Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Aralık 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Milliyet'ten okurlarına
Coğrafya ve tarih kitapları değişecek!

Doğan Akın


Haberin ve haberciliğin üzerinde uzlaşmaya varılmış ortak bir tanımı bulunmuyor. Ancak "gerçeğe sadakat" bütün yaklaşımların ortak paydasını oluşturur. Gazeteciliğin "fotoğraf çekmek"le de özdeşleştirilmesinin ardında bu ortak payda yatar.
Gazeteci, olayların ve ardındaki gerçeklerin fotoğrafını çekmeye çalışır. Geçen haftanın çok tartışılan bazı konularını, Milliyet'in çektiği fotoğrafların gündeme taşıdığını söyleyebiliriz.
Yazarımız Derya Sazak'ın pazartesi günleri yayımlanan "Sohbet Odası"nda geçen hafta, Bülent Ecevit'in vefatının ardından ne yapacağı merak edilen DSP'nin Genel Başkanı Zeki Sezer vardı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'dan yanıt alamamaktan yakınan Sezer'in "Solda birlik için randevu bekliyoruz" başlığıyla pazartesi günü manşetimize çıkan sözleri, siyaset gündemine oturan bir tartışmanın da başlangıcı oldu.

Sağlı sollu yanıt
Ankara Temsilcimiz Fikret Bila'ya demeç veren Deniz Baykal da, daha sonra çok sayıda alıntı yapılan sözleriyle salı günü manşetimizdeydi. "Seçimden önce ortak program açıklama" formülüyle ittifak öneren Sezer'e olumlu yanıt vermeyen Baykal, partisinin kongresinde sergilediği tutum nedeniyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi övünce büyük bir tartışma başladı.
Bahçeli'nin etnik köken yerine "vatandaşlık bağı" esasına dayandırdığı milliyetçilik anlayışını takdir ettiğini vurgulayan Baykal'ın sözleri, birdenbire seçimin ardından CHP-MHP koalisyonu kurulabileceği yorumlarını tetikledi. "CHP ile ortak paydanın büyüdüğü" yolunda MHP'de sergilenen yaklaşım da çarşamba günü manşetimizdeydi.
CHP liderinin tartışma yaratan "reel politik" anlayışının, koalisyon yorumlarına dayanak olan boyutuyla uzun süre gündemde kalacağı anlaşılıyor.

Onlara borçluyuz
24 Kasım'da Milliyet'in birinci sayfası, önceden yaptığımız hazırlıklar doğrultusunda önemli ölçüde öğretmenlere, onların sorunlarına ve olanakları zorlayan eğitim mücadelelerine ayrıldı.
Öğretmenlerin sorunlarının çözümü, "ekonomik olanaksızlıklar" öne sürülerek çok uzun bir süreden beri erteleniyor. Oysa en stratejik ve toplumsal getirisi en yüksek "yatırım"ın eğitim olduğu unutulmamalıdır.
Milliyet, yayın politikasında özel bir ağırlık taşıyan öğretmenlerin sorunlarını gündemde tutmaya devam edecek.

İstanbul'da kördüğüm
İstanbul'un trafik sorunu, günlük yaşamı çekilmez kılmanın yanı sıra yarattığı kaynak ve zaman israfıyla Türkiye'nin ekonomisini tahrip edecek boyutlara ulaşmış bulunuyor. Sürekli takibimizde olan trafik sorunu ile çözüm arayışları, çarşamba ve perşembe günü sürmanşetimizdeydi.
İstanbul'daki kördüğümün, çok geç olmadan planlama ve altyapı çalışmalarına yönelmeleri için diğer şehirlerimize ilham vermesini diliyoruz!

Felaket kapımızda
"Küresel ısınma felaketi kapımızda" adıyla çarşamba günü başlayan yazı dizimiz; veriler, tahminler ve bulgulardan yola çıkan senaryolarıyla televizyon kanallarının da yararlandığı önemli bir çalışma oldu.
Arkadaşımız Önay Yılmaz'ın hazırladığı dosya, bilim kurgu filmlerini andıran bazı sahnelerin, artık yaşamımızın kısacık menziline girecek kadar kapımıza dayandığını gösteriyor. Küresel ısınmanın ülkemizi bu yüzyılda çöle çevirmesi ve denizlerimizin 1 metreye kadar yükselmesinin de ihtimal dahilinde olduğunu içeren tehlikeler, otoritelerin değerlendirmeleriyle 4 gün boyunca sayfalarımızda işlendi.
Evet; havamız kirleniyor, akarsularımız zehirleniyor, göllerimiz kuruyor, topraklarımız çölleşiyor, denizlerimiz ısınıyor, yaylalarımızda siteler yükseliyor.
Milliyet nehirlerimizin, göllerimizin, verimli ovalarımızın, yaylalarımızın coğrafya kitaplarında kalabilmesi için toplumu, devleti, yerel yönetimleri ve bireyleri uyarma görevini yerine getirmeye çalışıyor.
Derhal önlem alınmazsa, eşsiz varlıklarımızın izini sadece tarih kitaplarında bulabileceğimizi unutmamalıyız!

dakin@milliyet.com.tr




YAŞAM
39.5 milyon kişi AIDS'le yaşıyor
100 yıl içinde dünya nüfusunun 10'da 9'u ölecek
Başka gezegenlerde koloniler kurmalıyız
Coğrafya ve tarih kitapları değişecek!
Komşuya seks tuzağı
Piramitler sentetik taştan yapılmış
Boksör kızdan erkeklere dayak
Şanlıurfa'da bir berdel dramı daha
Çocuk pornosuyla hutbeli mücadele
Dağcı kız yaşam savaşı veriyor







© 2006 Milliyet