|
 |
|
|
Kırmızı formalı iki takım
Hafta arası Avrupa defterini rafa kaldıran Galatasaray müsabakaya çok hızlı başladı. Oyun alanının her tarafında çoğalarak yaptıkları ayağa paslarla rakiplerini oyundan düşürdüler. Mondragon'un eline top değmeden iki farkla öne geçtiler. Galatasaray'da yardımlaşma, motivasyon ve mücadele hırsı üst düzeydeydi. İlk yarının sonlarına doğru buldukları golle iyice rahatlayan oyuncular göze hoş gelen hareketlerle seyircilerinin gönlünü almaya çalıştı. Sarı-kırmızılıların en önemli artısı tehlikeli oyunculara sahip Sivasspor'a pozisyon vermemesiydi.
İkinci devre kırmızı-beyazlıların attığı tek golden başka bir şey yoktu. İki takım da sonuca razıydı. Sonuçta Galatasaray aldığı üç puanla önümüzdeki haftaki derbi için moral depoladı.
Hakem için zor görünen maç, erken gelen gollerle rahat geçti. Öncelikle iki takımın giydiği kırmızı ağırlıklı formalara müsaade etmemeliydi. Seyredenlerin, oynayanların ve yönetenlerin gözleri yoruldu. 3. dakikada Arda'ya yapılan hareketin karşılığı penaltı olmalıydı. Song'un Balili'yi arkasından çekmesine sarı kartı göstermeyi unuttu. Serdar'ın Hasan Şaş'a arkadan vurduğu kasti tekmenin karşılığı sarı değil, kırmızı kart olmalıydı.
Yardımcı hakemin Galatasaray'ın attığı 2. goldeki devam kararı ne kadar doğruysa, 3. goldeki devam kararı o kadar yanlıştı. Zira Ümit Karan'ın pozisyonu ofsayttı. Cihan - Yasir tartışmasında Sivassporlu oyuncuya gösterdiği sarı kart gereksizdi. En büyük şansı skorun erken rahatlamasıydı, yoksa 12. kural ve disiplin uygulamalarındaki acemiliğiyle çok zorlanırdı.
mtokat@milliyet.com.tr
|
|
|

|