|
 |
|
|
Sadece TÜSİAD mı konuşmalı?
Satır Arası / Deniz Sipahi
TÜSİAD'ın geçen günkü çıkışını hep birlikte izledik.
Başkan Ömer Sabancı, TÜSİAD olarak laik eğitimden yana olduklarını, karşısında olanlarla mücadelelerinin süreceğini söyledi. Sabancı, Türk siyasi tarihinde hükümetlerin, milli eğitim konusunu genellikle ülke ihtiyaçlarını karşılayacak perspektiften değil siyasi istismar perspektifinden ele aldıklarını savundu.
Sabancı, Milli Eğitim Şurası'nda ilave birkaç oy getireceği düşüncesiyle üniversitelere girişte meslek liselerine katsayı uygulamasını kaldırmayı tavsiye eden bir kararın alındığını hatırlattı ve bu girişimin şuranın siyasete alet edildiği izlenimini doğurduğunu, kamuoyunda rahatsızlık yarattığını ifade etti.
Dikkat ederseniz; TÜSİAD kritik süreçlerde önemli açıklamalarda bulunarak kamuoyu oluşturmaya çalışıyor.
Genellikle ekonomik uyarılar yaptığı için bu müdahaleler bu sefer ki kadar etkili olmamış olabilir.
Ama Sabancı'nın "Gerekirse bayrağı elimize alırız" çıkışı; bana göre sivil bir manifesto anlamı taşıyor.
Bu açıklamalara hükümetin tepkisi de gecikmedi elbette.
Türkiye'nin hassas çizgileri konu olunca sivil inisiyatifin çok etkili olması gerektiğini hep düşünüyorum.
Özellikle İzmir'den yükselen sesin ülke genelinde çok daha fazla anlamlı olacağını hep birlikte yaşayarak gördük.
Bu coğrafyanın "evet" demediği, onay vermediği hareketlerin orta vadede eriyip gittiğine tanıklık ettik.
O yüzden son yıllarda TÜSİAD'ın tek başına üstlendiği bu rolü tamamlayacak, destek verecek, zaman zaman da gündem yaratacak sivil seslerin çıkması gerektiğine inanıyorum.
* * *
Örneğin Türkiye'nin en büyük organizasyonu TOBB'tan benzer yaklaşımları uzun zamandır görmüyoruz. Oysa TOBB'un siyasilerin gözünde çok ayrı bir yeri vardır ve önemli bir güçtür.
Dengelerin hassaslaştığı, toplumsal uzlaşmadan kaçıldığı anlarda TOBB'un açıklamaları Başkent'te etkili olabilir.
Ben benzer yaklaşımları İzmir'deki sivil toplum örgütlerinden de bekliyorum.
Çünkü her siyasi çok iyi bilir ki; İzmir'in demokrasi kültürüne katkısı büyüktür. İzmirliler konuştuğu zaman derinlemesine bir hazırlık yapmışlardır ve konuşma içerikleri geleceğe dönük mesajlar taşımaktadır.
İktidarların kendilerine gelebilmeleri, durup düşünebilmeleri için sivil inisiyatifin uyarıcı olması gerekir.
Anketlerden çıkanlar elbette Türk insanının düşüncelerinin tamamını kapsamaz.
Ama geleceğe dönük politikalar oluştururken önemli ipuçları verir.
Görüyoruz ki; vatandaşın beklentisi hiç de Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in söyledikleri gibi değil. Dünyanın gerçekleri de başka şeyler söylüyor.
* * *
Milli Eğitim Şurası'ndan çıkan sonuçlardan İzmirliler, Egeliler mutlu mudur?
Soruyorum...
Çünkü güçlü sesler ne yazık ki çıkmıyor.
TÜSİAD'ın dile getirdiği gerçekleri bizim sivil toplum örgütlerimiz neden söylemezler?
2007 seçim yılı...
Buradan yükselen sese inanın siyasetçiler çok daha duyarlı olur.
Daha gelişmiş bir demokrasi kültürü özlemi içindeysek ve sivil inisiyatifin demokrasinin vazgeçilmezi olarak görüyorsak; o zaman uyarılarımızı daha güçlü yapmalıyız.
Bana kalırsa bu mücadelede TÜSİAD yalnız bırakılmamalı.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|