|
 |
|
|
CHP-MHP yakınlaşması
Görüş / Engin Önen
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasındaki sıcak mesaj trafiğini yadırgayanlar da oldu, normal bulanlar da. Yadırgayanlar, bu yakınlaşmanın daha çok CHP'nin sağa kaymasına bağlayanlardı. Normal bulanların bir kısmı, AKP'ye karşı milliyetçi ittifakı öne çıkarıyorlardı. Bir kısmı ise, onaylamakla birlikte, "olacağı buydu" düşüncesinde olanlardı.
* * *
Bu iki partinin İzmir il başkanları da yakınlaşmayı normal karşılayan ve onaylayanlar cephesinde yer aldılar. 24 Kasım tarihli Milliyet Ege'deki mesajlarından bu anlaşılıyordu. CHP İl Başkanı Selçuk Ayhan, MHP'nin maganda siyasetinden sıyrılarak, ulusalcı kimliğe büründüğü görüşündeydi. Ayhan, Baykal'dan önce müjdeyi vermiş:
- "Seçim sonuçları ortaklığı zorunlu kılarsa bunu değerlendiririz."
Ayhan'ın gazeteye yansıyan beyanındaki çelişkiyi fark etmiş olmalısınız. Magandalık ile ulusalcılık karşılaştırılacak iki zıt eğilim değildir. Magandalık, görgüsüzlük, terbiyesizlik ve kabalık anlamına gelir. Yani bir davranış ve tarz ile ilgilidir Magandalıktan vazgeçenler, nazik ve zarif olabilirler belki.
Ulusalcı olup olmamak ise, ideolojik bir pozisyondur. Kimse alınmasın, daha iyi anlaşılması için örnek verecek olursak, pekala, hem ulusalcı hem de maganda olmak mümkündür.
* * *
MHP'nin ulusalcı bir çizgiye gelmesi yeni bir durum mudur? Kendi tercih ettikleri terim milliyetçilik olduğu halde CHP'liler MHP ve Bahçeli'yi ulusalcı diye nitelemeleri, yakınlaşma arzusunun bir sonucu olsa gerek.
Tabii bu diyalogda yabana atılmaması gereken mesajlardan birisi de MHP İl Başkanı Musavvat Dervişoğlu'na ait:
- "Baykal'ın, Bahçeli'nin söylediği noktaya gelmiş olması sevindirici."
Yani her iki taraf da, temel konularda yakın bir pozisyona geldiklerini kabul ediyor. Tek sorun, kimin kime yakınlaştığı. Bu yakınlaşmada, Türkiye'nin içinde bulunduğu ağır uluslararası sorunların rolü olduğu şüphe götürmez. Etnik temelli terör, AB ile ilişkilerde yaşanan sorunlar, Kıbrıs meselesi ve Irak'ın işgali karşısında ülkemizdeki milliyetçi duyarlılığın artışı, CHP'yi sosyal demokrat gündemden belli ölçüde uzaklaştırmaktadır.
Söz konusu milliyetçi duyarlılık artışını, siyasi söylemin yegane malzemesi yapınca, CHP, MHP'ye aşırı yakınlaşmakla kalmıyor, sosyal sorunlar alanını gönüllü olarak terk ediyor. Oysa, siyaseti milliyetçi popülizme endeksleyen yeterince partimiz var.
Eksik olan eşitlik, özgürlük ve dayanışma ihtiyacını da siyasallaştıracak cesaret ve zarafete sahip siyasettir.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|