|
Para ve sağlık
ÖZDEMİR Erdoğan ne güzel söyler bu şarkıyı:
"Paranın ne önemi var, mühim olan insanlık."
İyi de güzel de acaba öyle mi?
Yani paranın hiç önemi yok da mühim olan insanlık mı?
Öyle derlerse de kulak asmayın, mühim olan her zaman paradır, insanlık katarın son vagonudur.
Olsa da olur, olmasa da...
Peki, ayıp değil mi?
İnsanın devleti bu ayıbı gözü kapalı işlerse...
***
DİYELİM Emekli Sandığı'na bağlı bir memursunuz, hastalandınız. Göğsünüzde bir sancı hissettiniz, doktora gittiniz. Doktor sizi muayene etti, birtakım tahliller istedi. Emekli Sandığı bunun 33 YTL'sini kabul eder, gerisini nereden bulursan bul!
***
BUNU adı "Vaka başına ödeme"dir. Doktor bazı tahliller ve teşhisler isterse, Emekli Sandığı buna karışmıyor. Al 33 YTL'yi, ne yaparsan yap!
Oysa bunun çaresi "hizmet başına ödeme" olursa, hastalığın teşhis ve tedavisi için yapılan bütün hizmetlerin kabulü gerekir.
Doktor ne yapsın, hastanın hastalığının ne olduğunu 33 YTL'ye öğrenecek, tedavi edecek... Adamın parası yoksa...
Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir.
***
BEREKET versin, Ankara'da Sinan Aygün adında biri var, hani Almanın "Berlin'de hâkimler var!" demesi gibi...
Her haksız işi, her yanlış işi kendisine dert edinen Ankara Ticaret Odası Başkanı Aygün, bu uygulamanın iptali için Danıştay'a başvuruyor.
Diyeceksiniz, bu memlekette çalışanın haklarını koruyan sendikalar, dernekler yok mu?
Var ya da yok, kime ne? Sinan Aygün var ya!
***
DANIŞTAY 5. Daire, davalı Maliye Bakanlığı'nın savunmasının ATO'nun tebliğe yönelik iddialarını karşılamaktan uzak olduğunu bildirdi. Gerekçeli kararda, Maliye Bakanlığı'nın savunmasında, "hizmet başına ödeme" yerine "vaka başına ödeme" modeline geçiş nedenlerini net bir biçimde ortaya koyamadığı ve hangi ölçütleri esas aldığını açıklığa kavuşturamadığı belirtildi. Kararda şöyle denildi:
"İdarenin savunması incelendiğinde, getirilen düzenlemenin asıl nedeninin, sağlık harcamalarının denetimini ve böylece bu harcamalarda tasarrufu sağlamak olduğu, buna karşılık sağlık hizmetinin, tıp biliminin gerekli ve zorunlu kıldığı biçimde yerine getirilmesi amacının göz ardı edildiği anlaşılmaktadır."
Danıştay Maliye Bakanlığı'na diyor ki:
"Sağlık hizmetlerinde tasarruf edeceğiz diye insan sağlığını göz ardı edemezsiniz."
Özdemir Erdoğan'ın şarkısı gibi:
"Paranın ne önemi var, mühim olan insanlık."
***
TÜRKİYE'de genel şikâyetlerin başında "hastane kapılarında sürünmek" lafı vardır.
Hele sağlık iyice ticarete döndükten sonra...
Geçen ağustos ayında Ankara'da bir trafik kazası oldu, yaralılar önce Numune Hastanesi'ne götürüldü, onlar almadı, Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.
Lakin burada da gereken ilgiyi görememiş olacaklar ki, akrabaları, Songül Çetintaş'ı oradan alıp Güven Hastanesi'ne götürmek istediler, onlara bir kâğıt uzatıldı:
"Şunu imzalayın, öyle!"
Onlar da imzaladılar, meğer kâğıtta neler yazıyormuş?
"Yaralıya yapılan muayene tetkik ve tedavi ücreti: 115 YTL"
Oysa bunların hiçbiri yapılmamıştı.
Olsun, hastanenin kapısına gelmişlerdi ya, "Deli Dumrul Köprüsü gibi": Geçenlerden beş akçe, geçmeyenden on akçe...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|