Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Aralık 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ormanlarımız artmış!

Ormancılar Bekir Coşkun'a kızgın... Ormanların arttığını kanıtlayacaklar da, ölçmek için bile ormana giremiyorlar!


suha.umar@isbank.net.tr

Biri kesmiş! Biri yemiş! Kalanlar "Hani bana? Hani bana?" demiş! Biri de kaymakama şikayet etmiş!
Bekir Coşkun hesabı yapmış ve "Yıllarca ormanlar bitiyor dedim, işte yalancı çıktım!" diye hayıflanıyor.
2B ile orman olmaktan çıkarılan 500 bin hektar! Yanan bunun 10 katı! Acarkent'i de eklersen, toplam bayağı büyük bir miktar!
Ormanlar artmış mı bilinmiyor! Çünkü ormancıları ormana sokmuyorlar!
Bütün barajlar, orman ve ağaç olmadığı için neredeyse yapılır yapılmaz toprakla doluyor. Karadeniz dağları, yol yapmak için kesilen ormanlar nedeniyle heyelan olup denize, çoğu zaman da insanlarımızın üzerine akıyor. Bir yasa ile, kızılağaçlar ve kestaneler orman ağacı olmaktan çıkarılıyor! Ve anında yok oluyor. Bekir hesaba ekliyor!
Isparta-Antalya arasındaki gereksiz yol yıllardır, ormanlar kesildiği için sürekli kayan toprak nedeniyle açılamıyor. Evliya Çelebi'nin, "İzmir'den yola çıkan sincap, Hakkari'ye kadar hiç ağaçtan inmeden gider" dediği, Timur'un Ankara Savaşı öncesinde fillerini ormana sakladığı Anadolu'da, bırak fil saklayacak, gölgesine sığınılacak tek ağaç kalmamış.
Ama Finlilere göre ormanlarımız artmış!
Uydudan öyle görünüyor
Anayasa "...Orman sınırlarında daraltma yapılamaz" diyor ve ekliyor: "...yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir."
Ve biz yasa üstüne yasa çıkarıyoruz. "Orman vasfını yitiren ormanların orman olmaktan çıkarılıp..."
Burada da benim hesabım şaşıyor!
Orman sınırları daraltılamazsa, bir orman nasıl orman vasfını yitirip yazlık site, üniversite, organize sanayi bölgesi, lüks villa, konut, hatta katı atık-çöp depolama alanı oluyor?
Yoksa binalar ağaç şeklinde mi? Salonlar gövde, odalar dal, kapı kolları yaprak, ampuller kozalak! Demek Finlandiya uydusundan öyle gözüküyor!
Saksağanlar ağaç bulamadıkları için yuvalarını elektrik direklerine, yarım metre yükseklikteki çalılara yapıyorlar. Ama ormanlarımız artmış!
Şahinler ağaçsızlıktan, tarlalardaki tümseklere, bahçe tellerinin direklerine tünüyorlar. Ormanlarımız çoğaldığından!
Ormanlarımız yok olduğu için rüzgar, su erozyonu nedeniyle her yıl bir, belki iki Kıbrıs büyüklüğünde toprak yitiriyoruz. Ormanlarımız genişlemiş!
Etrafında ağaç kalmayan akarsularımız toprak taşıyıp boz bulanık aktıkları için balıklarımız ölüyor. Ormanlarımız artmış!
Bekir haklı olarak ısrar ediyor. "Ormanlar azaldı."
Ormancılar Bekir'e kızgın! Ormanların arttığını kanıtlayacaklar da, ölçmek için bile ormana giremiyorlar!

AB'ye neden giremiyoruz?

Sayın turizm bakanına göre "Elin adamı çayın taşını, kuşunu satıp AB ye girmiş!"
Elin adamının çayı var, taşı var, kuşu var.
Satıp AB'ye girmiş!
Ya bizim neyimiz var?
Çay dediğin akarsu. Adı üstünde, akacak ki çay olsun. Bizde akarsu kalmadı neredeyse. Hepsinin önünü kesip baraj, gölet yaptık. Akarsularımız baraja, gölete kadar geliyor, orada bir yayılıyor bir yayılıyor sormayın. Eh bu kadar yayılınca da bir rehavet mi çöküyor nedir, oradan sonra artık akmıyor!
Gitti mi elin oğlunda olan üçün biri!
Geriye kaldı taşla kuş!
Akarsudaki taşa, çakıl taşı derler. Şimdi burada da çayla taşı bir araya getirmek gerek. Gerek de kumcu-çakılcı çayı zaten çoktan talan etmiş. Kumunu, çakılını alıp götürmüş. Tam da taşı, kuşu satıp AB'ye girecekken biz! Haydi bakalım taş da gitti mi sana?
Böylece üçün ikisi gitti, bize kaldı biri. Yani üçün biri!
İşte o kuş oluyor!
Kuş bu. Hep öyle durmaz! Hop kalkar, hop iner!
Bizim işimiz ise kuşumuza kaldı!
Kuşumuzu tuttuk, tuttuk!
Tutamadık!
Girmeyi unut. AB'ye yani!
Kuş bu!
Hop kalkar, hop iner!


CUMARTESİ
Nil müziğin markalarla birleşmesini anlatacak
Modaya ayak uyduran klasik
Pizza pişince masanız titriyor
Babaların sırrı memelerinin olmamasında!
ne var, ne yok
"Resmi AIDS rakamları buzdağının görünen yüzü"
En moda En yeni
FIRSAT KÖŞESİ





Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet