Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Kasım 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu kapı nasıl açılır?

Nasıl geldiğimi bilmediğim kilitli odalardan çıkmak için çırpınıyorum


tubakyol@yahoo.com

Kaç gündür sersem halde uyanıyorum. "Ah başım. Bu yastık... Bu yastık benim yastığım değil. Neredeyim?" Yabancı bir evde, ofiste, bir kez garajda, bir kez banyoda, bir keresinde bir otelin koridorunda yerde, genellikle de yabancı odalarda gözümü açıyorum.
"Ah başım... Ben buraya nasıl geldim?"
Daha mühimi, kapıyı arkamdan kilitlemişler. Nasıl çıkacağım?
Dört dönüyorum. Çekmeceleri, dolapları açmaya çalışıyorum. Yastığın, yatağın, halının altına bakıyorum. Dolapların, masaların üstünü araştırıyorum. Tabloların arkasını yokluyorum. Çöp tenekelerini karıştırıyorum.
Ne bulursam topluyorum: Tornavida, pense, ampul, pil, fener, iğne, kağıt, kalem, ataç, vida, elbise askısı, bozuk para, puro, mum, çakmak, disket, CD, kumanda...
Telefonun kesik kablosunun iki ucunu önce yaprakla bir araya getirip, vidayla hattı tamamlıyorum. Elbise askısını penseyle büküp uzatarak dolabın arkasındaki süpürgeyi alıyorum. Yan yana duran kitapların isimlerinin ilk harflerinden manalı cümleler kuruyorum. Bu cümle bana ne derse, onu yapıyorum.
Çok çırpınıyorum çoook...
Anladın sen beni!
Bilgisayar oyunu oynuyorum. Oda oyunları. "Point and click games"...
Niye herkesin "Lost" için çıldırdığını, "Ne lan bu?" diye diye, niye gözümü alamadan izlediğimi artık biliyorum. Geçenlerde bir kez de ıssız bir adaya düştüm...
Mantık hep aynı. Bulduklarını doğru yerlerde kullan, gereken eşleşmeleri yap...
Acayip bir dünya. Ben bunu nasıl bu kadar geç keşfettim? Çok eğleniyorum.
Neyse işte budur. Oyundan kopamadığım için yazıyla oynamaya karar verdim. Normalde ne yazacaksam, yine onu yazdım ama bu kez yazılara şifreler gizledim. Elinizdekileri açıklıyorum: Bir ayna, bir top, eski Mısır'da dişiliğin sembolü olan "V", bir de telefon. Telefon çalışmasa da olur...
"Kayıp kutsal kadın"ı bulabilecek misiniz bakalım? Kapının arkasında.
Dört haneli şifreyi bulup girerseniz, kapı açılacak. Kolay gelsin.

Turist uçaktan yanlış ülkeye mi düşmüş?

Papa geliyor. Ayasofya'yı da ziyaret edecek. Günlerdir konuşuluyor: "Orada dua edecek mi? Dua ederken diz çökecek mi? Bu hareket Ayasofya'yı dünyaya 'kilise' olarak mı sunar? AB bize buranın kilise olmasını şart mı koşar? Kilise olacağına bir hışım hemen cami mi yapsak? Korsan namaz mı kılsak?" Ki kıldılar!
Papa sayesinde Ayasofya kıymete bindi. Hep kıymetliydi ama...
Siz en son ne zaman gittiniz? Öğrenciyken mi?
Bu yaz bir rehber arkadaşım bana özel tur düzenledi. Öğrenciyken de beraber gezmiştik bu mekanları. Ama rehber yoktu yanımızda, çoğu şeye bön bön bakmıştık. Ebru (ki soyadıyla sesleniriz kendisine, yani Gökteke) rehber olunca, hepsini öğrendi. Ve bir gün "Bunca şeyi elin ecnebilerine anlatmak için mi öğrendim? " dedi, "Yürü, sana da anlatacağım."
Böylece Hipodrom'dan başlayıp, "Sultanahmet, Ayasofya ve Kariye yapmaya" karar verdik. Taksiye bindik. Sultanahmet'e, Hipodrom'a gidiyoruz.
Turistler yazık, taksiye binip "Hipodrom" diyorlarmış. Taksiciler de onları Veliefendi'ye götürüyormuş.
Bunun Topkapı versiyonunu biliyordum ben. Saraya gitmek istersiniz, Topkapı semtine gidersiniz.
Ya turist taksiye binip "Kariye" derse... Çoğu taksi şoförü kafayı iki yana sallayıp haykırıyormuş: "Yanlış ülke. No Kahire, no Kahire!"

1'inci ipucu: Önce ona, sonra aksine bak Aynı kapıya çıkacak

İmparatoriçe Zoe ve "eskittiği" kocaları...

Hadiii... Ayasofya'ya...
Anlatacak çok şey var Ayasofya'yla ilgili. Bir sürü efsane falan... Onları zaten nerede olsa okursunuz ama beni çok eğlendiren bir mozaik vardı, Galeri'de, yani ikinci katta.
Gözünüzden kaçacağını sanmam da, biri size hikayesini anlatır mı acaba?
İmparatoriçe Zoe ile kocası, İsa'ya bir şeyler hediye ediyorlar bu mozaikte. Zoe kağıt-belge bir şey uzatıyor. Kocası da bir kese altın...
Ama "kocası" biraz daha yıpranmış, daha soluk Zoe'nin yanında.
Suratı özellikle.
Olur böyle şeyler tabii. Bir örtmüşler, bir açmışlar, aç-kapa, aç-kapa; mozaik mi dayanır.
Peki ya başka bir sebebi varsa?
Hiç aklınıza gelir miydi, Zoe'nin üçüncü kocası olduğu için yüzü öyle solukmuş. Çünkü Zoe her evlendiğinde, eski kocasının yüzü ve adı kazınmış mozaikten, yerine yenisinin yüzü yapılmış, adı yazılmış.
İkinci kocası 16 yaşındaymış, Zoe 56 yaşındayken. Buna rağmen Zoe'den önce ölmüş. İmparatoriçe de üçüncü kocayı almış.
Acayip mi? Çok da değil ama eğlendim ben işte, İmparatoriçe Zoe'nin "kocalar" eskitmesiyle...

2'inci ipucu: Harfleri kes bak anla...
(İpucunun ipucusu: Yukarıdaki cümle bir anagram. Cümledeki harflerin yerini değiştirerek yeni bir cümle kuracaksınız. O cümleden hareketle yazıdaki şifreyi bulacaksınız.)

Kariye'ye gitmezse Papa kaybeder

Kariye Müzesi'ni görmediyseniz size oradaki mozaikleri, freskleri nasıl anlatayım? Resimli roman!
Meryem'in doğumu, altı aylıkken attığı ilk yedi adımı, Cebrail'in ona bir çocuğu olacağını söylemesi, tapınağa örtülecek örtü için yün alınması, ve tabii İsa'nın doğumu, vaftizi, ekmeği çoğaltması, suyu şaraba dönüştürmesi, felçlileri iyileştirmesi...
Gökteke bana tek tek, sırasıyla anlattı.
Ve şunu da anlattı: Kutsal Kase'nin "kayıp kutsal kadın" Maria Magdalena olduğuna inanıldığını biliyorsunuzdur.
Farklı sebeplerle, ama bakınız şu tesadüfe, Ahit Sandığı'nın da Meryem olabileceğine inanılıyormuş.
"Pre-figürasyon" deniyor. Bir şey ortaya çıkmadan önce, onun ortaya çıkacağına dair haber, işaret vesaire aramak hadisesi.
Hıristiyanlar da Eski Ahit'te Meryem'e ve İsa'ya dair işaretler arıyorlar. İşte işaret:
Eski Ahit'te bahsi geçen Ahit Sandığı görünüşte sıradan bir sandıktır ama içinde ilahi bir şey barındırmaktadır. Meryem de sonuçta sıradan bir insandır ama içinde "Tanrı'nın oğlu"nu taşımamış mıdır?
Fresklere ve mozaiklere bakarken boynum tutuldu. Ama en çok aklım tutuldu.
Papa galiba Kariye'yi ziyaret etmeyecek.
O kaybeder!

3'üncü ipucu: Sandıktaydı.
Kariye'deki "resimli roman"ın son sahnesi: Diriliş.. Yanlış hatırlamıyorsam, Ahit Sandığı'nın taşındığı sahne bunun hemen sağındaydı.

"Kayıp kutsal kadın" burada

Birkaç yıl önce Çatalhöyük'te 8 bin 500 yıllık bir Ana Tanrıça figürini bulundu. M.Ö. 7 binlerde "kutsal kadın"ın yurdu Anadolu'ydu. Binlerce yıl sonra -Yunan mitolojisindeki Artemis'le karıştırmayın- Efesli Artemis'e taptı insanlar. Ki bu Artemis'in, Anadolu tanrıçası Kibele'nin bir kültü olduğu kabul ediliyor. Yani binlerce yıldır bu topraklarda Ana Tanrıça kültü var.
Ne tuhaftır ki, eskiden Artemis Tapınağı'na gidip hacı olunurken, şimdi yine o civardaki Meryem Ana Evi'ne gidiliyor. Papa da gidecek galiba.
"Kayıp kutsal kadın"; Maria Magdalena, Meryem, Artemis ya da her kimse...
Buralarda bir yerde.

Bittiiiiii

Dördüncü şifre zaten elinizde. Dört basamaklı kodu girin, kapıyı açın, "kayıp kutsal kadın"a ulaşın...

Şifre: 3, 1, 4 ,8
1. TOPKAPI
2. HAGIA SOPHIA
3. İSA
4.Size oyunun başında verilen "V".
Telefondan her şifredeki harflerin karşılığını bulup toplayarak tek basamaklı hale getireceksiniz. İkinci ipucundaki anagram da: "İlk harflere baksana"ydı.


PAZAR
"Senaryo dine hakaret içeriyor mu diye şeyhlere gösterdim"
"Türk şarkıcıların dünyaya açılması için bir köprü olacağız"
"Onu iyileştirmeye çalıştım ama o ağzıma silah dayadı"
"Pardon sizi insan sandım, robotmuşsunuz"
Dedektif Nik'in az şiddet, bol centilmenlik içeren maceraları
Ünlü koleksiyoncuların evinden sergiye...
Pierre Loti'nin "şark hayaletleri"ni beş ayda 40 bin kişi ziyaret etti
Denize açılan kapı
Çeyrek asırlık çınar
Deus vult! (Tanrı istiyor)
"Kızım için hayatta kalmam lazım"
Jüpiter'in Yay burcuna geçmesi neler getiriyor?
360 derecelik hayal kırıklığı
Papa kucaklaşmaya geliyor ama iki kilisenin birleşmesi mümkün mü?
Fonksiyonel gıdaların önemi
Bu kapı nasıl açılır?
Bir günde tarihe yolculuk
Şampanyanın kalbinde...





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet