|
 |
|
|
Demek ki oluyormuş
Bu yıl oynanan en iyi futboldu. Newcastle maçıyla başlayan sistem değişikliği üretkenlik dışında yararlı olmuştu. Sezon başında rakibe verilen bol pozisyonlar ortadan kalkmış, kalesinde az pozisyon gören ama hücumda pozisyon üretemeyen ve özellikle son iki maçta tek bir gol pozisyonuna giremeyen bir takım çıkmıştı ortaya.
Benim iddiam bu kadronun çok pozisyon da bulacağı yönündeydi. Rakip eksik olsa da bu oldu. Üç gol bulundu, birçok pozisyona girildi. Palermo'nun ise hiç pozisyonu yok. Zico, "benim takımım yavaş oynamak zorunda, hızlı oynarsak hata yaparız" diyordu. Denizli ve Beşiktaş maçında yavaş oynayarak pozisyon vermemiş ama bulamamıştı da. Bu kez yüksek tempo ile hızlı ve öne doğru oynadı (DEMEK Kİ OYNAYABİLİYORMUŞ) ve farka gitti.
Fenerbahçe maça ilk kez yüksek tempoyla başladı ve ilk kez koordinasyonu çok iyi olan mükemmel bir seyirci vardı. Dört ayrı yerden bağırmıyorlar, hep birlikte tezahürat yapıyorlardı. Fenerbahçe savunmasını ortaya sahaya çıkararak ilk dakikadan itibaren rakibine üstünlüğünü hissettiriyordu. Zaten gol de "geliyorum" diyordu. Beşiktaş ve Denizli maçlarında gol olmayacağı nasıl belliyse, dün de olacağı aşikardı. Seyircide oyun 0-0 giderken hayıflanma yoktu. Çünkü takımına ilk kez çok güveniyordu. Bu oyun sonuna kadar böyle gitti. Çünkü 1-0'dan sonra da rölanti olmayan bir takım vardı. Zico hocam, demek ki bu takım öne doğru hızlı oynayabiliyormuş.
Appiah mükemmeldi
Volkan dikkatli ve hatasızdı. Takımda sırıtan oyuncu hiç olmadı. Edu, Lugano rakip forvetleri döndürmediler, dikkatli hamleler yaptılar. Orta saha korkunç disiplinliydi. Alex hep arayış içindeydi. Kezman uzun süredir doksan dakika oynamamasına rağmen özellikle ilk yarıda ben iyi bir oyuncuyum diyordu. Deniz için ikinci yarının başında seyircinin selzenişi haksızdı. Dün iyi top oynadı.
Appiah'ı en sona bıraktım. Günümüz futbolunun ideal orta saha oyuncusu. Altı pasa koşup gol atıyor, sağdan soldan gelen toplara vuruyor. Arkası dönük olmasına rağmen pas alış-verişi yapıyor, top rakipteyken hamleli. Kısacası mükemmel oynadı. Tuncay hep iyi olan, çalışkan bir oyuncu. Ve hak ettiği golü de buldu.
Şimdi, ne o Rıdvan takımı Barcelona yaptın diyecekler. Eee ne yapalım... Kötü oynarken eleştirirken, iyi oynarken de takdir etmesini bilmek lazım. En çok bilmesi gereken de Zico. Beşiktaş maçının kasetini koyacak, daha sonra Palermo maçının. Ve takımın hızını ölçecek.
Bu arada hakem mükemmeldi.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|