Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Aralık 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Manik evre elektrik üretir mi?

Cumhurbaşkanı manik depresif olsun, Türkiye "enerji tüketmeden elektrik üretsin"... Aday adayı da hazır. Yüksek mühendis Celil Akyol

tubakyol@yahoo.com

Ben manik depresifim" dedi. Hah, gördü benim "manik depresif köşe"yi, kızacak şimdi. "Sizin 'Kim akıllı kim deli, nasıl ayırt etmeli' yazınızı okudum" dedi. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin eski başhekimlerinden Dr. Faruk Bayülkem'le röportajımı da okumuş.
Aradığı kaçıncı gazeteciyim, bana gelene kadar kaç köşe yazarına ulaşmaya çalıştı, konuşabildikleri oldu mu... Bilmiyorum. Ben telefonda 45 dakika falan dinledim.
"Üç yıl içinde işle ilgili yedi kere aldatıldım" diye başladı.
Buhar kazanları, buhar kazanı patentleri, 80 öncesi dönemde üniversite öğrencisi olmak, ona "deli" diyen mahalleliler, "aslında delilik diye bir şey yok" diyen antipsikiyatri ekolü...
Ve tekrar patentler, ve tekrar "Üç yıl içinde işle ilgili yedi kere aldatıldım" ve bir patentinin nasıl "çalındığının" hikayesi, "devletin valisinin de açıkladığı gibi" memleketin yüzde 60'ının hırsız olması...
Sonunda söyledi: "Ben cumhurbaşkanı aday adayıyım."

Korkmuyorum...
Telefonda dinlemekle kalmadım, yüz yüze görüşmeyi de kabul ettim üstelik.
"Korkmuyor musun?" dedi herkes bana.
Korkmuyorum.
Manik depresif diye mi korkmalıyım?
Manik depresif olmasa, görüşmezdim ki zaten.
Manik depresif diye görüşmek istiyorum.
Böylece cumhurbaşkanı aday adayı "manik depresif yüksek mühendis" Celil Akyol'la görüşmeye gittim.
Soyadı da Akyol'muş, ne tesadüf. Karısı Muazzez hanımla birlikte geldi Celil bey. "Einstein E= mc2 demiş. Muazzez'in kütlesi çarpı Celil'in hızının karesi" dedi.
Başarılı bir öğrenciymiş. Sınavlara çalışırken ayağı şişmiş. Bu fiziksel rahatsızlık yüzünden hastaneye gitmiş. Ve "manik depresif" teşhisi konmuş.
Sonraki 8 sene, şahane bir 8 sene.
Okul bitiyor, iş kuruluyor, Muazzez hanımla tanışılıyor, flört ediliyor... Muazzez hanım "Hasta olduğunu söylemedi. Ben de anlamadım. Kimse de anlamadı. Çalışkan, dürüst, çok sosyal bir insandı" diyor.
Fakat patenti "çalındığında" Celil beyde film kopuyor.

"Bu kesik ayağı takarım"
"12 şubat 1982'de Bakırköy Akıl Hastanesi Acil'deyiz" diye anlatıyor Celil bey. "Bir tane adamın ayağı kopmuş. Trafik kazasında ayağını kaybetmiş. Doktorlara diyeceğim ki 'Ben o adamın ayağını takarım.' O ayağı takacağım, deli olmadığımı kanıtlamış olacağım."
Gerçekten o ayağı takabileceğine inanıyor mu o anda?
"Mani durumunda olabiliyor bu" diyor.
"O ayağı takarım sanıyorum o anda. Evde de 'tanrı' olduğumu söylemişim. 25 kere kendimi rüyamda 'tanrı' olarak gördüm."
Muazzez hanım Celil beyin hastalığını hastaneye yattığında öğreniyor. Ziyarete gittiği ilk gün de evlenme teklifi alıyor.
"Çok seviyordum" diyor, "Doktorlara sordum" diyor. "Bana zarar verir mi, çocuğumuza da bu hastalık geçer mi..."
Şimdi bir kızları var. 11 yaşında.

"Elektroşok insanlık ayıbı..."
Bir süre sonra, çalıştığı yerde yılbaşında zam döneminde çok düşük bir zam alınca film yeniden kopuyor.
Tam burada "Ah Celil bey" dedim ben.
Ki buradan yılbaşı zammımı belirleyecek olanlara bu derin ve hisli "ah"ı göndermek isterim. Düşük zam bir sebepse, ben de yakında "manik depresif" olabilirim.
Celil beye elektroşok tedavisi de uygulanmış.
"Yalvardım doktorlara yapmayın diye. İnsanlık ayıbı. Şerefsizlik. 'Yapmayın' dedim. Geçmişi unutturuyormuş. Hiçbir şeyi de unutmadım" diye anlatıyor.
Hemen sonra mı, bir süre sonra mı...
Depresif dönem başlıyor. Artık çalışamaz oluyor. İçine kapanıyor. Yemek yiyor ve uyuyor. Depresyondaki his nedir?
"Depresyonda aşağılık bir insanım" diyor, "En değersiz insan yani."
Şimdi hangi evredesiniz, manik misiniz?
"Normale yakın. Normale yakınım şimdi."

Baykal'a telgraf: "Genel başkanlığı bana bırak"
Ve cumhurbaşkanı aday adayısınız...
"Evet."
Niye?
"Çünkü ben doğruyum. Yanlış olan Süleyman Demirel, Türkeş, Erbakan, Özal, Baykal... Bunlar yanlış olan. Mesut Yılmaz, Erdoğan... Bekir Coşkun yazdı beş-altı ay evvel, 'Sistem üç ayak üzerinde duruyor' diye, 'Rüşvet, hukuksuzluk, hırsızlık...' Ben bir şey daha ilave ediyorum: Yalancılık. Ben bu sistemde yaşamıyorum."
Kendi tabiriyle "aynı zamanda bir eylem adamı." Zamanında Özal'a, Kenan Evren'e, Mesut Yılmaz'a mektuplar yazmış.
En son Deniz Baykal'a da telgraf çekmiş; "Bırak bir müddet genel başkanlığı bana. Ben cumhurbaşkanı olana kadar" demiş özetle.
Cumhurbaşkanı olabileceğine inanıyor mu gerçekten? "İzler bırakacağıma inanıyorum" diyor, "Cumhurbaşkanı olduğumda üç önemli açıklamam olacak . Ekonomiyle ilgili, kadınlarla ilgili. Buhar kazanları çok enerji harcar. Geliştirdiğim buhar kazanı..."
N'olur buhar kazanlarını tekrar dinlemeyeyim! "Hukuk?" diye atlıyorum.
"Maaşımdan veririm" diyor, "Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Bilimdalı Başkanı'na 1 milyar... 13 milyar mı alacağım ben?"
Celil beyin aday olması için 110 milletvekilinin önerisi gerekiyor. "Milyarda bir ihtimalle de olsa, olabilir" diyor Celil bey, "Eğri yoldan doğru yola dönecekler. Pişman olacaklar. Neden olmasın?"

Erke'nin paşaları varsa...
Doğru. Neden olmasın?
Erke diye bir firma çıktı, "Bilimsel düşüncenin gücü" sloganı ile boy boy ilanlar verdi önce. Sonra Vural Savaş'ın ve bilumum paşaların katıldığı bir toplantıda ERKE Dönergeç diye "enerji tüketmeden, elektrik üreten bir teknoloji" bulunduğu iddia edildi.
Hımm, acaba mani döneminde içten gelen, taşan "o doğal kuvvetten" elektrik enerjisi üretilebilir mi?
Gerçi şimdi Erke'nin siyasi bir hareket de olabileceği konuşuluyor.
Sonuç olarak... Paşalar Erke'yi dinledi.
E ben de enerji tasarrufu sağlayan buhar kazanlarının patentine sahip olduğunu söyleyen cumhurbaşkanı aday adayı Celil Akyol'u dinledim işte.


CUMARTESİ
Dersimiz kızları okula göndermek
Paltosuz kış geçmez
"Avrupalılar kitap okur, Türkler ise uyur"
Anne-baba olmak için yeterince büyüdünüz mü?
ne var, ne yok
Çocuğuma ömür boyu bedava film fırsatı
En moda En yeni
FIRSAT KÖŞESİ
ÇOCUKLARIN DÜNYASI
Yöresel yemekler, özel mönüler, yeni lezzetler...





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Menderes Özel
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet