|
 |
|
|
Baykal cumhuriyet koalisyonu önerdi
CHP lideri Baykal, "Ana sorun, cumhuriyete sahip çıkma koalisyonudur. Elbette solda olanlar öncelikli yer alır. Ancak, ideolojik olarak bölersek yanlış olur" dedi
HABER MERKEZİ
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "erken yapılacak bir seçim sonrasına bırakılmaması" veya "mutabakat aranmaması" durumunda CHP'nin cumhurbaşkanlığı seçimine katılmayabileceği mesajını verdi. AKP'ye karşı cumhuriyet birikimlerine duyarlı her kesimle "koalisyon" çağrısı yapan Baykal, arayışı "solda birlik"le sınırlamaya karşı çıkarken "gelecekteki siyasi şekillenmelere açık olmak gerektiğini" vurguladı.
CHP lideri, önceki akşam İstanbul'da bir grup gazeteciyle cumhurbaşkanlığı seçimleri ve AKP'ye karşı ittifak arayışları üzerinde yoğunlaşan bir sohbet toplantısı yaptı. Baykal, CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek'in de katıldığı sohbette özetle şu görüşleri dile getirdi:
CHP TERK EDEBİLİR: Cumhurbaşkanlığına aday önermek, diğer adaylarla oylama sürecini kabullenmek anlamına gelecektir. İsim ve oy vermeniz gerekir. Belki biz aday bile önermeden tavrımızı belirleyeceğiz. Görevimiz Türkiye'yi uyarmaktır, gerekirse yanlış giden bir konuda kritik bir karar almaktır. Bu yanlışa katılıp katılmama konusunda karar almak gerekebilecektir. İlk kez bir parlamentonun beşinci yılında bir cumhurbaşkanlığı seçimi var. BU ANAYASA'YA KARŞISIN: Cumhurbaşkanı kim? Anayasa'yı sahiplenecek, işletecek insan. Bugüne kadar hiç kimse "Anayasa'da maddeler arasındaki hiyerarşiyi kaldırmak lazım" demedi. Orada değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeler var. 80 yıllık mutabakattır bu. Diyebilir misiniz ki, (Başbakan Erdoğan'a ait) bu sözler, pür demokrasi anlayışından kaynaklanıyor? Uygun bir fırsatta değiştirilemeyecek maddeleri de değiştirmeyeceklerine kendinizi ikna edebilir misiniz? Şimdi sen, inanmadığın Anayasa'yı değiştirmek için cumhurbaşkanı olacaksın. DIŞARIDAN DA, AKP'DEN DE OLABİLİR: "AKP'de, bu saydığım noktaların tümüne ters bir milletvekili bulmak mümkün değildir" diyemem. Dışarıdan birisi de olabilir. Anayasa'nın özüyle sorunu olmayan, ulusal onur sahibi birisi olabilir. Bir kadrolaşma olayı var. Anayasa Mahkemesi üyelerini, Anayasa'ya inanmayan birisi atayacak. HSYK üyelerini, rektörleri, valileri, büyükelçileri atama yetkisi bir şekilde onda olacak. Ama Türkiye'nin 7 yılını belirleyecek bu parlamentonun önünde 7 ay bile kalmamış olacak. Kendi militan anlayışınla cumhurbaşkanı yetkilerini kullanırsan bu yanlış olur. HİLMİ ÖZKÖK SORUSU: (Hükümetin de madalya verdiği eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ü önerir misiniz, sorusunun ardından) Önerilen modelin ne gibi bir sonuç ortaya koyacağının net bir şekilde görülmesi lazım. Parti penceresinden bakmıyoruz. Bunun tipik örneği olan 1 Mart kararında Türkiye ile beraber AKP'yi de kurtardık. İKİ ÖNERİMİZ VAR: Eğer demokrasi ahlakı, bilinci varsa yapılması gereken şu iki şeyden biridir: Ya sayın Başbakan çıkacak, "Cumhurbaşkanı olmak herkes için onur. Ama halkla birlikte, desteğini alarak. Bunun için seçimleri mart ayında yapacağım. Bu seçimde beni seçecek bir parlamento çıkarsa cumhurbaşkanı seçileceğim" diyecek. Ya da toplumun içine sindireceği bir uzlaşmayla cumhurbaşkanı seçilecek. Önerimiz bir anlamda "halk seçsin" demek. DEMOKRASİ UYARISI: (Bahsettiğiniz kişi özel amacına bu kadar yaklaşmışsa bu dediğinizi yapar mı, sorusuna) Amaca yaklaşmış olabilir. Biz, Türkiye'nin geleceğini demokrasi içinde güvence altına almaya çalışıyoruz. MÜDAHALE DÖNEMLERİ AŞILDI: (Erdoğan seçilirse asker müdahale eder, piyasalar allak bullak olur diye düşünen yabancı yatırımcı için ne dersiniz, sorusuna) Hiç tereddüt etme yap, demokrasi tehlikeye girmez. O dönemler aşıldı. TÜSİAD'A SİTEM VE ÖVGÜ: TÜSİAD, "Erken seçim yapma, ama Köşk'te uzlaş" dedi. Bu yaklaşım bu işin önünü açtı. Türkiye'de seçim istikrarsızlık getirir zannediliyordu. Şimdi herkes beşinci yılın istikrarsızlık getireceğini söylüyor. TÜSİAD'ın laiklik konusunda davranışı çok saygıdeğer, beklediğimiz bir davranış. ATİLLA YAYLA KONUŞTURULDU: Atatürk konusunda Türkiye bazı yaklaşımlara taşınıyor. Bu değerlendirmeyi 70 milyondan birisi yapabilir. Ama mesele şu: İktidardaki parti İzmir'de bu kişiyi getirip "Sen söyle" demiştir. Bu bir sürpriz değildir. Bu buraya tesadüfen gelmedi. İkincisi; bu kişinin 450 bin euro'luk bir fonla (AB tarafından) desteklenmiş olmasıdır. Bunun bir anlamı yok mu?
Şekillenmelere açık olmalıyız
MHP'Lİ KOALİSYON: "Bu iktidar değişmez" diyenler "Bir koalisyonla bunlar gider" demeye başlamıştır. Nasıl şekillenmeler olacağını görmemiz lazım. DEMOKRASİ İHTİŞAMI: İktidar değişimi demokrasi ile gerçekleşirse muhteşem olacaktır.
Duyarlı bütün kesimlere çağrı
CUMHURİYET KOALİSYONU: Cumhuriyet birikimini tehlikeye sokan gelişmeler karşısında duyarlı bütün kesimleri mücadeleye çağırma siyaseti yapıyoruz. Klasik ideolojik yaklaşımların ötesine geçersek, merkezin altının üstünün, sağının solunun bunu anlayacağını sanıyorum. Ana sorunu cumhuriyete sahip çıkma koalisyonu olarak görüyorum. Elbette solda olanlar öncelikli yer alır. Ancak ideolojik olarak bölersek yanlış olur. BÜYÜK DAYANIŞMA: (Arayışınız solda birliği kapsıyor mu, sorusuna) Partiler arası işbirliği yerine toplumun geniş kesimleri dayanışma içine girmeli. Soldan daha geniş, cumhuriyete sahip çıkan bütün siyasi çevrelerin katıldığı büyük bir dayanışmaya ihtiyaç var.
Sadece solda birlik yetmez
BEKLENTİYİ KARŞILAMAZ: Şu ortamda bunu (solda birliği) önerirsek acaba halkın beklentilerine ne ölçüde yapıcı bir yaklaşımda bulunmuş oluruz. Önce ülkenin geleceğine birlikte baktığımızı ortaya koymalıyız. Geçmişte çok temel meselelere farklı baktık.İÇİMİZE KAPANMAYALIM: (Arayışa MHP de dahil mi, sorusu üzerine) Belli bir çevreyi hedef alarak konuşmayı uygun bulmuyorum. Ulusal duyguların yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. Önümüzdeki dönemin siyaseti yükselen ulusal onur ve duyarlılıklarla şekillenecektir. Bunun potansiyeli yeni bir dayanışmayla sorunları çözmektir. Ama bunun dünya ile kopma riski taşıması da ciddi bir sorundur. Türkiye'nin makul reaksiyonları, dünyadan ve Avrupa'dan kopacak bir ruh haline yol açmamalıdır.
Trafikten yakındı
SİNAN TOROS İstanbul
Baykal, Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi üyeleriyle bir araya gelerek taksicilerin sorunlarını dinledi. Baykal, İstanbul'daki trafik sorununa değinerek, "Trafik sorunu İstanbul'da artık tahammül sınırlarını aşmıştır. Hiç tanık olmadığım düzeyde bir trafik kriziyle İstanbullunun yaşamakta olduğunu gördüm" dedi.
|
|
|

|