|
Valiler için hız sınırı da mı yok?
Galatasaray Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olan 27 yaşındaki okurum Erkin Diyarbakırlıoğlu soruyor:
1) Kişi başına GSMH'sı 20 bin dolardan fazla ülkelerdeki makam aracı sayısı ve masraflarıyla, Türkiye'deki araçların bir kıyaslaması yapılabilir mi?
2) Türkiye'de her önüne gelenin altına lüks bir makam aracı çekiyor olmasının biz vergi verenlere faturası nedir?
3) Makam aracı konusunda gereken tasarruflar yapılsa, ortaya çıkacak kaynakla neler yapılabilir?
İhsan Kuran'dan gelen e - posta, genç akademisyen okurumun sorularına neden yanıt bulamayacağımızı (maalesef) ortaya koyuyor:
"Ben şunu iddia ediyorum. Başbakanlık, bugün kamunun elinde ne kadar araç olduğunu bilmiyordur. Çünkü kaymakamlarımız ve valilerimiz, aldıkları araçları devletin envanterine geçirmek yerine, yöneticisi oldukları dernek ve vakıfların üzerine geçiriyorlar. Bu dernek ve vakıflara, devletin bütçesinden para aktarılıyor, fakat bu yolla alınan araçlar vs. demirbaşlar, devletin kayıtlarında gözükmüyor."
Dün de yazdım. Kişi başına GSMH'sı 30 bin dolar olan İngiltere'nin bakenti Londra'nın Büyükşehir Belediye Başkanı'nın makam aracı yok; işine trenle gidip geliyor ve yetmiyormuş gibi yılda 2 - 3 bin sterlin taksi harcaması medyaya konu oluyor. Devleti şeffaflaştırma, kamu kaynaklarını yerinde kullanma iddiasındaki AKP hükümeti döneminde ise valilerimiz, İl Genel Meclisi kararıyla İl Özel İdaresi bütçesinden kendilerine en pahalısından Mercedes alıyorlar.
Okul helasında eğitim!
Milliyet okuru Naci Maraş, Ordu'nun Akkuş ilçesindeki Yazıkıyısı İlköğretim Okulu'nda eğitimin; içinde pisuarlar bulunan, tuvaletten bozma sınıflarda yapıldığına ilişkin 28 kasım günkü gazetemizde yer alan haberle, valilerimizin son model Mercedesleri arasında güzel bağ kurmuş:
"Devlet bürokratları, en lüksü yaşama konusunda kimseye sıra vermiyorlar. Valiler en lüks Mercedeslere binerken, çocuklara tuvaletlerde eğitim veriliyor. O lüks Mercedeslerin parasını faize yatırsalar, 350 milyarın yıllık getirisi 65 milyar yapıyor. Her sene 2 köyün okulu yapılır. İşte size kaynak! Devletimiz kaynakları hâlâ verimli kullanamıyor."
Vali, hız sınırını aşar
Fuat Aydın adlı okurum ise Erzurum Valisi Celalettin Güvenç'in, 300 milyarlık son model S350 Mercedes'i tercih etme gerekçesinin gerçekleri yansıtmadığına işaret ediyor:
"Vali Bey, misafirlerini havaalanına zamanında yetiştiremediği için bu aracı aldığını beyan etmektedir. Vali Bey hız limitinin şehir içi saatte 30 km, meskun mahalde 50 km, otobanı olmayan Erzurum'un diğer yollarında ise 90 km/saat olduğunu bilmiyor olamaz. Demek ki Mercedes S350'nin satın alınma nedeni, Vali Bey'in misafirlerini havaalanına zamanında yetiştirememesi değildir. Zira halen Türkiye'de trafikte olan 1965 model Murat-124'ler bile 90km/saat sürat yapabilmektedirler!"
En lüks Mercedes tutkunu valilerimiz, sadece statü ve gösteriş meraklarıyla topluma kötü örnek olmak ve kıt kaynaklarımızı israf etmekle kalmıyorlar; trafik kurallarını çiğnediklerini ve çevreyi daha fazla kirlettiklerini de ilan etmiş oluyorlar.
Devlet, kötü örnek olamaz.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|