|
 |
|
|
Manchester gibi mi?
Attığı gol en az çaba sarfettiği aksiyonuydu. Oyunu kuran Alex'ten çok o idi. Gol bölgesinde Kezman'dan çok vardı. Lugano'dan daha çok defansa katkı sağladı. İlla onu bir yere göndermeye niyetliysek, Appiah'ın Serie A'nın 2.'sine karşı sergilediği oyun sonrası şu yargıya varabiliriz: İngiltere'yi değil, İtalya'yı istiyor. Şampiyonluğun güçlü adayına karşı güzel bir reklam.
Lider Inter'i hafta sonu ağırlayacak olan Palermo'nun ligde attığı 25 golün 17'sini kaydeden 3 oyuncu Amauri (6), Corini (6), Di Michele'den (5) yoksun oluşu maçı etkiledi. Ama ne kadar bunu Vigo'da göreceğiz.
Serie A gol skor kapasitesinin %70'ini evde bırakmıştı Sicilyalılar. Evde kalan diğer oyuncular bir yana bu bile UEFA'ya bakışlarını anlatıyor. Kaleci Sirigu'nun 2. maça çıkıyor olması da.
Ancak Fenerbahçe'nin dünkü oyununu sadece rakibin durumuna bağlamak doğru olmaz. Çok daha ısıran bir orta saha ve onlara yardımcı olan Kezman'ın oyuna bir bütün olarak yaklaşmalarının dünkü ekstra performansa katkısı büyüktü. Fenerbahçe daha önce de birçok Avrupa maçına böyle iştahlı başlamıştı. Ama Manchester United maçından bu yana ilk kez bu iştahı oyuna yansıtıp sürdürebilecek bir oyun performansına ulaştılar. Dünkü iştahlı ama asıl önemlisi bu iştahı oyuna yansıtabilecek bir oyuncu grubuydu.
Sağda Yozgatlı - Appiah - Önder üçgeni, solda Tuncay, Uğur, Kezman üçlüsüyle Fenerbahçe, Avrupa'da hiç olmadığı kadar yıpratıcıydı. Açık alanda sorun yaşayan Lugano - Edu bu kez minimum hatayla oynadılar. Ve Fenerbahçe bütün ve işleyen bir futbol mekanizmasına dönüştü. Bu oyunun Kadıköy'deki etkisi büyük oldu. Büyük ve muhteşem bir perşembe şovu...
Şimdi Fenerbahçe'de herkes kendisine şunu soracak kuşkusuz. "Dört günde bizi bu kadar değiştiren neydi? Bu 2 yıl önce 3-0 kazandığımız Manchester United maçı gibi bir ara kandırmaca mı? Yoksa bir diriliş mi?" O maçtan sonra Fenerbahçe, Zaragoza'ya gitmişti. Sınav yine İspanya'da.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|