Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Kasım 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Özel öğretim kurumları SOS veriyor


2006-2007 öğretim yılı, özel öğretim kurumları için kritik bir yıl oldu. Ekonomik krizlerin yaşandığı yıllarda bile, böylesine zor günler geçirmemişlerdi. Anaokulundan üniversiteye, pek çok öğretim kurumu, kapasitesinin çok altında öğrenciyle öğretim yılını tamamlamaya çalışıyor.
Maaşlar ödenemiyor, kadrolar daraltılıyor, harcamalar kısıtlanıyor. Bu da başta eğitim ve öğretim olmak üzere her şeye yansıyor.
Milli Eğitim Bakanı Çelik'in özel okullara yardım için çırpınması belki de bu yüzden. Ama ne o, ne de özel okul kurucuları dertlerini bir türlü anlatabilmişler.
Özel okulculuktan para kazanan yok mu? Elbette var. Hem de fazlasıyla. Ama asıl parayı dershaneciler kazanıyor. Ama onlar da birbirlerini yemekle meşguller. Yakında onlar da özel okullar gibi, kepengi indirme noktasına gelirlerse hiç şaşırmayın.
Eğitime para yatırmanın hiç akıllıca bir yanı yok. Sunduğunuz hizmetin kalitesini düşürdüğünüz anda, yerle bir olursunuz. Vergi kaçıramazsınız, kadrosuz eleman çalıştıramazsınız.
Diğer sektörler öyle mi? Bir koyup üç kazanabilirsiniz. Ama eğitimde tam tersi...
Eğitim bir gönül işi. Eğitim yatırımcılarının neredeyse tamamına yakını da eğitime gönül verdiği için bu işi yapıyorlar. Aynı yatırımı başka sektörlere yapmış olsalardı, şimdi yaşadıkları sıkıntıların birçoğunu hiç yaşamazlar, huzurları da kaçmazdı.
Eğitimi farklı amaçlar için kullananları elbette bu kategori içerisine sokmuyorum. Zaten onların ne öğrenci, ne finans, ne de farklı bir kaygıları var. Değirmenin suyu bir yerlerden geliyor, onlar da o amaca hizmet edecek nesiller yetiştiriyorlar. Zaten konumuz da onlar değil!.
Türk eğitim sisteminin rahatlaması için özel öğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenci oranının hem ilk ve ortaöğretimde, hem de yükseköğretimde en az yüzde 10'a yükselmesi gerekiyor.
Çünkü özel okula gidecek olan her öğrenci devletin üzerindeki yükü azaltacaktır. Ama bugünkü sisteme baktığımızda trilyonerler bile çocuklarını özel okullarda okutmuyorlar. Çünkü bedava sirke baldan tatlı geliyor.
Cumhurbaşkanı Sezer gibi devlet bürokrasisinde ya da yaşamın her alanında özel okullara karşı olanlar çok. Çünkü fırsat eşitliğini bozduğunu düşünüyorlar. Bugünkü yapıya baktığınızda da haksız sayılmazlar. Hele hele üniversiteye girişte.
Parası olan dershaneye gidiyor. Dershaneye gidenlerin üniversiteyi kazanma oranı da daha yüksek. Öte yandan parası olmayan 290 puanla açıkta kalırken, parası olan 190 puanla vakıf üniversitelerinde istediği yere girebiliyor.
Kırgınlıkların, kızgınlıkların bir bölümü işte bu yüzden. Diğer en önemli kaçış nedeni ise verilen paranın karşılığının alınamaması. Yani veliler, her şeylerinden kısıp çocuklarını yabancı dil öğrensin, OKS'yi, ÖSS'yi kazansın diye her türlü fedakârlığa katlanıyor ama sonuç hayal kırıklığı oluyor.
İşte bu yüzden Türk özel okulculuğunun yeniden masaya yatırılması gerekiyor. Ama bunu ne bakanlık, ne de özel okul dernekleri, vakıfları ya da birlikleri yapabiliyor. Çünkü hiçbiri samimi değil. Çünkü sektörün geleceği hiçbirinin umurunda değil. Koltuklarından başka düşündükleri bir şey yok.
Örneğin TÜSİAD, üniversiteler, TEV gibi konunun hem çok içinde, hem de çok dışında olan kurumların objektif değerlendirmeleri çok önemli. Bu konuda taraf olmayanların hazırlayacağı raporlar, öngörüler ve geleceğe yönelik perspektifleri özel okulculuğa yeni bir soluk getirebilir.
Dışarıdan ya da içeriden ortak arayışları, yasalara karşı hile-i şeriyeler ve batan batar, kalan okullar yeter anlayışı, bu sektörde çok derin yaralar açabilir.
Özetin özeti: Taşa, toprağa, sigaraya, kozmetiğe, ithalatın her türüne yüz milyarlarca Dolar akıtan Türkiye, özel öğretime de para akıtmak zorundadır. Ama önce özel okulcuların kafalarını değiştirmeleri gerekiyor.

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Papa'nın gezisi
PAPA 16. Benedictus bugün ülkemize geliyor. R...
Melih AŞIK
Üç maymunlar!
Gazeteleri İsmet Acar'a ait "Acarkent" ve "Ac...
Fikret BİLA
Bardakoğlu: Bize yaraşır şekilde davranmalıyız
Papa 16. Benedictus'un bugün Türkiye'ye yapac...
Hasan CEMAL
Tehlikeli oyun!
Şu günlerin netameli konuları arasında irtica...
Güneri CIVAOĞLU
Papa sendromu
Türkiye'de yaşayan bizlerin ruh sağlığımızı k...
Can Dündar
Papa
Papa 16. Benedictus'un bugün başlayacak olan ...
Abbas GÜÇLÜ
Özel öğretim kurumları SOS veriyor
2006-2007 öğretim yılı, özel öğretim kurumlar...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizlik verileri ne diyor?
Geçenlerde iki yakın dostum köşelerinde işsiz...
Fatoş KARAHASAN
Papa ziyaretinde dünya Türkiye'yi izleyecek, farkında mıyız?
Aylardır Papa'nın Türkiye ziyaretini tartışıy...
Sami KOHEN
Papa'dan beklenen...
YIL 1967... Papa 6. Paul'ün temmuz sıcağında ...
Metin MÜNİR
En zengin 400
Fabrikatör artık pek kullanılan bir kelime de...
Derya SAZAK
Ne darbesi?
Newsweek dergisinde yayımlanan bir makalede T...
Meral TAMER
Valisine Mercedes alabilen devlet, SSK'lının kanser ilacını da öder
TEMA Vakfı'nın "El Koyun" kampanyası için bir...
Güngör URAS
IMF'ye göre suç var da "suçlu belli değil!"
Geçen hafta İstanbul'da Dünya Ekonomik Forumu...
M. Ali BİRAND
Askıya alınacak başlık kavgası var
11-12 Aralık'ta, AB ülkelerinin dışişleri bak...

© 2006 Milliyet