Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Kasım 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Asıl Van Gölü canavarı 'kirlilik'

Türkiye'nin en büyük gölü olan Van Gölü, sanayi atıkları ve evsel atıklarla her geçen gün biraz daha zehirleniyor. Uzmanlara göre, kanalizasyon da akan gölü kurtarmak için hemen önlem alınmazsa, ekosistem değişebilir

Osman Kara

Tuzlu ve sodalı suyuyla 3900 hektarlık alana sahip göl, nüfusu 500 bini geçen şehrin merkezindeki sanayi kuruluşlarının, 6 ilçe ile 2 belde ve 100'e yakın köyün kanalizasyon atıklarıyla kirletiliyor.
Göl çevresinde Erciş Şeker Fabrikası, Van Çimento Fabrikası, yem ve un fabrikaları, Van Organize Sanayi Bölgesi, Sümerbank Kundura Fabrikası gibi önemli endüstri kuruluşları ile çok sayıda hayvansal ürün işleme atölyeleri bulunuyor.
Sadece Şeker Fabrikası'nın arıtma tesisi olduğunu belirten Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Doğa Gözcüleri Derneği Başkanı Doç. Dr. Mustafa Sarı şunları söylüyor:

Arıtma tesisi yok
"Van Organize Sanayi Bölgesi'nde şimdilik faaliyet gösteren 30'dan fazla fabrikanın hiçbirisinde arıtma ünitesi bulunmuyor. Faaliyet gösteren tüm fabrikaların atıkları hemen bölge içinden geçen Morali Deresi'ne bırakılmakta ve 1 km sonra Van Gölü'ne karışmaktadır. Her ekolojik ortamın bir taşıma kapasitesi olduğu gibi, Van Gölü'nün de bir özümleme kapasitesi vardır. Ne yazık ki en az 15 yıldır gelen kirlilik yükü Van Gölü'nün özümseme kapasitesinin üzerinde.

'Ekosistem değişir'
Gölde balıkçılık ve turizm amaçlı olarak kullanılan 200 civarındaki teknenin hiçbirinde atık su tankı bulunmuyor. Her türlü atıklarını doğrudan göle bırakıyorlar."
Gölün yerleşim yerlerine yakın kıyılarında, dışkı bulunması anlamına gelen kolibasili tespit edildiğini belirten Sarı, şöyle devam etti: "Eğer bu mikroorganizmayla aşırı miktarda bulaşmış bir su ortamıyla temas edilirse hastalık bulaşma riski artmış olacaktır. Koli basili oranındaki artış gölde yüzen insanların sağlığını tehdit ediyor ve gölde yaşayan tek canlı olan inci kefalinin de yaşam alanını kısıtlıyor. Van Gölü küçük bir ekosistem değil dinamik bir ekosistem. Bu kirlilik devam ederse dışarıdan göle karışan azot, fosfor gibi besin yükleri artarak oksijen miktarına etki edecek. Tedbir alıp arıtma tesisleri kurmazsak ekosistem önümüzdeki yıllarda değişecektir."





GÜNCEL
'Babam hep yazar olmak istemişti'
Asıl Van Gölü canavarı 'kirlilik'
Yatağan'a 1.152 milyon YTL ceza
CNN Türk 'El koydu'
Vali eşofmanla tuvalet açtı
Yurtların yemeği hâlâ aynı firmadan
Ayla Erduran'a onur ödülü
Orhan Veli'ye saygı gecesi
Enka'da 'Yıldızlar Geçidi'






Can Dündar
Pazar mısın, pazartesi mi?
Pazar yazısı, pazartesi okumasına uymaz.
Hasan PULUR
İşsizlik azalıyormuş!!!
AZİZ Nesin her ne kadar "İktisat ya da ekonom...
Çetin ALTAN
Küçük kızın öyküsü
Serçeler telefon tellerinden evlerin saçaklar...

© 2006 Milliyet