemli bazı gelişmelerin meydana geldiği bir zamana rastlaması da ilginç.
Suriye ile Irak çeyrek yüzyıllık düşmanlıklarına son verdiler. Suriye ABD'nin işgalindeki Irak'ta, halen iktidarda bulunan hükümeti meşru sayıyor ve muhatap olarak alıyor. Hatta ona duruma hâkim olması için destek vaadinde bulunuyor.
Bu da ne zaman oluyor? Tam İngiltere'nin -ve hatta bir ölçüde ABD'nin- Şam'a bir açılıp yapmaya hazırlandığı ve Suriye'nin Irak'a yardımcı olmasını istediği bir noktada!..
Şimdi Cemayel cinayeti Batı'nın bu planlarına gölge düşürür mü? Beşar Esad bu nedenle ağır suçlamalara hedef olursa, Batı'ya yüz verir mi?
Gene tam bu sırada İran'ın önemli bir çıkışı var. Ahmedinecad Irak ve Suriye liderlerini bir toplantıya çağırdı. Bu inisiyatifin amacı, Irak'ta durumun normalleşmesine yardım etmek. Hafta sonu Cumhurbaşkanı Talabani Tahran'da olacak. Onu herhalde Başkan Esad da izleyecek.
Böylece İran diplomasisi, kıvrak bir manevrayla ABD ve İngiltere'den önce devreye girmiş bulunuyor.
Bunun Türkiye ve bölge politikası açısından önemi nedir? Yarın bunu yanıtlamaya çalışacağız...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
CHP nereye?
CHP lideri Baykal "cumhuriyet değerlerini sav...
Çetin ALTAN
Şark'ın 'adam yerine konma ve itibar' açlığı...
Açık oturumlarda anketlere dayalı olarak "önc...
Melih AŞIK
Hibe dinamit!
Aşağıdaki resmi bilgilendirme yazısını, DSİ K...
Fikret BİLA
CHP ile MHP'nin ortak paydası
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yaptığı konuşma...
Hasan CEMAL
Demokrasi ayıpları!
Atatürk de tartışılır, Atatürkçülük de, Kemal...
Güneri CIVAOĞLU
Erke tanığı mıyım?
Yoksa ben, gazete manşetlerinde yer alan "sır...
Can Dündar
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Önceki gece NTV'de imam hatipler konusunu iş...
Hurşit GÜNEŞ
2007 enflasyonu
Dün Merkez Bankası'nın beklenti anketi açıkla...
Doğan HEPER
'Sol'un ortak taahhüdü
CHP bu seçimde de parsayı toplayamazsa dükkân...
Semih İDİZ
Türkiye'nin istemediği bir ziyaret mi?
Papa 16. Benedictus'un Türkiye ziyaretinin sı...
Sami KOHEN
Beyrut cinayeti dengeleri sarsıyor
SURİYE... Hizbullah... İsrail... ABD... "Piye...
Hasan PULUR
Para ve sağlık
ÖZDEMİR Erdoğan ne güzel söyler bu şarkıyı: ...
Derya SAZAK
Örtünme
TESEV'in "Değişen Türkiye'de Din, Toplum ve S...
Meral TAMER
Schröder'le samimiyeti ilerletiyorum!
Kalite Derneği KalDer'in, Türk Sanayici ve İş...
Yaman TÖRÜNER
Döviz fiyatları yükseliyor mu?
Hafta başından beri döviz fiyatlarında bir yü...
Güngör URAS
Eskişehir'de dev bir fabrika var (çok kimsenin haberi yok)
Eskişehir'de kamuya ait dev bir fabrika var. ...
Serpil YILMAZ
Diker: Yakıtsız motoru gördüm
Ortada bir "tanıtım" şovu var; işin özüne ili...
M. Ali BİRAND
"Türbanlı Köşk'e de alışırız..."
Adil Gür'ün yönetiminde A&G Araştırma şirketi...

© 2006 Milliyet