Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Kasım 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

"Türbanlı Köşk'e de alışırız..."


Adil Gür'ün yönetiminde A&G Araştırma şirketinin, Kanal D Ana Haber için yaptığı anket, 2007'de en çok merak uyandıran bir soruya yanıt niteliğinde, son derece ilginç verilerle dolu. Yanılma payı da yüzde 2.

Fazla ayrıntıya girmek istemiyorum, ancak şu veriler beni çok ilgilendirdi:

1. ERDOĞAN KÖŞK'E ÇIKMALI MI?

Yüzde 31.5 Evet
Yüzde 51.2 Hayır

İşin ilginç yanı, ankete yanıt verenlerin yaşları yükseldikçe, HAYIR diyenlerin oranı artıyor. Buna karşılık daha çok gençler, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığına EVET diyorlar.

Bu soru'nun içindeki diğer ilginç rakam, Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı görmek isteyenlerin oranındaki artış. Daha önceki anketlerde, sadece yüzde 40'larda seyreden bu oran, şimdi yüzde 75'e kadar yükselmiş. Bu yükseliş herhalde Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkışıyla ilgili işaretlerin daha netleşmiş olmasından kaynaklanıyor.

"Hayır, çıkmasın" diyenlere sorulan "Neden?" sorusuna alınan yanıtların yüzde 60'ı, tamamen kimliği ile ilgili gerekçelere dayandırılıyor. Laik olmadığı, Cumhuriyet'e inanmadığı, Çankaya'yı iyi yönetemeyeceği söyleniyor.

2. ERDOĞAN SEÇİLİRSE NE OLUR?

Anketin diğer önemli bölümü, Erdoğan'ın türbanlı eşiyle Cumhurbaşkanlığı'na çıkması durumunda neler olabileceği ile ilgili.

Yüzde 67 civarında alınan yanıt şöyle:

"Gerilim olur, ancak atlatılır... Demokrasi çerçevesinde çözüm bulunur."

Bu yanıt oranı, toplumun büyük bir kaos beklemediğini gösteriyor.

Yüzde 38'lik bir bölüm ise, ülke'nin kaosa sürüklenebileceğine (yüzde 26.6) hatta darbe olacağına (yüzde 11.7) inanıyor.

Ankette darbe beklentisi oranının yüzde 11'lerde kalması, toplumun giderek değiştiğini de gösteriyor. Yine ilginçtir, ankete yanıt verenler arasında eğitim düzeyleri düşük olanlar "çözüm bulunur" derken, eğitim düzeyi yüksek kesimin "kaos ve askeri darbe" beklentisi daha fazla...

Eğer özetlememiz gerekirse, A&G Araştırma şirketinin anketinden benim çıkardığım sonuç şöyle;

AKPliler'in gönlü, Erdoğan'ı Çankaya'da görmekten yana, ancak Türk toplumunun önemli bir bölümü Erdoğan'a "Cumhurbaşkanlığı'na aday olma, Köşk'e çıkma, partinin başında kal" diyor.

Ancak, yine toplumun önemli bölümü Erdoğan'ın Köşk'e çıkması durumunda darbe veya kaos beklemiyor. "Ne yapalım, ona da alışırız" yaklaşımı genelde kabul görüyor.

İşte bu günün getirdiği sonuç...

* * *

PAPA GEZİSİ NEDEN ÖNEMLİ?

Papa'nın 28 Kasım günü başlayacak 4 günlük Türkiye gezisi, neresinden bakarsanız bakın, bu ülkenin hem uluslararası ilişkileri, hem de kendi iç dengeleri açısından son derece önemlidir. Son 40 yıldır iki Papa ziyareti yaşadık ancak hiçbirinde sorun yaşanmadı. Bu defaki gezi ise, açıklandığı günden bu yana, giderek artan bir gerilim havası estiriyor. Bunun önemli bir bölümü dışardan, diğer bir bölümü de içerden kaynaklanıyor.

11 Eylül sonrasında, ne kadar görmezden gelinse dahi, Hıristiyan-İslam çatışması her gün biraz daha yaygınlaşıyor. Eskiden hangi sorunun altına baksak, karşımıza sol-sağ çatışması çıkardı; bugün İslam-Hıristiyan çatışması çıkıyor. İslam adına teröre başvuran, insan öldürenler ile Hıristiyan güçler çarpışıyor. Bosna'dan, Çeçenistan'a, Filistin'den Afganistan'a, Irak'tan İngiltere ve Türkiye'deki bombalama olaylarına kadar, son 20 yılımız giderek artan bir çatışma içinde geçiyor. Hıristiyan dünyası, Müslümanlar'ı birer terörist gibi görüyor. El Kaide'nin başını çektiği Siyasal İslam da, her fırsatı değerlendiriyor.

Böyle bir ortamda, Vatikan'ın başına da 16. Benedict gibi son derece muhafazakar bir Papa geçti. Son konuşmasıyla İslam dünyasını ayağa kaldıran o Papa böyle bir ortamda, Türkiye'ye geliyor. Son derece tehlikeli, riskli bir ziyaret olacak.

Üstelik, bu geziyi mahvetmek isteyenlerin sayısı da az değil. Her birinin ayrı bir niyeti var. Kimi, Türkiye'yi uluslararası alanda karalamak, kimi AB'den biraz daha uzaklaşmasını sağlamak, kimi de iç dengelerimizi bozmak için kolları sıvıyor. Her biri Türkiye'yi zor bir sınava sokmaya hazırlanıyor. Özetle, ülkemiz müthiş bir testten geçecek.

Gezi olaysız biterse, derin bir nefes alacağız.

Olayı geçerse, uluslararası medya'da "Türk'ler Papa'yı kovaladı" veya "Türkiye, AB kapısına bir kilit daha attı" manşetleri göreceğiz. Türkiye'nin iddia edildiği gibi hoşgörülü bir ülke olmadığı yazılacak. Kültürler arası çatışmanın Türkiye'de patlama yarattığı anlatılacak. Dünya TV'leri, Papa'ya karşı gösterilerle dolacak. Avrupa Birliği'nde yerimiz bulunmadığını iddia edenlerin sayısı artacak.

İşte size iki olasılık... Seçmesi size ait.

Kimlerin bu ülkeye kötülük edeceğini göreceğiz. İster din adına, ister başka gerekçeyle, bu geziye gölge düşürecek olanların, bu ülkeyi sevmediklerini, aksine kötülüğünü istediklerini anlayacağız.

Papa ziyareti, herkes için önemli bir test olacak.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
CHP nereye?
CHP lideri Baykal "cumhuriyet değerlerini sav...
Çetin ALTAN
Şark'ın 'adam yerine konma ve itibar' açlığı...
Açık oturumlarda anketlere dayalı olarak "önc...
Melih AŞIK
Hibe dinamit!
Aşağıdaki resmi bilgilendirme yazısını, DSİ K...
Fikret BİLA
CHP ile MHP'nin ortak paydası
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yaptığı konuşma...
Hasan CEMAL
Demokrasi ayıpları!
Atatürk de tartışılır, Atatürkçülük de, Kemal...
Güneri CIVAOĞLU
Erke tanığı mıyım?
Yoksa ben, gazete manşetlerinde yer alan "sır...
Can Dündar
'Üniversiteye almayalım demek vicdansızlık'
Önceki gece NTV'de imam hatipler konusunu iş...
Hurşit GÜNEŞ
2007 enflasyonu
Dün Merkez Bankası'nın beklenti anketi açıkla...
Doğan HEPER
'Sol'un ortak taahhüdü
CHP bu seçimde de parsayı toplayamazsa dükkân...
Semih İDİZ
Türkiye'nin istemediği bir ziyaret mi?
Papa 16. Benedictus'un Türkiye ziyaretinin sı...
Sami KOHEN
Beyrut cinayeti dengeleri sarsıyor
SURİYE... Hizbullah... İsrail... ABD... "Piye...
Hasan PULUR
Para ve sağlık
ÖZDEMİR Erdoğan ne güzel söyler bu şarkıyı: ...
Derya SAZAK
Örtünme
TESEV'in "Değişen Türkiye'de Din, Toplum ve S...
Meral TAMER
Schröder'le samimiyeti ilerletiyorum!
Kalite Derneği KalDer'in, Türk Sanayici ve İş...
Yaman TÖRÜNER
Döviz fiyatları yükseliyor mu?
Hafta başından beri döviz fiyatlarında bir yü...
Güngör URAS
Eskişehir'de dev bir fabrika var (çok kimsenin haberi yok)
Eskişehir'de kamuya ait dev bir fabrika var. ...
Serpil YILMAZ
Diker: Yakıtsız motoru gördüm
Ortada bir "tanıtım" şovu var; işin özüne ili...
M. Ali BİRAND
"Türbanlı Köşk'e de alışırız..."
Adil Gür'ün yönetiminde A&G Araştırma şirketi...

© 2006 Milliyet