Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Aralık 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'On yıl içinde bölgesel güç olmayı hedefliyoruz'

Eylem Türk

1990'lı yılların başında hızlı bir büyüme dönemine giren Ülker'de yeniden yapılanma stratejisine uygun olarak merkezi yönetim biçiminden, yetki paylaşımının önem kazandığı bir yönetim şekline geçildi. Son dönemde yönetici transferi konusunda atağa geçen Ülker'deki bu değişimin temelinde bölgesel güç olma ile rekabet gücünü artırma hedefi yatıyor. Ülker Grup Başkanı Ali Ülker, "On yıl içinde bölgesel güç olmayı hedefliyoruz. Bu hedef aynı zamanda daha rekabetçi olacağımız anlamına geliyor" diyor.
Satışlarının her yıl yüzde 10'u aşan büyüme oranlarına ulaştığını kaydeden Ülker, "İnnovasyon, şirket büyümesi anlamında şüphesiz önemli bir yer tutuyor" diyor. İnnovatif kavramının, yüzyılın 'yenilikçi' bir tavrı olarak göründüğünü belirten Ülker, geriye dönüp bakıldığında dedesi Sabri Ülker'in iş felsefesinin temelinde de 'yenilikçi' tavır ve yaklaşımlarının bulunduğunu söylüyor. Ülker, "Biz bütün kuşakların bir arada çalışma fırsatı bulduğu, tecrübeyle dinamizmin yan yana durduğu şanslı şirketlerden biriyiz" diyor.

Ülker'in önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri neler?
Ülker Şirketler Topluluğu olarak önümüzdeki on yıl içinde bölgesel güç olmayı hedefliyoruz. Bu hedef aynı zamanda daha rekabetçi olacağımız anlamına geliyor.
Bölgesel güç olma yolundaki Ülker için innovasyon, rekabet avantajı sağlamak adına önemli bir değer. Bu nedenle Ülker'de innovasyon ruhu her birimde, her bölümde destekleniyor.

Son dönemde kurumsal anlamda Ülker'de bir değişim gözleniyor. Bu değişimin amaçlarından bahseder misiniz?
Şirketimizdeki değişim aslında dönemsel değil, devam eden bir süreci ifade ediyor. Bizde, dinamizm anahtar kelimedir ve yönetim konusundaki yaklaşım ve yöntemlerimizi belirler.
1990'lı yılların başında hızlı bir büyüme dönemine giren Ülker'de, yetki paylaşımının önem kazandığı bir yönetim şekline geçildi. Büyüme stratejimize uygun hale getirilen bu dinamik yapı içinde hızlı karar alabilen, esnek yapıda bir şirket kimliğine kavuştuk. Dikkatinizi çeken değişim de bu esnek yapının bir sonucu.

İnnovasyon çalışmaları, şirketiniz için ne gibi yararlar sağladı? Bunun somut sonuçları neler?
İnnovasyonu teşvik eden yaklaşımımız sayesinde, dünyadaki trendleri çok yakından takip ediyoruz. Türkiye'de bisküvi, çikolata ve kakaoda pazar lideriyiz. Kek, şekerleme, yağ, meyve suyu ve süt pazarlarında ikinciyiz. Çoğaltabileceğimiz bu örneklerin hepsi innovasyon çalışmalarının yarattığı sonuçlar. Satışlarımızın her yıl yüzde 10'u aşan büyüme oranlarına ulaşması yeni ürünlerden kaynaklanıyor.
Bu noktadan hareketle, innovasyon, şirket büyümesi anlamında şüphesiz önemli bir yer tutuyor.

'Şanslı bir şirketiz'
Şirketlerdeki ikinci, üçüncü kuşak yönetimin innovatif çalışmalara bakış açısı nasıl?
İnnovatif kavramı, yaşadığımız yüzyılın 'yenilikçi' bir tavrı olarak görünüyor.
Ancak, Ülker'de geriye dönüp baktığımızda kurucumuz Sabri Ülker'in iş felsefesinin temelinde 'yenilikçi' tavır ve yaklaşımların bulunduğunu görüyoruz. O zamanlar adı innovatif olmasa da, Ülker, tam da bu kavramın felsefesi ışığında kurulmuş bir şirket.
Biz bütün kuşakların bir arada çalışma fırsatı bulduğu, tecrübeyle dinamizmin yan yana durduğu şanslı şirketlerden biriyiz.
Her yeni fikir, her yeni girişim, Ülker'e rekabet avantajı sağlayabilme ve Ülker tüketicisi için en iyi değeri yaratabilme olasılığı çerçevesinde değerlendirilir.

Ülker, farklı alanlarda yatırım yapmayı planlıyor mu?
Yeni yatırım ve strateji konularını, 2006 yılında yeniden yapılandırılan Strateji ve Planlama Bölümü çerçevesinde çalışıyoruz.
Genel çerçevede Ülker'in mevcut iş alanlarındaki sürdürülebilir büyüme imkânlarını ve yeni iş fikirlerinin grup hedeflerine hizmet edip etmeyeceğini araştırıyoruz.
Bununla birlikte, Ülker'in her zaman olduğu gibi ana işi olan gıda sektörü ve çevresinde dönen yatırımları devam edecek.
Ayrıca, her işletmede olduğu gibi, hızlı büyümenin getirdiği karmaşık yapıları basitleştirmek, daha hızlı ve sonuç odaklı bir çalışma şeklini oluşturmak da hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Yurtdışındaki yatırım planlarınız hakkına bilgi verir misiniz?
Suudi Arabistan, Kazakistan, Özbekistan, İran, Ukrayna ve Cezayir gibi ülkelerde bisküvi ve çikolata yatırımlarına ilaveten bu yıl Romanya'nın başkenti Bükreş'te bir fabrika açtık.
Ve 23 milyon dolarlık yatırım yaptık. Romanya en geç 2007 yılı sonunda AB üyesi olacak. Böylece AB içindeki ilk fabrikamız olacak. Kuzey Afrika, Balkanlar ve Türk cumhuriyetleri de hedef pazarlarımız içinde yer alıyor.
Mısır'ın başkenti Kahire'de 2007'nin ilk yarısında üretime geçecek bir tesisimiz, Pakistan'da da kek yatırımımız bulunuyor.

Akıl küpü hareketliliği
1990 yılından bu yana Ülker Grubu fabrikalarında 'Akıl Küpü' uygulaması olduğunu söyleyen Ali Ülker, bunu şöyle özetliyor: "Fabrikalarımızda şeffaf küpler var. Çalışanlarımız organizasyonların iyileştirilmesine yönelik her türlü öneriyi yazarak bu küplere atabiliyor. Bu öneriler daha sonra toplanarak önce birim şeflerinin oluşturduğu 'değerlendirme kurulu'nda tartışılıyor. Kurulun, uygulanabilir bulduğu öneriler genel müdürlerin de bulunduğu üst kurula gidiyor. Öneri üst kurulda da kabul gördüğü takdirde çalışan, önerisinin şirkete sağlayacağı katkıya göre ödüllendiriliyor."
İnnovasyon çalışmalarına temel katkıyı Ar-Ge biriminin sağladığını belirten Ülker, şöyle devam ediyor: "Aslında bu alan tüm kadrolara açık. Yöneticilerden fabrikada çalışanlara kadar herkes farklı şekilde sistemin içine dahil. Örneğin yeni ürün geliştirme konusunda çalışanlarımızın fikirlerinden yararlanıyoruz. Bütün tesislerimizde yeni ürün teklif formları bulunmaktadır. Herkes bu formlardan doldurup yeni ürün geliştirme ile ilgili fikirlerini yönetime bildirebiliyor. Bu sistemle yaratıcılıkta sınırları kaldırdığımızı düşünüyoruz.





EKONOMİ
Ro-Ro'da büyük rekabet
Papa'nın THY'ye duygusal vedası
'On yıl içinde bölgesel güç olmayı hedefliyoruz'
Dubaililer yılan gibi kıvrılan gökdelenler inşa edecek
Millete çifte vergi, vekiline çifte maaş
'Avukat zorunluluğu kalkıyor, ara malına tedbir geliyor'
62'nci Ramstore açıldı
Bilişimde 3'üncü ligdeyiz
Müteahhitlerle 1 milyar dolarlık borç görüşmesi
Geçici işçiye 6 ayda kadro
Aygün: Kriz beklentisindeyiz
Türkiye'de 68 bin 248 yabancının mülkü var
'Gelirin yüzde 10'u tasarrufa ayrılmalı'
'Bireysel emeklilik hâlâ tam tanınmıyor'
The Banker'den Çalık'ın bankasına 'en iyi' ödülü
Cargill'de, kapatmanın yürütmesine durdurma
'Sektör yabancıların ilgisini çekiyor'
'Aksaklığın faturasını eczacılar ödüyor '






Meral TAMER
İzmir'in efesi, mükemmel sosyal girişimci olur
Önceki gün sabahın 6'sında kalkıp İzmir'e git...
Güngör URAS
AÇEV'ciler 7 yaş çok geç diyor
Çocuklarımız ilkokula 7 yaşında gidiyor. Ama ...
Serpil YILMAZ
Ağar: Daha büyük haritayı gösteririz
Denizli'de,"İktidara Yürüyüş" adını verdiği m...


© 2006 Milliyet